ARAŞTIRMA - İNCELEMEHABERLERMAKALELERMUSTAFA KARAAĞAÇLI

TUTUCULUK!

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.

1.Muhafazakarlık ve Tutuculuk Farkı
Muhafazakarlık, toplumsal, kültürel ve siyasi değerlerin korunmasını, değişimin kademeli ve geleneklere uygun olmasını savunan bir düşünsel tavırdır.
Muhafazakarlık kök değerleri geçmişten gelen birikimlerin, kurumların ve toplumsal yapının ve devlet hafızasının korunaklılığıdır.
Muhafazakarlık, her değişime “yeni” öznesini eklemez!
Zaten özünde yeni olmayan bir olgu, durum ve olaya da yeni demekle yeni olmaz!
Yenilikler öze bağlı, kök değerleri koruyan “devrimci” akıl ve ritmle olur.
Bunu gerçekleşmesi ise uzun süreli ve erimli çaba, oluşum ve girişimleri gerektirir.
“Yaptık oldu (!)” memlekete özgü tuhaflıkla yenileşmeler oluşmaz!
Tutuculuk ise kendilerine göre yorumladıkları manevi iklimle, gösterişçi, ışıklı, bol açılışlı ama işlevsiz fizik-mekanlarla böbürlenirlerken; özde ve akılcılığa güvenmezler.
Tutuculuğun kuşatmacı bir ahlak zedesi de vardır. Bu haliyle tutuculuk da her şeyi “hak görme” lekesi de görünür.
Tutuculuk kavramıyla ilgili görülen özellikler aşağıda sıralanmaktadır (Oakeshott,2019):
2.Tutuculuk Özneli Kareler
Tutucu iklim;
Bilineni bilinmeyene tercih eder.
Görünenin değil; görünmeyenin peşindedir.
Denenmiş olanı denenmemiş olana yeğler.
Gerçekler yerine; kutsilik adına her türden eylemi hak görür.
Devlet geleneğinde sınırı belli olan dış politikalar yerine; sınırlanmamış olanlarda macera arar.
Samimi eylemler yerine; gösterişler yapar.
Normal işleri kahramanlık gösterir.
Devletin yeni özneli liberal politiklarla yönetilmesinden yanadır.
Yandaş ve mahcup desteklerle yaşar.
Kamusal bürokraside kuşatmacıdırlar.
Çünkü; tutuculuk var olan işleyen-arıza yapmayanı kullanma-geliştirme yerine hayali-yeni özneli kurgular peşindeki hareketleri ve girişimleri yeğler. Eş deyişle tutucular “yeni” dedikleri ama içini doldurmadıkları kavramı başta eğitim ve ekonomi olmak üzere her alanda çok ama; boş kullanırlar.
3.Zamanın Ruhunda Tutuculuk
Güncelde zamanın ruhunda tutucu tavırlar şu noktalarda kendini gösteriyor:
Nereden geldiklerine ve nereli olduklarına bakılmaksızın tüm bireylere karşı ahlaki yükümlülükleri olduğunu iddia ederler.
Geldikleri manevi motiflere aykırı “kozmopolit elitlik” gösterirler.
Daha önce benimsedikleri ideolojik yapıların aksine davranmada bir çekince ve utanç göstermezler.
Ekonomik teorizelere güvenmezler.
Kültürel popülerliği yaşanan şiddet iklimine sebep gösterirler.
Varolan gerçeklere bakıp davranma yerine; kişisel tercihlere yönelirler.
Akılcı bulgulara güvenmezler.
Asgari yaşam standartlarını yükseltme konusunda çekingen davranırlar.
Kamunun küçülmesini planlarken; özel girişimlerin büyümesinden yanadırlar. Yancı özel sektörler ve görsel işitsel yazılı-elektronik medya da her bağlamda iktidarı desteklerler.
“Kanun yapıcı olarak kanunu çıkardım, uygulamasındaki yetersizliklere bakmam“ tavrını sergilerler.

4.Sözün Sonunda; Tutuculuğa “Bir Sonuç ve Bir Öneri”
Tutuculuk gerçek ve öz manevi iklim yerine kendine uygun gelen inançları yaşadığından;
akılcı, nesnel ve bilimsel bulgulardan uzak ve çelişkili politikaları siyasal dünya görüşünü istikrarsızlaştırmaktadır.

Tutuculuğun yönetim gücü için farklı elbiseler giydiği görülmeli, tutuculuğun, kamuoyuna sunduğu yapay ve sanal gündem konularının peşinden gidilmemelidir.
Kaynak
Oakeshott, M. (2019). The Intellectual-Roots-Of-Postmodern-Conservatism. https://quillette.com. 25.05.2019’daki erişim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir