MAKALELERMUSTAFA ACER

ATATÜRK İLKE VE HEDEFLERİNDE BİRLEŞMEK

Türkiye Cumhuriyet’inin kurtuluşu; Kemalist ideolojinin öğrenilmesi, anlatılması, anlaşılması ve Planlı kalkınma modeli olarak uygulanması ile mümkün olacaktır.
Türk Milletinin gereklerine uygun olarak uygulanmış, bize ait olan Kemalizm; Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923- 1938 döneminde başarı ile uygulanmış ve Bütçesinde açık vermeden 15 Yıl boyunca Denk Bütçe esasında, Yıllık ortalama %7 oranında büyüme sağlayarak, büyük bir başarı elde etmiştir.    
Kemalizm: ne Kapitalizm ve diğer Liberal uygulamaları, ne Komünizm ve diğer Sosyalist sol uygulamaları, ne de Şeriatçı dine dayalı uygulanmaları kabul edemez. Uluslararası Yönetim sistemleri bizim için uygun değildir. 

Kemalizmin Dayanışmacı Planlı Ekonomi modeli; Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınması, gelişmesi ve ileri gitmesi ve Çağdaş Uygarlık seviyesine erişmesi için tek çözüm yoludur.
Atatürk “Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir” diyerek gerçek kurtuluşun kendi benliğimize dönmekle mümkün olacağını söylemektedir. Egemen Güçlerin Türkiye’ye empoze ettiği, Milli olmayan Yönetim sistemleri bize uymaz, uymamıştır ve uymayacaktır.  

Kemalizm Türk Milletinin birleştirici değeridir. Kemalizmin başarılı olması; Atatürk İlke ve Hedeflerinin öğrenilmesi, anlaşılması, özümsenmesi, anlatılması, benimsenmesi ve uygulanması ile mümkün olacaktır.
Fransız hukukçu ve siyaset bilimci Prof. Maurice Duverger, “Le Kemalizm’e” adlı makalesinde (1963): “Kemalizm, Amerika ve Batı Avrupa rejimlerinde bulunmayan nitelikleriyle, Marksizm’in gerçekten alternatifidir. Batı demokrasisinin yetersizliklerine çözüm getiren, Kemalist model tercih edilmektedir” diyerek Kemalizm’in; Kapitalizm ve Komünizme karşı başarılı bir çözüm olduğunu söylemektedir.
Küba devlet başkanı Fidel Castro “Devrimci M. Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?..” diyerek doğru tercihin Atatürkçülük olduğunu ifade etmektedir.
Norveç’te söylenen “Mustafa Kemal gibi düşün” deyimi “Gerçekleştirilmesi çok zor olan konuların bile azim ve irade ile başarılmasının mümkün olabileceğini düşün ki, hedefine varabilmek için büyük gayret ve çabaları göze alabilesin” diye ifade edilmektedir. Bu özdeyiş, mücadele gücünü anlatan bir söz olması açısından önemlidir.

Atatürkçülük; hiçbir ideolojinin kalıpları içine sıkışıp kalmayı kabul etmeyen, her durum için farklı çözümler olabileceğini kabul eden, durumsal olmayı ve geniş düşünmeyi öngören, akıl ve bilim önceliğinde sorunlara çözüm üretebilen bir Yönetim şeklidir. Onun için Kemalizm kalıplaşmış bir doktrin olarak değil, İlke ve Hedefleri ile tanımlanmış çağdaş bir Yönetim modeli olarak uygulanmaktadır.
Atatürk İlke ve Hedeflerine erişme çabası süreklidir, tutucu olmaya ve durağanlığa müsade etmez. Daima Yenilik ve Çağın gereklerine uymayı emreder.

Kendisini Atatürkçü olarak tanımlayan herkes gerçek Atatürkçü olamıyor. Atatürkçülük; İlkelerin tamamının Türkiye’nin temel değerleri olduğuna inanmak, onların vazgeçilmez olduğunu kabul etmek ve uygulamaktır. Bazı ilkeleri kabul edip, bazılarının uygulanmasını kabul etmemek Atatürkçülük değildir.
Atatürk İlke ve Hedefleri; o dönemin ihtiyaçlarına cevap verdiği kadar günümüz şartları için de geçerlidir ve vazgeçilmezdir.

Türk Milleti’nin güçlenmesi, gelişmesi, Çağdaş Uygarlık seviyesine erişmesi; “Bize Atatürk yeter” diyebilen kadrolar ve Yönetim anlayışı ile mümkün olacaktır.

Atatürk 23 Mart 1923 günü Afyon’da yaptığı konuşmada “Bir ülkede güzel şeyler düşünen insanlar, olağanüstü işler yapmaya yetenekli kişiler olabilir, fakat bir kişi kendi başına hiçbir şey yapamaz. İsterse genel bir duygunun ifade ettiği şekilde onun parçası ve temsilcisi olsun. Ben ülkemin düşünce ve duygularını yakından tanımaktan, ülkemde gördüğüm yetenek ve ihtiyaçları anlatmaktan başka bir şey yapmadım. Benim gücüm ve kudretim, halkımın bana gösterdiği güven ve inançtan başka bir şey değildir. … karşılıklı güvenle hep birlikte yürüyerek, Allah’ın izniyle çok kısa zamanda ulusa refah ve mutluluk verecek olan büyük hedefimize ulaşacağız.” demektedir.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabesi; Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk Milletine emanet ettiği bir vasiyettir.
 “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet Muhafaza ve Müdafaa etmektir.”
“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır.
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
 
ATATÜRK İLKELERİ:
Atatürk İlkeleri; Türkiye Cumhuriyeti’nin temelidir. Kemalist olmak için bu İlkeleri iyi bilmek ve uygulamak gerekir. İlkelerden bazılarını kabul etmemek veya farklı tanımlamalar ile esasından saptırmak Atatürkçülük olamaz.
1)      Cumhuriyetçilik: “Bağımsızlık kavramı hem devletin hem toplumun hem de kişinin bağımsızlığını içerir. Bunun ülke içindeki yönetim biçimi, halkın istencini egemen kılan, halk egemenliği öngören ‘Cumhuriyet’tir.”             Prof. Dr. Suna KİLİ
2)      Milliyetçilik: “Milli siyaset demekle anlatmak istediğim şudur: Milli sınırlarımız içinde her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup ulusun ve yurdun gerçek mutluluğuna ve bayındırlığına çalışmaktır”                                    M. K. ATATÜRK
3)      Halkçılık: “Halkçılık, Demokrasi esasına müstenit hükümetlerde, hâkimiyet, halka, halkın ekseriyetine aittir. Demokrasi prensibi, hâkimiyetin millette olduğunu, başka yerde olmayacağını iltizam eder.”                 M. K. ATATÜRK
4)      Devletçilik: “Bizim devletçiliğimiz; özel girişimi “esas” kabul eder, ama toplumun genel yararının gerektirdiği her noktada devleti görevli sayar.”                  M. K. ATATÜRK
5)      Laiklik: “Din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir… Hangi şey ki akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur; biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur. ”                   M. K. ATATÜRK
6)      İnkılapçılık: “Kalıplaşmayı, durağanlığı, köhneleşmeyi, işlevini kaybetmeyi, çağın toplumun gerisinde kalmayı önlemek, dinamik bir gelişim anlayışını sağlamak ve sürdürmektir… Toplum yaşayan bir varlıktır; değişmek, gelişmek zorundadır.” Prof. Dr. Suna KİLİ
 
ATATÜRK’ÜN HEDEFLERİ:
Atatürk’ün hayatı boyunca amacı; Türk Milletine huzur ve mutluluk sağlamak olmuştur.
1)      Ulusal bağımsızlık: “Tam bağımsızlık demek, kuşkusuz siyasi, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve tam özgürlük demektir.”      M. K. ATATÜRK
2)      Milli birlik: “Milli sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlımızı koruyup ulusun ve yurdun gerçek mutluluğuna ve kalkınmasına çalışmaktır.” M. K. ATATÜRK
3)      Adalet ve Güven ortamı yaratmak: Yasama, Yürütme, Yargı kuvvetler ayrılığı dengeli bir şekilde oluşturulmalıdır. “Cumhuriyet, Türk adaletinin bu karışıklıktan, yokluktan ve pek ilkel durumdan kurtarılmasını devrimin ve yüzyılımız uygarlığının gereklerine uyan yeni bir Türk Medenî Kanunu’nun hızla vücuda getirilmesini ve uygulamaya konulmasını zorunlu kılmıştır”                  Türk Medeni kanun gerekçesi
4)      Milli dış politika: “Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesiyle hareket ediyoruz.” “Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerine uluslararasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği egemen olacaktır.”                 M. K. ATATÜRK
5)      Akıl ve bilim ışığında çalışmak: “Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir… Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”                M. K. ATATÜRK
6)      Çağdaş uygarlık seviyesine erişmek: “Ancak, yaptıklarımızı hiçbir zaman yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız. Ulusumuzu en geniş imkanlarla yüksek refah düzeyine getirecek ve Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesine yükselteceğiz.”        M. K. ATATÜRK
* Atatürk İlkeleri: Türkiye Cumhuriyeti’nin yürüyeceği yolu tanımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir