AVRASYA’DA DENGE: BAĞIMSIZ GÜÇLERİN BARIŞ MODELİ
Türkiye, Rusya, İran ve Çin gibi büyük ve güçlü ülkelerin kendi içlerinde tam bağımsız, egemen ve istikrarlı olmaları; dış politikada ise birbirleriyle dengeli, çatışmadan uzak ve karşılıklı çıkarları gözeten bir iş birliği kurmaları, dünyadaki güç dengesi açısından önemli sonuçlar doğurur.
Bu ülkeler geniş coğrafyaya, büyük nüfusa, önemli doğal kaynaklara ve güçlü devlet yapılarına sahip oldukları için küresel siyasette zaten etkili aktörlerdir. Eğer bu ülkeler birbirleriyle rekabet etmek yerine denge ve iş birliği temelli bir ilişki kurabilirlerse, uluslararası sistemde daha dengeli bir yapı oluşabilir. Kendi içlerinde tam bağımsız, ancak dışarıda onurlu bir birliktelik.
Böyle bir denge, tek bir gücün dünyayı domine ettiği bir sistem yerine, farklı merkezlerin birbirini dengelediği çok kutuplu bir dünya düzenine katkı sağlayabilir.
Çok kutuplu sistemlerde büyük güçlerin birbirini dengelemesi çatışma riskini azaltabilir ve devletleri daha temkinli hareket etmeye zorlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi kolay değildir. Çünkü her ülkenin kendi ulusal çıkarları, tarihsel deneyimleri ve bölgesel hedefleri vardır.
Bu çıkarlar zaman zaman birbirleriyle örtüşse de bazen rekabete de yol açabilir. Burada işler halklara düşerse, başarı yakalanır. Çünkü bu günkü yönetimlerle bu iş başarılmaz.
Bu nedenle böyle bir hilal şeklinde tasavvur edilen jeopolitik iş birliği, teoride dünya barışına katkı sağlayabilecek bir denge modeli gibi görünse de, pratikte sürekli olması ülkeler arasında güven, karşılıklı saygı ve uzun vadeli stratejik uyum gerektirir. Yine de büyük güçlerin birbirleriyle dengeli ilişkiler kurması ve doğrudan çatışmadan kaçınması, küresel istikrar açısından her zaman olumlu bir unsurdur. Belki bir gün olması düşüncesi ile.
İşte bizim meselemiz de bu oluşuma önderlik etme çabasıdır. Düşün! Türk’ün Devrimi

