ONUR KALESİ MANİFESTOSU
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE!
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en ağır varoluşsal sınavlarından birinden geçmektedir.
Küresel güç odaklarının bölgemizde haritaları yeniden çizme gayretleri, içeride sistemik bir devşirme ve dönüştürme operasyonuyla desteklenmektedir.
Devleti yöneten iktidar bloğu ile milleti temsil etme iddiasındaki ana muhalefet yönetimi, Türk Milleti’nin gözünün içine bakarak kurgusal bir tiyatro oynamaktadır.
ATATÜRK’ün kurduğu Cumhuriyetin temel ilkeleri, milletin bölünmez bütünlüğü ve üniter devlet yapısı;
“normalleşme”, “çerçeve yasa” ve “yeni anayasa” ambalajları altında pazarlık masalarına yatırılmaktadır.
Bizler, bu gidişata dur demekle mükellef olan ONUR KALESİ iradesi olarak, milletimize hakikati çıplaklığıyla açıklayarak GERÇEK ÜÇÜNCÜ YOL’u ilan ediyoruz.
I. TEŞHİS: TİYATRAL SİYASET VE SÜBAP DÜZENİ
Bugün Türkiye’de iktidar ve ana muhalefet yönetimi arasında gerçek bir ilke kavgası yoktur.
Karşımızda duran tablo, rollerin önceden dağıtıldığı kurgusal bir sahneden ibarettir:
1- Danışıklı Dövüş ve Kademeli Alıştırma:
Ana muhalefet yönetimi, milletin üniter yapısını ve eşit yurttaşlık ilkesini zedeleyecek yasal düzenlemelerde “kademeli alıştırma” (salami slicing) taktiği uygulamaktadır.
Parti içerisinden yükselen kontrollü çatlak sesler, tabanın öfkesini soğutmak için kullanılan birer makyajdır.
Gerçekte ise sistemin talep ettiği tüm küresel ve yerel şartlara zımni onay verilmektedir.
2-Sübap Siyaseti:
Tıpkı dış siyasette sert retoriklerle milletin hislerine hitap edip arka planda küresel statükoyla uyum içinde çalışıldığı gibi; iç siyasette de muhalefet liderliği toplumsal öfkeyi emme görevi görmektedir.
Miting meydanlarında atılan nutuklar, rejimin üzerindeki basıncı tahliye eden bir emniyet subabından başka bir şey değildir.
Muhalefet söylemde sertleşmekte, ancak eylemde sistemi rahatlatmaktadır.
3-Rejim Güncellemesine Entegrasyon:
Devlet Bahçeli ve Özgür Özel arasındaki gizli/açık uyum, bir kişisel uzlaşı değil; CHP’yi ATATÜRK’ün kurucu, anti-emperyalist ve tam bağımsızlıkçı çizgisinden kopararak sistem içi, hizaya gelmiş, küresel odaklarla uyumlu bir yapıya dönüştürme projesidir.
II. AKSİYOM VE İLKELERİMİZ
Onur Kalesi, her türlü hizipçi, parçalayıcı ve sistem içi menfaat ilişkilerini reddeder.
Mücadelemizin temel dayanakları şunlardır:
● Üniter Devlet ve Tek Mürekkep İrade:
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tek bir millet, tek bir egemenlik vardır.
Türk Milletini etnik, mezhebi veya bölgesel “halklar” adı altında kompartımanlara ayırma girişimleri meşru değildir ve reddedilecektir.
● Kurucu İradenin Dokunulmazlığı:
Anayasa’nın ilk dört maddesi, Türk devletinin varlık sebebidir.
Mevcut TBMM dâhil hiçbir siyasi heyetin, ATATÜRK’ün kurduğu Cumhuriyetin temel niteliklerini pazarlık konusu yapma veya kurucu iradenin yerine geçerek devleti yeniden tanımlama yetkisi yoktur.
● Anti-Emperyalist Tam Bağımsızlık:
Ne Batı küresel finans merkezlerinin ne de bölgesel revizyonist güçlerin Türkiye üzerinde empoze ettiği ajandalar kabul edilebilir.
Türkiye’nin güvenliği, Kendi Kendine Yeterlilik ve Tam Bağımsızlık ilkesinden geçer.
III. EYLEM VE MÜCADELE HATTI: GERÇEK ÜÇÜNCÜ YOL
Siyasetin bu kapalı ve danışıklı yapısını kırmak adına ilan ettiğimiz aksiyon planı şu şekildedir:
1-Partiler Üstü Vatanseverlik Hattı: Siyasi partilerin tavanlarında kurulan sahte masaları tanımıyoruz.
İktidarı ve muhalefetiyle sistem içi tiyatronun parçası olmayı reddeden tüm vatanseverleri, akademisyenleri, bürokratları, işçileri, gençleri ve sivil toplum unsurlarını Partiler Üstü Vatanseverler Platformu çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz.
2-Meşruiyet Kalkanı ve Sivil Anayasa Konvansiyonu: Devletin yapısını değiştirmeye dönük dayatmalara karşı hukuki ve toplumsal meşruiyet duvarı örülecektir.
Milletin doğrudan denetiminde, Cumhuriyet ilkelerine bağlı Sivil Anayasa Konvansiyonu anlayışıyla, halkın gerçek iradesi meclis kürsülerindeki tiyatroların üstüne çıkarılacaktır.
3-Sübap Siyasetinin Yıkılması: Toplumsal muhalefetin enerjisini meydanlarda sahte nutuklarla tüketen anlayış ifşa edilecek; sokaktaki, fabrikadaki, üniversitedeki hakiki öfke sahte kanallara değil, sistemin bizzat kendisine yöneltilecektir.
İRADELERİN EN YÜCESİ MİLLİ EGEMENLİKTİR!
Türk Milleti, iktidarın beka söylemli pazarlıklarına da ana muhalefetin emniyet sübabı rolüne de mahkûm değildir!
Geldikleri gibi gitmeyecekler; Milletin Azim ve Kararı Karşısında Teslim Olacaklardır.
Onur Kalesi, ATATÜRK’ün “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ilkesinin amansız takipçisidir.
SÖZ KONUSU VATANSA, TEFERRUAT SİYASETTİR!
ONUR KALESİ İRADESİ ADINA

