DEVLET AKLI DIŞARIDAN EMİR ALMAZ. ALIRSA ADI “MANDA” OLUR: MHP SIRALARI İHANETE GRAVAT TAKANLARIN İŞGALİNDE
Bahçeli MHP grup kürsüsünde bebek katili, cani “öcalan’ın, Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü olmasını öneriyorum. “dedi. Meclis’teki dem’li terörist kargaların ağzıyla Bahçeli’ye, “tez zamanda statü istiyorum. Şimdilik verdiğim bu görevi yapın.” haberini uçuruyordu. Yakayı ne ara kaptırdıysak Kandildeki katillerde Türkiye Cumhuriyeti Devletine meydan okuma yarışına dahil oldular.
Devlette Devamlılık Esastır
Bahçelinin önerisiyle geçmişte pkk’ya karşı” Terörle Mücadele Koordinatörlüğü” kurmuştuk. Şimdide Narkoterör örgütü liderini “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” yapılmasını öneriyor! Bu nasıl bir savrulma…
“Devlette devamlık esastır.” sözü Türk devlet geleneğinin özetidir. Devlette devamlılık “İlkelerde devamlılık kişilerde değişim” sözüyle vücut bulur. Kişiler değişir, ilkeler bakidir. Kişiler değişir fakat fikirler değişemez. Atatürk “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” sözünü Kurtuluş savaşının vazgeçilmez, taviz verilemez ilkesi haline getirmiştir.
Devlet gömlek değiştirir ancak, iskelet/ omurga değiştiremez. Dışarıdan ithal projelerle, meşruiyetle Devlet kurulamaz. Milletin rızası alınmadan, kurumsal hafıza desteği sağlanmadan, Hukuki devamlılık sağlanamaz.
İktidar değişir Devlet değişmez. Devlet Vatandaşıyla yaptığı sözleşmeyle meşruiyet kazanır. 5 yılda bir her işine gelen Anayasa değişikliklerini piyasaya sürerek “yeni bir Devlet” kuruyorum aldatmacasıyla, ülkeyi Türk-Kürt-Arap karmaşışına iterek, Türk milleti kavramının içini boşaltmasın. “İç Savaş” yolu açılmış olur. İstenen, hedeflenen aman ha bu olmasın…
İhanete Gravat Takanlar Mecliste
Henüz adı konulmamış bebekler dahil yaklaşık 56 bin vatandaşımızın katiline statü vermeye cüret edenler ile şuursuzca destekleyenlerin vicdanı cüzdanına, banka hesabına, kiralık kasalara hapsolmuştur. ” Meşrulaştırma ihanete gravat takanlar eliyle gelir.” tanımlamasının ete kemiğe bürünmüş cesetleri olmaya bu kadar istekli olunur mu aklımız almıyor!. Vatandaşların %80’ninden fazlası karşı çıkarken.
Meclisteki vicdanı kilitlenmiş, Allah korkusu kul utanmasından yoksunlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını temsil etmiyorsunuz, temsil iddiası ve türlü vaatlerle aldığınız oyların sahiplerini Atlantik İttifakının kirli, karanlık planlarına tutsak ediyorsunuz.
Anayasa Hıyanete Nasıl Cevap Veriyor
Anayasası’nın başlangıç metni,” Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını, devletin bölünmez bütünlüğünü, Atatürk ilkelerini, çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmini ve millet iradesinin üstünlüğünü vurgulayan, hukuki bağlayıcılığı olan, Anayasanın ayrılmaz bir parçasıdır.” Metin, Türk milletinin ortak paydalarını ve devletin temel felsefesini çizer. Anayasa’nın 176. Maddesine göre Anayasa metnine dahildir. Hukuki bağlayıcılığı olan Anayasa’nın ayrılmaz bir parçasıdır.
Anayasa’nın 6. maddesi de; “…egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” diyor. Bahçeli, şuursuz şakşakçıları ile açık veya gizli destek verenler Anayasa suçu işliyor. Anayasa çıkara göre aç kapa yapılan fermuar değildir.
Vatandaşlar Anayasa’dan aldığı izin ve güç, yurttaşlık ve kardeşlik şuuruyla gereğini yapacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türk milletinin vicdanı dimdik ayakta ve nöbettedir.
Devlet Aklı Kişilere, Siyasilere Zimmetli Değildir
“Kişiler baki devlet fani” özdeyişi bize iktidarların, siyasilerin gelip geçici olduğunu Devletin hafızası, sözü, sınırı ve dahi borcunun kalıcı olduğunu hatırlatır. Hiç kimse Devlet aklının temsil ediyorum diyerek kendine olmayan payeler vermesin. Az çok mürekkep yalayanlarda bu tür vehimlere, masallara itibar etmemeli. Devlet aklı ölümlülere değil Kurumlara zimmetlidir.
“Bunların tamamı gavur projesi” diyen vatandaşlara kulak verin. “Atlantik ittifakının meşruiyetini kim takar” da diyor. Washington’da, Kudüs’te sınır çizilecek Hakkâri, Siirt, Urfa, Van’daki aşiret ‘Eyvallah agam begim “diyecek, Basra Körfezi’ndeki Mezheplerde,”He valla olur deyip uyacak’ öyle mi zannediyorsunuz? Halk oylamasını yapın ve sandığı vatandaşın önüne koyun.
Kızılderili şefi kabilesini kundaktaki bebeklere kadar katleden İspanyol komutan ve yanındaki din adamına “Senin Tanrın/Allahın topraklarımı istila ederek bana ve kabileme yaptığınız bu zulmü hoş görüp onaylıyorsa, bilmelisin ki; o inandığın şey asla bir Tanrı/Allah değildir. “demiş. Kendinize gelin Allah var, Allah’ın adaleti var. Bu kadar zulüm yeter!
Sevgiyle ve saygıyla
Sevginaz Hamevioğlu

