ARAŞTIRMA - İNCELEMEKEMALİST GENÇLİKMAKALELERMUSTAFA ACER

LAİKLİK


Tarihte Laiklik ilk defa Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey tarafından uygulanmıştır.
Tuğrul Bey 1050 Yılında Abbasi Halifeliğini Selçuklu Devletine kattığı zaman, Halifeliği kabul etmemiş, “Din işlerini halife, devlet işlerini de sultanın yönetmesi gerekir” diyerek, Halifeliğin Devlet işlerinden ayrı olması gerektiğini söylemiş ve uygulamıştır.
Böylece dinle devlet işlerini ayırarak dünyada Laikliği ilk defa uygulayan ülke olarak tarihe geçmiştir.
Selçuklularda olan Laiklik uygulaması 1789 Fransız Devrimine ışık tutan bir fikir olarak Fransız düşünürler De Guignes ve Voltaire tarafından kabul edilmiştir.
Atatürk de Laikliği Fransız Devriminden değil, Selçukluların Din ve Devlet islerini ayıran uygulamasından almıştır.
Laiklik; insanın varoluşundan gelen bir özgürlük anlayışıdır. İnsan; kendi aklı, bilgisi ve tecrübesi ile kendi kişiliğini oluşturabilen özgür ve kendine özgün birey olabilme kapasitesi, yeteneği ve imkanına sahiptir. Laiklik; İnsanın kendi özgün dünyasını kurma yetisini kullanma sorumluluğu ve özgürlüğüdür. Laiklik; hiçbir güç ve otoritenin insanın kişiliği üzerinde baskı unsuru olmasını kabul etmez.
Laiklik; özgürlüğü, sorumluluğu ve aklı esas alır. Laik bir yaşam için Birey, Toplum ve Devletin Laik olması gerekir. İnsanların özgürce yaşayabilmesi için Laik olması gerekir. Laiklik olmadan özgürlük mümkün değildir. Mustafa Kemal ATATÜRK “Laiklik insan olmaktır” diyerek, kısa ve öz olarak net bir Laiklik tanımı yapmıştır.
İnsanın özgür ve kendine güveninin olabilmesi için her türlü baskı ve bağımlılıktan kurtulması gerekir. Ancak o şartlarda insan aklını kullanarak, kendi özgün düşüncesine göre onurlu ve özgür bir hayat yaşama şansına sahip olacaktır. Kendine öz güveni olan insan; hiçbir merkeze, güce, kuruma ve düşünceye itaat etmek zorunda değildir. İnsan kendi düşünce ve yaptıklarından sorumludur. Özgür düşünce insanın Laik ve Dindar olmasına engel değildir.
İnsan kendi hayatını kurma, yönetme, yaşama hakkına sahiptir. Bir başka otoritenin insanın hayatını şekillendirmesine müsade edilemez. Laiklik; korkuyu, günahkarlık duygusunu, itaat kültürünü ret eder. Aklı kullanmayı, sorumluluk almayı ve onurlu yaşamayı kabul eder. İnsan kendi hayatını kendisi düzenler, özgür olarak düşünür ve yaptıklarının sorumluluğunu alır.
Medeniyet; Akıl, Bilim, Felsefe, Sanat, Ahlak sayesinde ayakta kalır ve gelişir. Uygarlık; Özgür düşünen insanların yarattığı gelişmeler ile yükselmiş ve insanlığa yararlı olabilmiştir. “İtaat et, rahat et” anlayışı yerine, Aklını kullan, eleştir, araştır, özgür düşün ki Medeni Dünyada Çağdaş Uygarlık seviyesine erişme imkanı olabilsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir