ARAŞTIRMA - İNCELEMEMAKALELERTARİHZAFER GÖKCAN

TÜRK DEVLET GELENEĞİ VE “KURT – KÜRT” KÖKÜ

“Kürt” adı ve kavramı, tarihsel olarak oldukça geç ortaya çıkmıştır. 1071 yılında Bizans ordusunda paralı asker olarak görev yapan Peçenekler ve Karaoğuzlar‘ın sancaklarında yer alan “kurt kafası” simgesinden kaynaklanmıştır. Savaş sırasında saf değiştirip Alparslan’ın yanında yer alan bu gruplara, taraf değiştiren “kurtlar” denmiştir.

1516 yılında Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’in tebası olan Karluk Kurmançlar için “Kurmançlar benim kurtlarımdır” ifadesini kullanmış; Kurmançlar Yavuz’un yanında yer almış ve Safevi topraklarında Fars, Arap ve Beluç beylerine bağlı bir tebaa konumuna getirilmiştir.

“Kürt” adı Farsça “Kürd” olarak telaffuz edildiği için, Safevi devletine karşı sahaya çıkarılan Karluk boyu Kurmançi-Korani-Sorani oymakları ve bazı Avşar oymaklarına “Kürt” tanımlaması, bir Osmanlı devleti tanımı olarak ortaya çıkmıştır. Öte yandan, “Kürtçe” olarak adlandırılan bir dil yoktur; Kurmanç, Koran ve Soran lehçeleri, Doğu Hun Karluk boyunun oymakları ve lehçeleri olarak kabul edilir. Örneğin, Kurmanç lehçesi %60 Başkurt, %30 Fars ve %10 Arap etkisi taşımaktadır (Kazım Mirşan).

Safevi ve Avşar Hanedanları Bağlamında Türk Devlet Geleneği

Şah İsmail’in baba tarafı Avşar Türkü, anne tarafı Bayat Akkoyunlu Hanedanı’dır. Safevi Hanedanlığı, Şah Abbas döneminde Şiileşip çöküş sürecine girmiş; bu çöküşün ardından Safevi Avşar beyleri, Avşar Devleti’ni kurmuştur.

Türk tarihi ve töresi geleneğinde, dinin kontrolüne giren her devlet çöküş sürecine girer. Yeni devlet, uç beylerinden birinin önderliğinde kurulur ve süreç devam eder. Bu nedenle, Türk devlet geleneği yaklaşık 20 devletin çöküş ve yeniden doğuşundan oluşur.

  • Hazar, Museviliği saraya taşır ve çöker; Hazar’ın uç beyi Duhok, Selçuklu’nun temelini atar.
  • Selçuklu, Farsî İslam’ı saraya taşır ve çöker; Selçuklu’nun uç beyi Süleyman Şah, Osmanlı’nın temelini atar.
  • Osmanlı, Yavuz Sultan Selim ile Emevi ulemasını saraya taşır; çöküş iki asır sürer ve Vahdettin ile tamamlanır. Osmanlı’nın paşası Mustafa Kemal Atatürk ise Türkiye Cumhuriyeti’ni kurar.

Safevi Hanedanı çöküşün ardından Nadir Şah tarafından Avşar Devleti kurulmuş, Avşar Hanedanlığı ise daha sonra Gacer (Kaçar) Devleti’ni kurmuştur. Gacerler, Kırşehir’den Safevi devlet kuruluşuna katılan Avşar boyu hanedanıdır. İngiliz-Fars ortak darbesi sonucunda Gacerler devletten uzaklaştırılmış ve devletin adı İran olarak değiştirilmiştir (1925).

“Kürt” Adının Ortaya Çıkışı ve Politik Kullanımı

1516’ya kadar “Kürt” adı yoktur. 1071’de Bizans ordusunda paralı asker olan Hristiyan Peçenekler ve Gagauzların sancaklarında (bayraklarında) “kurt başı” simgesi bulunduğu için onlara “kurtlar” denmiştir. Peçenekler, Selçuklu ordusuyla Türkçe konuştuklarını görünce saf değiştirip Selçuklu ordusuna katılmış; Bizans, bu durum karşısında şaşkına dönmüş ve bozguna uğramıştır.

Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’in Maraş’tan batıya doğru ilerlemesini durdurmak amacıyla Mısır’dan bin kadar Emevi uleması getirterek sarayı ve tebaayı Arap Emevi Sünniliğine bağlamıştır. Safevi’deki Fars ve Arap Sünni beylerini yanına çekmek için mezhep temelinde anlaşmalar yapılmış ve bu anlaşmayı tarif ederken, “Benim kurtlarımda Sünni Fars, Arap ve Beluç beyleri olacak” denmiştir.

Safevi Maraş’tan Anadolu’dan Muş’a kadar sürülmüş; Safevi’nin terk ettiği topraklardaki Türkmen boyları, Yavuz’un “kurt beylerine” verilmiştir. Alevi Türkmen aşiretleri, Fars, Arap ve Beluç beylerine hizmetkâr yapılmış ve büyük bir kısmı katledilmiştir (yaklaşık 70 bin kişi). Urfa, Diyarbakır, Mardin ve Hakkâri gibi Türkmen kentleri, “Kürt” beylerince işgal edilmiş ve egemen kılınmıştır. Türkmenler, Fars-Arap karışımı bir dil ile konuşmaya yönlendirilmiş ve büyük oranda Fars ve Araplaştırılmıştır. Günümüzde hâlâ “Kürtçe biliyor musun?” sorusu yerine kendi oymaklarını ifade etmektedirler: “Gurmanç e zone?”

Tarihsel Dil ve Oymak Bağlantıları

Farsçada “Gur” (köz), “Gor” (ateş) ve “Sor” (güneş) anlamına gelir. Karluk Türklerinin oymakları Gurman, Goran ve Soran isimlerini Farslar vermiştir. Günümüzde “Kürt” deyimi Farsça “kurt” denilmez, “Kürd” olarak telaffuz edilir.

Kürt bayrağı olarak bilinen bayrak, Safevi-Avşar bayrağıdır; sarı Doğu Hun, yeşil Güney Horasan, kızıl ise Kuzey Hazar kaynaklı olarak temsil edilir. Güneş, tüm Türklerin simgesidir. Yakut, Tuva, Altay, Tatar, Kazak, Kırgız, Uygur, Babür, Safevi, Avşar, Gagauz, Sekel, Hakas ve Moğol bayraklarında güneş simgesi vardır. Ayyıldız, Bizans ve Pontus bayrağından alınmıştır ve ilk kez III. Selim döneminde Osmanlı bayrağı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Günümüz Siyasi Bağlam

Kendini “Kürt” olarak gören Gurmanç, Gorani, Sorani ve Zazaki toplulukları, uluslaşmayı yüzyıllardır kavrayamamış ve aşiret yapısından milliyete, milliyetten millete geçişi gerçekleştirememiştir. 1918’de Wilson ile ABD emperyalizmi, 1920’den itibaren İngiliz emperyalizmi, 1948’den itibaren Fransız emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi, bu toplulukları Türkiye, İran, Irak ve Suriye’ye karşı kullanmıştır.

Türk ve Turani bir milliyet olmalarına rağmen, Şiilik ile Farslara, Sünnilik ile Araplara yakınlık gösterip Türk Selçuklu’nun bir tebası oldukları inkar edilmiştir. Dün Fars ve Araplar Türklüğe karşı “Kürtleri” kullanarak Selçuklu ve Safevi’nin çöküşünü sağlamışlardır. Bugün ise ABD, İsrail, AB ve İngiltere, “Kürtleri” Büyük Ortadoğu (İsrail) Projesi için kullanmaktadır.

Oysa Suriye’de Esad’a karşı duruşları ve IŞİD’e karşı verdikleri mücadele ile mazlum milletlerin takdirini kazanarak vatan savunması yaptıkları görüntüsü vermişlerdir. Laik-seküler ve ulusal cumhuriyetçi bir duruşu halk meclisleri aracılığıyla uygulayarak tüm Türk boylarına örnek gösterilmişlerdir.

ABD ve İsrail ile masaya oturup emperyalistlere dayanmak, yılan ile çuvala girmek anlamına gelmektedir. Yüz yıl önce Wilsoncu Ermenilerin durumuna düştükleri gibi, şimdi de tasfiye edilme riski altındadırlar. “Savaşarak etkisiz kıldıkları” iddia edilen IŞİD, ABD ve İsrail’in HTŞ’den önce kurdukları ve kullandıkları bir yapıdır; ABD ve İsrail şimdi HTŞ’yi kullanmaktadır.

Karluk kökenli Kurmançlar ve Koranlar, laik-seküler Türkmenler ile ittifak kurarak HTŞ mezhepçilerini ve arkasındaki emperyal güçleri yenmek ve Turan’da yerlerini almak için kendi Mustafa Kemal’ini ortaya çıkararak ezberleri bozmalıdır.

6 Mart 2026

ZAFER GÖKCAN
KAMUTAY Kurucusu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir