ABD VE İSRAİL TARAFINDAN İRAN’A KARŞI iCRA EDİLEN HAREKAT
Bugün ABD ve İsrail’in, İran’a karşı uyguladıkları harp türü Özel Harp kapsamında
değerlendirilebilir.
Harbin tasnif şekline göre; Genel harp, Mevzi harbi ve Soğuk harp dışında kalan harp şekline Özel harp adı verilmektedir. Özel harp ise, gayrinizami harp(GNH), psikolojik harp ve gayri nizami kuvvetlere karşı harekat (GNKKH) gibi bölümlere ayrılmaktadır. Gayrinizami harp, çeşitli kaynaklardan oluşturulan gerilla kuvvetleri, yeraltı teşkilatı ve yardımcı kuvvetlerden meydana gelmektedir. Bu şekilde teşkilatlanan birlik/grupların harekat tipleri; gerilla harekatı, yıkıcı ve bölücü faaliyetler ve kurtarma-kaçırma harekatı şeklindedir.
Ayrıca, gayrinizami kuvvetlere karşı uygulanacak muharebe harekatı ise; tepki, taciz, esirgeme ve imha’dır.
ABD ve İsrail, İran’ın nükleer silah üretmesini dünya barışını tehdit bahanesine sığınarak, İran’ın devlet düzenini, güvenliğini veya anayasal yapısını bozmaya yönelik casusluk, sabotaj, üst düzey yöneticilerini imha etme, deniz araçlarından ve karadan atılan füzelerle stratejik askeri ve ekonomik hedefleri tahrip gibi gizli yada açık şiddet ve sinsi eylemler içeren gayrinizami harbin harekat tiplerinden olan Yıkıcı Faaliyetleri uygulamaktadır. Bu bağlamda, İran’ın toplumsal istikrarını hedef alan zaman zamanda ABD başkanı Trump’ın
medya aracılığıyla uyguladığı psikolojik harp(savaş), yalan haber yayma ve İran halkını kışkırtma gibi yöntemler uygulanmaktadır.
Amaç; isyan teşvikçiliği yapmak, casusluk, yalan haberlerle propaganda yapmak ve halkı paniğe sevk ederek İran rejiminin değişmesini sağlamaktır. Bu uygulanan yöntemleri desteklemek içinde, ABD, İran’da bulunan Kürtleri de gayrinizami harp unsuru olan gerilla kuvvetleri gibi kullanmak istemektedir.
İran ise; bütün bunlara karşı, düşmanca davranışta bulunan ülkelerdeki ABD üslerine ve İsrail’in stratejik hedeflerine füze saldırısı uygulayarak tepki harekatı uygulamaktadır. Her iki devleti zaman içerisinde siyasi ve ekonomik bakımından yıpratmaya çalışmaktadır. Eğer İran, harp gücünü sınırlı kullanıp ABD ve İsrail’in yıprandığına inanıp bütün savaş gücünü(varsa) kullanabilirse, sonuç ABD ve İsrail açısından kötü olabilir.
Sonuç olarak, uluslararası alanda, diğer ülkelere göz dağı vererek güce dayalı harbin haklılığının savunulması zordur. ABD ve İsrail tarafından icra edilen harekat türünün kısa zamanda kesin sonuç alıcı bir muharebe olmadığı ve eğer İran, hasım tarafı milli güç unsurları kapsamında yıpratabilirse, harbin sonucunu kendi lehine döndürebileceği değerlendirilmektedir.
Özen Şenyiğit

