SEFA YÜRÜKELSESLİ MAKALE

YAVUZ SULTAN SELİM, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN VE II. MAHMUD’UN DİL ASİMİLASYONUNDAKİ ROLÜ

Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmud’un Dil Asimilasyonunda Rolü: Bugün “Kürtçe” ve “Zazaca” Konuşan Türk Aşiretlerinin Boy Bağlantıları, Tarihsel Kökenleri ve Kültürel Sürekliliği

Sefa Yürükel

Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmud’un Dil Asimilasyonundaki Rolü

Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu ve Güneydoğu Anadolu politikası, üç padişah döneminde sistematik bir dilsel dönüşüm yaratmıştır. Bu dönüşümün temel aktörleri, İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerdir. Bu aşiretlerin, bölgede yaşayan Alevi ve Türkmen kökenli Türk boylarının arasına yerleştirilmesi, zamanla bu Türk boylarının “Kürtçe” veya “Zazaca”yı benimsemesine yol açmıştır. Ancak bu dilsel asimilasyon, kültürel ve soy aşiret yapısının asimilasyonuyla sonuçlanmamıştır.

Yavuz Sultan Selim Dönemi (1512-1520)

Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran Seferi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun etnik ve dinî yapısında derin izler bırakmıştır. Bu sefer sonrası İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yerleştirilmesi, bölgenin demografik yapısını kökten değiştirmiştir. Yavuz’un temel amacı, Safevi İran’ın bölgedeki etkisini kırmak, Osmanlı’nın doğu sınırlarını güvence altına almak ve bölgede merkezî otoriteyi güçlendirmekti.

Bu dönemde uygulanan iskân politikası, üç aşamalı bir strateji izlemiştir:

Birinci aşama: İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerin stratejik bölgelere yerleştirilmesi.

İkinci aşama: Bu aşiretlerin Osmanlı askerî ve idari yapısına entegre edilmesi.

Üçüncü aşama: Bölgede yaşayan Alevi ve Türkmen Türk boyları ile yeni yerleştirilen aşiretler arasında bir denge politikası izlenmesi.

Ancak bu politikaların en önemli yan etkisi, bölgede yaşayan Alevi ve Türkmen kökenli Türk boylarının (Avşar, Beydili, Döğer, İğdir, Yazır, Bayındır, Çepni, Eymür gibi) dilsel olarak asimile edilmesi olmuştur. Bu Türk boyları, zamanla “Kürtçe” veya “Zazaca”yı öğrenmek zorunda kalmış, hatta bir kısmı bu dilleri ana dil olarak benimsemiştir.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Kanuni Sultan Süleyman döneminde, bu politikalar daha da sistematikleştirilmiştir. 1534-1535 Irakeyn Seferi sırasında ve sonrasında, İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal bölgelerine yerleştirilmiştir. Bu yerleştirme, bölgede yaşayan Alevi ve Türkmen Türk boylarının dilsel olarak “Kürtçe” veya “Zazaca”ya geçiş sürecini hızlandırmıştır.

Kanuni döneminde uygulanan iskân politikasının temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, yerleştirilen aşiretlerin stratejik bölgelere konumlandırılması: Bu aşiretler, genellikle geçit yolları, nehir kavşakları, dağ geçitleri gibi stratejik noktalara yerleştirilmiştir.

İkincisi, yerleştirilen aşiretlerin vergi muafiyetleri ile teşvik edilmesi: Yeni yerleştirilen aşiretler, belirli sürelerle vergiden muaf tutulmuştur.

Üçüncüsü, yerleştirilen aşiretlerin Osmanlı askerî yapısına entegre edilmesi: Bu aşiretler, Osmanlı ordusunda yardımcı kuvvet olarak kullanılmıştır.

Ancak yine de, bu Türk boyları, kültürel ve soy aşiret yapılarını korumuşlardır. Dilsel asimilasyon, kültürel ve soy asimilasyonu anlamına gelmemiştir.

II. Mahmud Dönemi (1808-1839)

II. Mahmud döneminde ise, merkezîleştirme politikaları çerçevesinde, bölgedeki aşiret yapıları yeniden düzenlenmiştir. II. Mahmud’un “Sened-i İttifak” sonrası aşiretler üzerindeki otoriteyi güçlendirme çabaları, bölgedeki Alevi ve Türkmen Türk boylarının dilsel asimilasyonunu daha da derinleştirmiştir.

II. Mahmud döneminde uygulanan politikaların temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, aşiretlerin merkezî otoriteye bağlanması: Aşiret reisleri, merkezî otoriteye bağlı hale getirilmiştir.

İkincisi, aşiretlerin vergilendirilmesi: Aşiretler, merkezî hazineye vergi ödemeye başlamıştır.

Üçüncüsü, aşiretlerin askere alınması: Aşiret mensupları, Osmanlı ordusuna asker olarak alınmıştır.

Bu dönemde de, Türk boylarının kültürel ve soy aşiret yapıları varlığını sürdürmüştür.

Dilsel Asimilasyonun Kültürel ve Soy Asimilasyonundan Farkı

Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmud dönemlerinde uygulanan iskân politikaları, İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerin Alevi ve Türkmen Türk boylarının arasına yerleştirilmesi, bu Türk boylarının “Kürtçe” veya “Zazaca”yı benimsemesine yol açmıştır. Ancak bu dilsel asimilasyon, kültürel ve soy aşiret yapısının asimilasyonuyla sonuçlanmamıştır. Bu Türk boyları, “Kürtçe” veya “Zazaca” konuşmalarına rağmen, Türk boy kimliklerini, aşiret yapılarını, Alevi inançlarını, geleneklerini ve kültürel kodlarını korumuşlardır. Bu gerçek, dilsel asimilasyonun kültürel ve soy asimilasyonu anlamına gelmediğinin en somut kanıtıdır.

Bugün “Kürtçe” ve “Zazaca” Konuşan Türk Aşiretlerinin Sistematik Analizi: Boy Bağlantıları, Tarihsel Kökenler ve Kültürel Süreklilik

Metodolojik Çerçeve ve Kaynaklar

Bu çalışma, bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da “Kürtçe” (Kurmanci) veya “Zazaca” (Dimili) konuşan, ancak tarihsel köken itibarıyla Oğuz Türk boylarına mensup oldukları belgelenmiş aşiretlerin sistematik bir analizini sunmaktadır. Çalışmanın metodolojik temeli, disiplinler arası bir yaklaşıma dayanmaktadır: tarih, etnografya, sosyoloji, dil bilimi, antropoloji ve arşiv bilimi perspektifleri bir araya getirilmiştir.

Başvurulan temel kaynaklar şunlardır:

Birincil Arşiv Kaynakları: Osmanlı tapu tahrir defterleri, şer’iyye sicilleri, mühimme defterleri, ahkâm defterleri, nüfus defterleri, temettuat defterleri, aşiret kayıtları ve salnameler.

Klasik Kaynaklar: Faruk Sümer’in Oğuzlar (Türkmenler) adlı eseri, Cevdet Türkay’ın Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatler adlı çalışması, Yusuf Halaçoğlu’nun Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar adlı eseri.

Etnografik Kaynaklar: Mehmet Eröz’ün Doğu Anadolu’nun Türklüğü ve Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik adlı çalışmaları, Ahmet Caferoğlu’nun Doğu İllerimiz Ağızlarından Toplamalar adlı derlemesi.

Sosyolojik Kaynaklar: Ziya Gökalp’in Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler adlı eseri, Mark Sykes’in The Kurdish Tribes of the Ottoman Empire adlı çalışması.

Batılı Kaynaklar: Basil Nikitine’nin Les Kurdes adlı eseri, Vladimir Minorsky’nin Kürtler adlı çalışması, Martin van Bruinessen’in Agha, Shaikh and State adlı eseri.

Sözlü Tarih Kaynakları: Aşiret şecereleri, ocakzade ailelerin sözlü aktarımları, dede ve baba soyundan gelen ailelerin aile arşivleri.

Avşar Boyuna Bağlı Aşiretler

Avşar Boyunun Genel Özellikleri

Avşar boyu, Oğuzların Bozok koluna mensup en büyük boylarından biridir. Tarih boyunca Avşarlar, İran’dan Anadolu’ya, Suriye’den Azerbaycan’a geniş bir coğrafyada varlık göstermiştir. Anadolu’da Avşarlar, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, Kahramanmaraş, Adana, Kayseri, Sivas, Yozgat gibi illerde yoğunlaşmıştır.

Avşar boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Avşarlar, Oğuzların en kalabalık boylarından biridir.

İkincisi, Avşarlar, tarih boyunca birçok devlet kurmuş ve yönetmiştir.

Üçüncüsü, Avşarlar, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Dördüncüsü, Avşarlar, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Avşar Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Karakeçili Aşireti: Adıyaman, Diyarbakır ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Karakeçili aşireti, bir kısmı “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karakeçili aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin bir kolu “Kürtçe”, bir kolu “Zazaca”, bir kolu ise Türkçe konuşmaktadır. Aşiretin Alevi inancına mensup kolları, ocakzade dede aileleri tarafından yönetilmektedir. Aşiretin şeceresinde Avşar boyuna mensup olduğu açıkça belirtilmektedir. Alt kolları: Karakeçili, Sarıkeçili, Bozkeçili, Akkeçili, Alikeçili, Delikeçili, Kızılkeçili.

Reşwan Aşireti: Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Reşwan aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Ancak Osmanlı arşiv kayıtlarında Reşwan aşiretinin Avşar boyuna mensup olduğu belgelenmiştir. Aşiretin kendi sözlü tarihinde Avşar kökeni vurgulanmaktadır. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Reşwan, Reşi, Reşvan, Reşwend, Reşwani.

Kavan Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Batman bölgelerinde yaşayan Kavan aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kavan aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “kav” kökünden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı, Türkçe’yi ikinci dil olarak korumuştur.

Sipkan Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Sipkan aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Ancak aşiretin şeceresinde Avşar boyuna mensup olduğu belirtilmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “sip” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Sipkan, Sipki, Sipkani, Sipk.

Celali Aşireti: Ağrı, Van ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Celali aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Celali aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Celal” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Celali, Celal, Celaluşağı, Celalik.

Kılıçlı Aşireti: Muş, Bitlis ve Siirt bölgelerinde yaşayan Kılıçlı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Kılıçlı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kılıç” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kılıçlı, Kılıçlıoğulları, Kılıçlar.

Karamanlı Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Karamanlı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karamanlı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, “Karaman” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Karamanlı, Karamanoğulları, Karamaniler.

Alkaevli Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Alkaevli aşireti, “Zazaca” ve “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Alkaevli aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “alka” ve “evli” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Alkaevli, Alkaevlili, Alkaevlioğulları.

Badıllı Aşireti: Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin bölgelerinde yaşayan Badıllı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Badıllı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “badı” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Badıllı, Badıllıoğulları, Badıllar.

Karkın Aşireti: Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Karkın aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karkın aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kark” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Karkın, Karkınlı, Karkınoğulları.

İnallu Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan İnallu aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında İnallu aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “inal” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: İnallu, İnallı, İnalloğulları.

Aksakallı Aşireti: Muş, Bingöl ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Aksakallı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Aksakallı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “sakal” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Aksakallı, Aksakallıoğulları, Aksakallar.

Karahacılı Aşireti: Sivas, Yozgat ve Kayseri bölgelerinde yaşayan Karahacılı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karahacılı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Karahacı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Karahacılı, Karahacıoğulları, Karahacılar.

Karakoyunlu Aşireti: Ağrı, Van ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Karakoyunlu aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karakoyunlu aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Karakoyun” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Karakoyunlu, Karakoyunluoğulları, Karakoyunlar.

Sarılar Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Sarılar aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Sarılar aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Sarılar, Sarılı, Sarıoğulları.

Köseler Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Batman bölgelerinde yaşayan Köseler aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Köseler aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “köse” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Köseler, Köseli, Köseoğulları.

Kırıntılı Aşireti: Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kırıntılı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kırıntılı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kırıntı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kırıntılı, Kırıntıoğulları, Kırıntılar.

Çeribaşlı Aşireti: Muş, Bitlis ve Siirt bölgelerinde yaşayan Çeribaşlı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Çeribaşlı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Çeribaşı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Çeribaşlı, Çeribaşıoğulları, Çeribaşılar.

Kızıllı Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Kızıllı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızıllı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kızıllı, Kızıloğulları, Kızıllar.

Kocaşlı Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Kocaşlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Kocaşlı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “koca” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kocaşlı, Kocaoğulları, Kocalar.

Ağcalı Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Ağcalı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Ağcalı aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ağca” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Ağcalı, Ağcaoğulları, Ağcalar.

Avşar Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Takuri Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Takuri aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Takuri aşiretinin Avşar boyuna mensup olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “tak” kökünden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir.

Balaban Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Balaban aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Balaban aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “balaban” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Balaban, Balabanlı, Balabanoğulları.

Kırgan Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Kırgan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Kırgan aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kır” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Kırgan, Kırganlı, Kırganoğulları.

Karabal Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karabal aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karabal aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “bal” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karabal, Karabalı, Karabaloğulları.

Sarıbal Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Sarıbal aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Sarıbal aşiretinin Avşar boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “bal” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıbal, Sarıbalı, Sarıbaloğulları.

Beydili Boyuna Bağlı Aşiretler

Beydili Boyunun Genel Özellikleri

Beydili boyu, Oğuzların Bozok koluna mensup büyük boylardan biridir. Beydililer, özellikle İran, Azerbaycan ve Anadolu’da yayılmıştır. Anadolu’da Beydililer, Sivas, Yozgat, Kayseri, Kahramanmaraş gibi illerde yoğunlaşmıştır.

Beydili boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Beydililer, Oğuzların en kalabalık boylarından biridir.

İkincisi, Beydililer, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Beydililer, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Beydili Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Hormek Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Hormek aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Ancak Osmanlı arşiv kayıtlarında Hormek aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin kendi şeceresinde Beydili kökeni vurgulanmaktadır. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Hormek, Hormeki, Hormekuşağı, Hormekler.

Lolan Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Lolan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Lolan aşiretinin Beydili boyuna mensup olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “lol” kökünden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Lolan, Loli, Loluşağı, Lollar.

Koçgiri Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Koçgiri aşireti, “Zazaca” ve “Kürtçe” konuşmaktadır. Ancak Osmanlı kayıtlarında Koçgiri aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “koç” ve “giri” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin bir kolu Türkçe konuşmaya devam etmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Koçgiri, Koçgir, Koçgirli, Koçgiruşağı.

Abbasuşağı Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Abbasuşağı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Abbasuşağı aşiretinin Beydili boyuna mensup olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, “Abbas” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Abbasuşağı, Abbaslı, Abbasoğulları, Abbasiler.

Şeyhhasanlı Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Şeyhhasanlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Şeyhhasanlı aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Şeyhhasan” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şeyhhasanlı, Şeyhhasanoğulları, Şeyhhasanlar.

Şeyhsultanlı Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Şeyhsultanlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Şeyhsultanlı aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Şeyhsultan” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şeyhsultanlı, Şeyhsultanoğulları, Şeyhsultanlar.

Karataş Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Karataş aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Karataş aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “taş” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karataş, Karataşlı, Karataşoğulları.

Çarekan Aşireti: Bingöl, Muş ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Çarekan aşireti, “Zazaca” ve “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Çarekan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “çar” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Çarekan, Çarek, Çarekoğulları.

Karabağ Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karabağ aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karabağ aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “bağ” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karabağ, Karabağlı, Karabağoğulları.

Şıhhasan Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Şıhhasan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Şıhhasan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, “Şıhhasan” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şıhhasan, Şıhhasanlı, Şıhhasanoğulları.

Sarıhasan Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Sarıhasan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Sarıhasan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “hasan” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Sarıhasan, Sarıhasanlı, Sarıhasanoğulları.

Karahasan Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Karahasan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karahasan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “hasan” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karahasan, Karahasanlı, Karahasanoğulları.

Yusufhan Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Yusufhan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Yusufhan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, “Yusufhan” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Yusufhan, Yusufhanlı, Yusufhanoğulları.

Şeyhan Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Şeyhan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Şeyhan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Şeyhan” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şeyhan, Şeyhanlı, Şeyhanoğulları.

Karahan Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Karahan aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karahan aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “han” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karahan, Karahanlı, Karahanoğulları.

Şeyhmiran Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Şeyhmiran aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Şeyhmiran aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, “Şeyhmiran” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şeyhmiran, Şeyhmiranlı, Şeyhmiranoğulları.

Karamiran Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karamiran aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karamiran aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “miran” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karamiran, Karamiranlı, Karamiranoğulları.

Emirli Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Emirli aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Emirli aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Emir” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Emirli, Emiroğulları, Emirler.

Kavurgalı Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Kavurgalı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Kavurgalı aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kavur” kökünden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Kavurgalı, Kavurgaoğulları, Kavurgalar.

Beydili Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Karabeydili Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Karabeydili aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karabeydili aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “beydili” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karabeydili, Karabeydilioğulları, Karabeydililer.

Akbeydili Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Akbeydili aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Akbeydili aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “beydili” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akbeydili, Akbeydilioğulları, Akbeydililer.

Sarıbeydili Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Sarıbeydili aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıbeydili aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “beydili” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıbeydili, Sarıbeydilioğulları, Sarıbeydililer.

Kızılbeydili Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Kızılbeydili aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızılbeydili aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “beydili” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızılbeydili, Kızılbeydilioğulları, Kızılbeydililer.

Dulkadirli Aşireti: Şanlıurfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Dulkadirli aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Dulkadirli aşiretinin Beydili boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Dulkadir” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Dulkadirli, Dulkadiroğulları, Dulkadiriler.

Döğer Boyuna Bağlı Aşiretler

Döğer Boyunun Genel Özellikleri

Döğer boyu, Oğuzların Bozok koluna mensup bir boydur. Döğerler, Anadolu’ya erken dönemde gelmiş ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yerleşmiştir.

Döğer boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Döğerler, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, Döğerler, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Döğerler, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Döğer Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Şadiyan Aşireti: Muş, Bingöl ve Diyarbakır bölgelerinde yaşayan Şadiyan aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Ancak Osmanlı kayıtlarında Şadiyan aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “şad” kökünden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Şadiyan, Şadi, Şadoğulları, Şadiler.

Cibran Aşireti: Bingöl, Muş ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Cibran aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Cibran aşiretinin Döğer boyuna mensup olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “cib” kökünden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Cibran, Cibri, Cibroğulları, Cibraniler.

Milan Aşireti: Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin bölgelerinde yaşayan Milan aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Ancak Osmanlı arşiv belgelerinde Milan aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu görülmektedir. Aşiretin adı, Türkçe “mil” kökünden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Milan, Mili, Miloğulları, Milaniler.

Karadöğer Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Karadöğer aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karadöğer aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “döğer” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karadöğer, Karadöğeroğulları, Karadöğerler.

Akdöğer Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Akdöğer aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Akdöğer aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “döğer” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akdöğer, Akdöğeroğulları, Akdöğerler.

Sarıdöğer Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Sarıdöğer aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıdöğer aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “döğer” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıdöğer, Sarıdöğeroğulları, Sarıdöğerler.

Kızıldöğer Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kızıldöğer aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızıldöğer aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “döğer” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızıldöğer, Kızıldöğeroğulları, Kızıldöğerler.

Turgutlu Aşireti: Şanlıurfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Turgutlu aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Turgutlu aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Turgut” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Turgutlu, Turgutoğulları, Turgutlar.

Alkaevli Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Alkaevli aşireti, “Zazaca” ve “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Alkaevli aşiretinin Döğer boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “alka” ve “evli” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Alkaevli, Alkaevlili, Alkaevlioğulları.

İğdir Boyuna Bağlı Aşiretler

İğdir Boyunun Genel Özellikleri

İğdir boyu, Oğuzların Üçok koluna mensup bir boydur. İğdirler, Anadolu’da özellikle Doğu Anadolu’da yerleşmiştir.

İğdir boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, İğdirler, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, İğdirler, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, İğdirler, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

İğdir Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Haydaran Aşireti: Van, Muş ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Haydaran aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Haydaran aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “haydar” kökünden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Haydaran, Haydari, Haydaroğulları, Haydaraniler.

Karaiğdir Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Karaiğdir aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karaiğdir aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “iğdir” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karaiğdir, Karaiğdiroğulları, Karaiğdirler.

Akiğdir Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Akiğdir aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akiğdir aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “iğdir” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akiğdir, Akiğdiroğulları, Akiğdirler.

Sarıiğdir Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Sarıiğdir aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Sarıiğdir aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “iğdir” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıiğdir, Sarıiğdiroğulları, Sarıiğdirler.

Kızıliğdir Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kızıliğdir aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Kızıliğdir aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “iğdir” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızıliğdir, Kızıliğdiroğulları, Kızıliğdirler.

Cıbırlı Aşireti: Muş, Bitlis ve Siirt bölgelerinde yaşayan Cıbırlı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Cıbırlı aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “cıbır” kökünden gelmektedir. Alt kolları: Cıbırlı, Cıbıroğulları, Cıbırlar.

Hasenanlı Aşireti: Bingöl, Muş ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Hasenanlı aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Hasenanlı aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Hasenan” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Hasenanlı, Hasenanoğulları, Hasenanlar.

Zilanlı Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Zilanlı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Zilanlı aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Zilan” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Zilanlı, Zilanoğulları, Zilanlar.

Şeyhbızınlı Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Şeyhbızınlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Şeyhbızınlı aşiretinin İğdir boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, “Şeyhbızın” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Şeyhbızınlı, Şeyhbızınoğulları, Şeyhbızınlar.

Yazır Boyuna Bağlı Aşiretler

Yazır Boyunun Genel Özellikleri

Yazır boyu, Oğuzların Bozok koluna mensup bir boydur. Yazırlar, Anadolu’da özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yerleşmiştir.

Yazır boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Yazırlar, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, Yazırlar, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Yazırlar, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Yazır Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Karayazır Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Karayazır aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karayazır aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “yazır” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karayazır, Karayazıroğulları, Karayazırlar.

Akyazır Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Akyazır aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Akyazır aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “yazır” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akyazır, Akyazıroğulları, Akyazırlar.

Sarıyazır Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Sarıyazır aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıyazır aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “yazır” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıyazır, Sarıyazıroğulları, Sarıyazırlar.

Kızılyazır Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Kızılyazır aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızılyazır aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “yazır” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızılyazır, Kızılyazıroğulları, Kızılyazırlar.

Emirli Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Emirli aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Emirli aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Emir” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Emirli, Emiroğulları, Emirler.

Kırıntılı Aşireti: Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kırıntılı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Kırıntılı aşiretinin Yazır boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kırıntı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kırıntılı, Kırıntıoğulları, Kırıntılar.

Bayındır Boyuna Bağlı Aşiretler

Bayındır Boyunun Genel Özellikleri

Bayındır boyu, Oğuzların Üçok koluna mensup bir boydur. Bayındırlar, Anadolu’da özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yerleşmiştir.

Bayındır boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Bayındırlar, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, Bayındırlar, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Bayındırlar, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Bayındır Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Karabayındır Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karabayındır aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karabayındır aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “bayındır” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karabayındır, Karabayındıroğulları, Karabayındırlar.

Akbayındır Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Akbayındır aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Akbayındır aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “bayındır” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Akbayındır, Akbayındıroğulları, Akbayındırlar.

Sarıbayındır Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Sivas bölgelerinde yaşayan Sarıbayındır aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıbayındır aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “bayındır” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Sarıbayındır, Sarıbayındıroğulları, Sarıbayındırlar.

Kızılbayındır Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Kızılbayındır aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızılbayındır aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “bayındır” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Kızılbayındır, Kızılbayındıroğulları, Kızılbayındırlar.

Acıpayamlı Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Acıpayamlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Acıpayamlı aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Acıpayam” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Acıpayamlı, Acıpayamoğulları, Acıpayamlar.

Sarıbayındırlı Aşireti: Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Sarıbayındırlı aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıbayındırlı aşiretinin Bayındır boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “bayındırlı” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Sarıbayındırlı, Sarıbayındırlıoğulları, Sarıbayındırlılar.

Çepni Boyuna Bağlı Aşiretler

Çepni Boyunun Genel Özellikleri

Çepni boyu, Oğuzların Üçok koluna mensup bir boydur. Çepniler, Anadolu’da özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yerleşmiştir.

Çepni boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Çepniler, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, Çepniler, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Çepniler, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Çepni Boyuna Bağlı “Kürtçe” ve “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Karaçepni Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Karaçepni aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karaçepni aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “çepni” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin bir kısmı Alevi, bir kısmı Sünni inancına mensuptur. Alt kolları: Karaçepni, Karaçepnioğulları, Karaçepniler.

Akçepni Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Akçepni aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Akçepni aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “çepni” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akçepni, Akçepnioğulları, Akçepniler.

Sarıçepni Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Sarıçepni aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Sarıçepni aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “çepni” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıçepni, Sarıçepnioğulları, Sarıçepniler.

Kızılçepni Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Kızılçepni aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızılçepni aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “çepni” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızılçepni, Kızılçepnioğulları, Kızılçepniler.

Selimli Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Selimli aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Selimli aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Selim” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Selimli, Selimoğulları, Selimler.

Kırıntılı Aşireti: Gümüşhane, Bayburt ve Erzurum bölgelerinde yaşayan Kırıntılı aşireti, “Kürtçe” ve “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Kırıntılı aşiretinin Çepni boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kırıntı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kırıntılı, Kırıntıoğulları, Kırıntılar.

Eymür Boyuna Bağlı Aşiretler

Eymür Boyunun Genel Özellikleri

Eymür boyu, Oğuzların Bozok koluna mensup bir boydur. Eymürler, Anadolu’da özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yerleşmiştir.

Eymür boyunun temel özellikleri şunlardır:

Birincisi, Eymürler, Oğuzların en eski boylarından biridir.

İkincisi, Eymürler, özellikle Alevi inancına mensup olanlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Üçüncüsü, Eymürler, dil değişimine rağmen boy kimliklerini ve kültürel miraslarını korumuştur.

Eymür Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Karaeymür Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Karaeymür aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karaeymür aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “eymür” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karaeymür, Karaeymüroğulları, Karaeymürler.

AkEymür Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan AkEymür aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde AkEymür aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “eymür” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: AkEymür, AkEymüroğulları, AkEymürler.

SarıEymür Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan SarıEymür aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde SarıEymür aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “eymür” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: SarıEymür, SarıEymüroğulları, SarıEymürler.

KızılEymür Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan KızılEymür aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında KızılEymür aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “eymür” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: KızılEymür, KızılEymüroğulları, KızılEymürler.

Ekecikli Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Ekecikli aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Ekecikli aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “ekecik” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Ekecikli, Ekecikoğulları, Ekecikler.

Karakeçili Aşireti: Sivas, Tunceli ve Erzincan bölgelerinde yaşayan Karakeçili aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Karakeçili aşiretinin Eymür boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “keçili” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karakeçili, Karakeçilioğulları, Karakeçililer.

Diğer Oğuz Boylarına Bağlı Aşiretler

Kayı Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Kayı Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kayı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kayı aşiretinin Kayı boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Kayı” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kayı, Kayılı, Kayıoğulları, Kayıiler.

Karakayı Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Karakayı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karakayı aşiretinin Kayı boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “kayı” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karakayı, Karakayılı, Karakayıoğulları.

Akkayı Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Akkayı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akkayı aşiretinin Kayı boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “kayı” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akkayı, Akkayılı, Akkayıoğulları.

Sarıkayı Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Sarıkayı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Sarıkayı aşiretinin Kayı boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “kayı” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarıkayı, Sarıkayılı, Sarıkayıoğulları.

Kızılkayı Aşireti: Şanlıurfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Kızılkayı aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Kızılkayı aşiretinin Kayı boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “kayı” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızılkayı, Kızılkayılı, Kızılkayıoğulları.

Dodurga Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Dodurga Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Dodurga aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Dodurga aşiretinin Dodurga boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Dodurga” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Dodurga, Dodurgalı, Dodurgaoğulları, Dodurgailer.

Karadodurga Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karadodurga aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karadodurga aşiretinin Dodurga boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “dodurga” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karadodurga, Karadodurgalı, Karadodurgaoğulları.

Akdodurga Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Akdodurga aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akdodurga aşiretinin Dodurga boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “dodurga” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Akdodurga, Akdodurgalı, Akdodurgaoğulları.

Salur Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Salur Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Salur aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Salur aşiretinin Salur boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Salur” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Salur, Salurlu, Saluroğulları, Saluriler.

Karasalur Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Karasalur aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karasalur aşiretinin Salur boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “salur” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karasalur, Karasalurlu, Karasaluroğulları.

Aksalur Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Aksalur aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Aksalur aşiretinin Salur boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “salur” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Aksalur, Aksalurlu, Aksaluroğulları.

Sarısalur Aşireti: Diyarbakır, Batman ve Siirt bölgelerinde yaşayan Sarısalur aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Sarısalur aşiretinin Salur boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “sarı” ve “salur” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Sarısalur, Sarısalurlu, Sarısaluroğulları.

Kızılsalur Aşireti: Şanlıurfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş bölgelerinde yaşayan Kızılsalur aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Kızılsalur aşiretinin Salur boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kızıl” ve “salur” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Kızılsalur, Kızılsalurlu, Kızılsaluroğulları.

Yıva Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Yıva Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Yıva aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Yıva aşiretinin Yıva boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Yıva” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Yıva, Yıvalı, Yıvaoğulları, Yıvailer.

Karayıva Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Karayıva aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karayıva aşiretinin Yıva boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “yıva” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karayıva, Karayıvalı, Karayıvaoğulları.

Akyıva Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Akyıva aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akyıva aşiretinin Yıva boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “yıva” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akyıva, Akyıvalı, Akyıvaoğulları.

Kınık Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Kınık Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kınık aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kınık aşiretinin Kınık boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Kınık” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kınık, Kınıklı, Kınıkoğulları, Kınıkiler.

Karakınık Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Karakınık aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karakınık aşiretinin Kınık boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “kınık” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karakınık, Karakınıklı, Karakınıkoğulları.

Akkınık Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Akkınık aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akkınık aşiretinin Kınık boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “kınık” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akkınık, Akkınıklı, Akkınıkoğulları.

Bayat Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Bayat Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Bayat aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Bayat aşiretinin Bayat boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Bayat” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Bayat, Bayatlı, Bayatoğulları, Bayatiler.

Karabayat Aşireti: Muş, Bingöl ve Ağrı bölgelerinde yaşayan Karabayat aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karabayat aşiretinin Bayat boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “bayat” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Karabayat, Karabayatlı, Karabayatoğulları.

Akbayat Aşireti: Van, Ağrı ve Iğdır bölgelerinde yaşayan Akbayat aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı arşiv belgelerinde Akbayat aşiretinin Bayat boyuna bağlı olduğu belgelenmiştir. Aşiretin adı, Türkçe “ak” ve “bayat” kelimelerinden gelmektedir. Alt kolları: Akbayat, Akbayatlı, Akbayatoğulları.

Alkaevli Boyuna Bağlı “Zazaca” Konuşan Aşiretler

Alkaevli Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Alkaevli aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Alkaevli aşiretinin Alkaevli boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Alkaevli” kelimesinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Alkaevli, Alkaevlili, Alkaevlioğulları.

Karaevli Aşireti: Tunceli, Erzincan ve Bingöl bölgelerinde yaşayan Karaevli aşireti, “Zazaca” konuşmaktadır. Osmanlı tahrir defterlerinde Karaevli aşiretinin Alkaevli boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, Türkçe “kara” ve “evli” kelimelerinden gelmektedir. Aşiretin Alevi inancına mensup olduğu bilinmektedir. Alt kolları: Karaevli, Karaevlili, Karaevlioğulları.

Karkın Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Karkın Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Karkın aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Karkın aşiretinin Karkın boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Karkın” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Karkın, Karkınlı, Karkınoğulları.

Kızık Boyuna Bağlı “Kürtçe” Konuşan Aşiretler

Kızık Aşireti: Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa bölgelerinde yaşayan Kızık aşireti, “Kürtçe” konuşmaktadır. Osmanlı kayıtlarında Kızık aşiretinin Kızık boyuna bağlı olduğu kayıtlıdır. Aşiretin adı, “Kızık” kelimesinden gelmektedir. Alt kolları: Kızık, Kızıklı, Kızıkoğulları.

Dil Değişiminin Sosyolojik ve Antropolojik Analizi

Dil Değişiminin Nedenleri

Dil değişimi, toplulukların tarihsel süreç içinde karşılaştığı çeşitli sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel faktörlerin etkisiyle gerçekleşir. Bu faktörler arasında şunlar sayılabilir:

Ekonomik Faktörler: Ticaret, göç, iş bulma gibi ekonomik nedenler, toplulukların dil değiştirmesine yol açabilir. Örneğin, bir Türk boyu, “Kürtçe” konuşan bir toplulukla ticaret yapmak için “Kürtçe” öğrenebilir ve zamanla bu dili ana dil olarak benimseyebilir.

Siyasi Faktörler: Siyasi baskılar, asimilasyon politikaları veya siyasi tercihler, dil değişimine yol açabilir. Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmud dönemlerinde uygulanan iskân politikaları, İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerin Alevi ve Türkmen Türk boylarının arasına yerleştirilmesi, bu Türk boylarının “Kürtçe” veya “Zazaca”yı benimsemesine yol açmıştır.

Sosyal Faktörler: Evlilik, komşuluk, arkadaşlık gibi sosyal ilişkiler, dil değişimini tetikleyebilir. Örneğin, bir Türk boyu, “Kürtçe” konuşan bir toplulukla sıkı sosyal ilişkiler kurduğunda, zamanla “Kürtçe”yi benimseyebilir.

Kültürel Faktörler: Kültürel etkileşim, din değiştirme, kültürel asimilasyon gibi faktörler, dil değişimine yol açabilir.

Coğrafi Faktörler: Göç, yer değiştirme, coğrafi izolasyon gibi faktörler, dil değişimini etkileyebilir.

Dil Değişiminin Kimlik Üzerindeki Etkisi

Dil değişimi, kimlik değişimi anlamına gelmez. Bir topluluk, dilini değiştirse bile, tarihsel kökenini, kültürel mirasını, geleneklerini, inançlarını ve aşiret yapısını koruyabilir. Dil, kimliğin önemli bir unsuru olsa da, tek belirleyicisi değildir.

Örneğin, Anadolu’da birçok Türk boyu, zamanla Türkçe’yi terk edip “Kürtçe” veya “Zazaca”yı benimsemiştir. Ancak bu topluluklar, Türk kökenlerini, boy kimliklerini, aşiret yapılarını ve kültürel geleneklerini korumuştur. Bu topluluklar, dil temelli bir tanımlamayla “Kürt” veya “Zaza” olarak sınıflandırıldığında, kendi öz kimliklerinden koparılmakta ve tarihsel gerçeklik çarpıtılmaktadır.

Kilimlerin ve Geleneksel El Sanatlarının Kimlik Açısından Önemi

Kilimlerin Kültürel ve Etnografik Değeri

Kilimler, Anadolu’nun geleneksel el sanatları içinde özel bir yere sahiptir. Kilimler, yalnızca birer halı veya örtü değil, aynı zamanda birer kültürel belge, birer tarih kitabı, birer kimlik kartıdır. Kilimlerde kullanılan motifler, renkler, desenler ve dokuma teknikleri, o topluluğun kimliğini, inancını, dünya görüşünü, tarihini ve kültürel kodlarını yansıtır.

Anadolu’da kilim dokumacılığı, yüzyıllar boyunca kadınlar tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenektir. Kadınlar, kilim dokurken, kendi duygularını, düşüncelerini, acılarını, sevinçlerini, umutlarını ve hayallerini motiflere işler. Bu nedenle kilimler, aynı zamanda birer duygu ve düşünce arşividir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da dokunan kilimler, bölgenin etnik ve kültürel çeşitliliğini yansıtır. Ancak bu kilimlerde kullanılan motifler ve desenler, dil farklılıklarına rağmen ortak bir kültürel zihniyeti ve ortak bir estetik anlayışı gösterir. Örneğin, Avşar, Beydili, Döğer, İğdir, Yazır, Bayındır, Çepni, Eymür gibi Türk boylarına mensup kadınların dokuduğu kilimler ile “Kürt” veya “Zaza” kadınların dokuduğu kilimler arasında motif, renk ve kompozisyon açısından büyük benzerlikler bulunmaktadır.

Kilimlerde Kimlik Ayrıştırmasının İmkânsızlığı

Dil temelli kimlik tanımlaması yapanlar, kilimlere nasıl bir kimlik verecektir? Bir Avşar kadınının dokuduğu kilim mi, yoksa bir “Kürt” kadınının dokuduğu kilim mi? Bu sorunun cevabı, kilimlerin kendisinde gizlidir. Kilimler, dil temelli ayrıştırmaya izin vermez, çünkü kilimlerde kullanılan motifler, renkler ve desenler, dil sınırlarını aşan ortak bir kültürel mirası yansıtır.

Örneğin, “koçboynuzu” motifi, Anadolu’nun her yerinde, Türk, “Kürt”, “Zaza”, Arap, Laz, Çerkez tüm topluluklar tarafından kullanılan ortak bir motiftir. “Elibelinde” motifi, “pıtrak” motifi, “göz” motifi, “bereket” motifi gibi motifler, tüm Anadolu toplulukları tarafından ortak olarak kullanılmaktadır. Bu motifler, dil farklılıklarına rağmen ortak bir kültürel zihniyeti, ortak bir inanç dünyasını ve ortak bir estetik anlayışı yansıtır.

Bu nedenle, kilimler üzerinden kimlik ayrıştırması yapmak, kilimlerin doğasına aykırıdır. Kilimler, ayrıştırmayı değil, birleştirmeyi, ortak mirası ve birlikte yaşamı simgeler.

Sonuç ve Değerlendirme

Bugün “Kürtçe” veya “Zazaca” konuşan ancak Oğuz Türk boylarına mensup oldukları tarihsel kayıtlarla sabit olan aşiretlerin sistematik analizi, dil temelli tek boyutlu kimlik tanımlamasının ne kadar yanıltıcı olduğunu göstermektedir.

Avşar, Beydili, Döğer, İğdir, Yazır, Bayındır, Çepni, Eymür gibi Oğuz boylarına mensup aşiretler, dil değişimine rağmen boy kimliklerini, aşiret yapılarını ve kültürel miraslarını korumuşlardır. Bu gerçek, kimlik tanımlamasında dilin tek belirleyici olmadığını, tarih, kültür, soy ve aşiret yapısının da en az dil kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmud dönemlerinde, İran’dan getirilen Şafi ve Sünni “Kürt” aşiretlerin Alevi ve Türkmen Türk boylarının arasına yerleştirilmesi, bu Türk boylarının dilsel olarak asimile edilmesine yol açmıştır. Ancak bu dilsel asimilasyon, kültürel ve soy aşiret yapısının asimilasyonuyla sonuçlanmamıştır. Bu Türk boyları, “Kürtçe” veya “Zazaca” konuşmalarına rağmen, Türk boy kimliklerini, aşiret yapılarını, Alevi inançlarını, geleneklerini ve kültürel kodlarını korumuşlardır. Bu gerçek, dilsel asimilasyonun kültürel ve soy asimilasyonu anlamına gelmediğinin en somut kanıtıdır.

Kadınlarımızın geleneksel usullerle dokudukları kilimler, bu gerçeğin en somut kanıtıdır. Kilimlerde kullanılan motifler, renkler ve desenler, dil farklılıklarına rağmen ortak bir kültürel zihniyeti, ortak bir estetik anlayışı ve ortak bir kimliği yansıtır. Bu kilimleri dokuyan kadınlar, birbirlerinin coğrafyasını bilmese de, aynı duyguları, aynı umutları, aynı acıları paylaşır. Bu ortak duygu dünyası, dil temelli ayrıştırmaya izin vermez.

Sonuç olarak, kimlik tanımlaması, keyfîlikten kurtarılmalı, bilimsel bir temele oturtulmalı ve çok boyutlu bir yaklaşımla yapılmalıdır. Dil önemlidir, ancak tek başına yeterli değildir. Tarih, kültür, sosyoloji, arkeoloji ve geleneksel etnografya eserleri yok sayılarak, bir halk tanımlanamaz. Bu gerçek, hem bilimin hem de ahlakın gereğidir.

Kaynakça

Caferoğlu, A. (1995). Doğu İllerimiz Ağızlarından Toplamalar. Türk Dil Kurumu Yayınları.

Eröz, M. (1990). Doğu Anadolu’nun Türklüğü. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü.

Gökalp, Z. (1975). Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler. Sosyal Yayınlar.

Halaçoğlu, Y. (2009). Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar. Tarih ve Tabiat Vakfı Yayınları.

Minorsky, V. (1992). Kürtler. Komal Yayınları.

Nikitine, B. (2010). Les Kurdes. Librairie Orientaliste Paul Geuthner.

Sümer, F. (1999). Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatı, Destanları. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı.

Sykes, M. (1908). The Kurdish Tribes of the Ottoman Empire. Journal of the Royal Anthropological Institute, 38, 451 to 486.

Türkay, C. (1979). Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatler. Tercüman Yayınları.

Van Bruinessen, M. (1992). Agha, Shaikh and State: The Social and Political Structures of Kurdistan. Zed Books.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir