KOÇ KATIMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Türk töresine göre, Türkçe yaşam biçiminin önemli günlerinden birisi KOÇ KATIMI şöleni ne yazık ki “Türklüğü savunduğunu” söyleyenler arasında hemen hemen hiç ilgi alanına girmemiştir.!
Bu şöleni ,etnikçiler geniş katılımlarla kutlamış olsalardı, karşı çıkma konusunda çok üretken olunurdu her halde. !
Tıpkı geçmiş yüz yılda etnikçilerin gövde gösterisi yapmak için kullandıkları yeni gün/Nevruza karşı çıkıldığı ve hatta yasaklanmasını isteyecek kadar da ileri gidilmişti.!
Büyük yanlışlardan birisi olan Türklüğü yalnızca savaşçı gibi gösterme çabası sonunda ne sanatta ne sporda ne de bilimsel çalışmalar konusunda yeterli bir düzene ulaşabilmiş değiliz.
Nedeni incelendiğinde, bilinç altına yerleştirilen Türklük kavramı , yalnızca asker olmaktan, savaş kahramanlıklarından başka bir olgu olmamıştır.
İlk okuldan başlayarak yapılan bu ters algı yönteminin asıl amacı; gençliği düşünmekten, sorgulamaktan ve neden sonuç ilişkisi kurmaktan alıkoymaktır. Bu algı öylesine geniş kitleleri etkilemiştir ki, okul sıralarında bol kitap okuyan, düşünen ve sorgulayanlara yakıştırılan benzetme “ineklemek” olmuştur.!?
Peki nedir bu Koç katımı ve diğer şölenler.?
Türklüğü yalnızca savaşçı kahramanlık olarak görenler yada öyle göstermek isteyenlerin aksine bir Türk soylu olarak şunu düşünüyorum.!
21 Eylül Koç katımı.
21 Aralık Nar tugan
21 Mart Yeni gün
21 Haziran Kızıl güneş.
Atalarımız her üç ay gibi bir döngüde böylesine şölenleri neden kutluyorlar ve neden 15.20.yada30. gün yerine 21.gün bu kutlamalar yapılıyor diye sorguladığımda Türk soylu olmanın inanılmaz gururunu yaşıyorum.!
Benim atalarım, binlerce yıl öncesinde, 21 Eylülde gece ve gündüzün eşitliğini bulmuşlar ,21 Aralıkta en uzun geceyi, 21 Martta gece gündüz eşitliğini ve 21 Haziranın en uzun gün olduğunu bulmuşlar.!
Benim atalarım 21 Eylülde yerin üstünde ki üretimin gerçekleşebilmesi için Koç ile koyunun bir araya getirilmesini şölenler yaparak kutlamışlar.
21 Aralıkta ise ağıllarda ki koyunların ,karınlarının şişliğinin görünür hale gelmesini yani gebeliğini sevincini ,konu komşu bir araya gelerek kutlarlar.
Benim Atalarım 21 Mart geldiğinde , kara kışın bitiminin ardından gelecek güzel günlerin göstergesi olan toprağın uyanışının ve tohumların yeşermesinin sevincini geniş katılımlarla kutlarlar.
21 Haziran geldiğinde, toprağın üstü ürünlerinin hasat kutlamaları yapılamadan evde bulunan herkes güneşin doğuşunu kurganlarda karşılarlar. Bu şölenin adına da “Ataların ruhuna saygı, kızıl güneş” demişler.!
Dört şölenin her birinde ki uygulamalar, törede var olan paylaşımcılık, ayrıcalıksızlık (imtiyaz) ve katmansızlık (sınıf) ilkeleri temel alınarak yapılır.!
Bizim olan değerlerin özünü koruyup yaşanılan çağa uyarlamak temel görevimiz olmalıdır.!?
Türk soylular!
Saygınlığınızla anılın!
Han ATAMAN

