ARAŞTIRMA - İNCELEMEHABERLERMAKALELERMUSTAFA ACER

LAİKLİK İSLAM’IN ESASIDIR

2- BAKARA SURESİ (286 Ayet): 136. ayet: “Allah bizim de sizin de rabbiniz. Sizin ameliniz size bizimki bizedir.”
109- KAFİRUN SURESİ (6 Ayet): 1-6 Ayetler “Ey kafirler, ben sizin taptıklarınıza tapmam, siz de benim rabbime tapmıyorsunuz” de. Sizin dininiz size, benimki banadır.”
Kur’an’da Kafirun Süresi “Senin inancın sana benimki banadır” diyerek, İnsanların inancına müdahale etmenin uygun olmadığını ifade etmektedir.
İmam-ı Azam Ebu Hanife; “Kuran ne bildirmiş ise onu ben anladığım şekilde yorumlarım, daha önceki yorumlar o günün şartlarına göre yapılmış olabilir, günümüz şartlarına uymuyorsa onu kabul etmek zorunda değilim” diyor.
Her İnsan Kuran’da bildirilenleri kendi aklını kullanarak yorumlamak ve kendi hayatına uygulamak zorundadır.
Kuran’da sayısız kereler “Akıl etmiyor musunuz?” diye uyarılmasına rağmen insanlar, kendi akıllarını kullanmayı düşünmüyorlar, ön yargılı din adamlarının hurafelerine inanıyorlar. İslamiyet esaslarına uymayan Müslüman Toplumlar; çağın gerisinde kalmış ve ilerleme imkanı bulamamıştır. Çağdaş uygarlığa erişmeyi engelleyen İslamiyet değil, İslamiyet’i Kuran esaslarına uygun olarak yaşamayı başaramayan topluluklardır.

  1. RAD SURESİ: 40. Ayet “Onlara yaptığımız vaadi sana göstersek de veya seni çekip alsak da, tebliğ etmek sana, takdir etmek bize aitdir.”
    42- ŞÜRA SURESİ (53 Ayet): 48. Ayet “Ey peygamber; senin görevin tebliğ etmektir. Rahmet ile rahatlayan, zora düştüğünde isyan eden nankördür.”
    Kuran Ayetlerinde ifade edildiği gibi İslamiyet’te zorlama yoktur. Peygambere bile İslamiyet için zorlama yetkisi verilmemiştir.
    Herkes kendi yaptığından sorumludur. Allah; “İnsanların yaptığı kötülüğün cezasını da yaptığı iyiliğin mükafatını da ben veririm” diyor. Bu yetki Peygambere bile verilmemişken, kendini Arap Hukuku ile yönetilen Şeriatçı İslam Devletleri, İslam adına yetkili olduğunu iddia ederek, insanlara inanmadıkları veya farklı düşünceye sahip oldukları için ceza vermeye kalkışabiliyorlar.
    Haşa bunlar Allah mı? Kendini Allah yerine koyarak şirke girmiş olmuyorlar mı?

5- MAİDE SURESİ (120 Ayet): 32. Ayet “İnsan nefsi için birini öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur. Birini kurtarırsa da bütün insanlığı kurtarmış gibi olur.”
60- MÜMTEHİNE SURESİ (13 Ayet): 8. 9. Ayetler “Size düşmanlık edenlere karşı bağışlayıcı olun. Dininize karşı çıkmayan, sizi yurdunuzdan kovmayanlara karşı iyilik yap ve adaletle hükmet. Sana karşı çıkana sen de düşmanlık göster.”
Allah ancak size ve topraklarınıza saldıranlar olduğu zaman savaşmayı emreder. Onun dışında İslamiyet’te savaşmak emredilmemiştir. Müslümanlığı yaymak amacıyla silahlı cihat, savaş yoktur. Allah’ın emirlerini, yani Kuran’ı insanlığa iyi örnek olarak tebliğ etmek, yaymak emredilmiştir.

  1. ALU İMRAN SURESİ: 105. Ayet “Kendilerine açık delil gönderdiğimiz, ayrılık çıkararak farklılık yaratanlar için büyük azap vardır.”
    6- EN’AM SURESİ (165 Ayet): 159. Ayet “İnançlarını ayrılığa düşürenlerden olmayın, ayrılığa düşenlerin işi Allah’a kalmıştır. Onların kendilerine ne yaptıkları bildirilecektir.”
    6- EN’AM SURESİ (165 Ayet): 165. Ayet: “Dinde ayrıcalık yaratanların cezasını Allah verir. Allah İyilik yapana on misli ile, kötülük yapana misliyle karşılığını verir. “Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Allah içindir” de. Herkes yaptığının karşılığını görür.”
    7- ARAF SURESİ 3. Ayet “(Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O’ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!”
    İslam’da Tarikat ve Cemaatçilik yoktur, ayrımcılık lanetlenmiştir.
    İslamiyet’e göre Şeyhlik, Şıklık, Cemaatçilik ve Hilafet gibi bir ruhban sınıfı yoktur. Kuran; Allah ile kulu arasında bir veli olmasını yasaklamıştır. Allah’tan başka birilerinin aracı olmasını istemek, Allah’a karşı gelmek ve Allah’ın duaları kabul edeceği konusunda güven duymamak demektir.
    Allah; size Hz. Muhammet tarafından tebliğ edilen ayetleri (delilleri, öğütleri) verdim, akıl verdim, aklınızı kullanın ve doğru yolu bulun demektedir.

24- NUR SURESİ (64 Ayet): 31. Ayet “Mümin kadınlar; ırzlarını muhafaza etsin ve ziynetlerini mahrem olanlar dışında kimseye açmasınlar. Bekarları evlendirin. Para kazanmak için cariyelerinizi fuhşa itmeyin.”
Bu Ayette göğsün örtülmesi konusunda kullanılan Arapça “Hımar” kelimesi örtü anlamına gelmektedir. Bu kelimeyi Başörtüsü anlamına alanlar; söyler misiniz, Hangi kadın göğsünü başörtüsü ile kapatır? Böyle bir uygulama yoktur ve Kuran zanlarla ifade etmeye müsaade etmemektedir.
Buradan anlaşılacağı üzere, Başın örtülmesi; Kuran’ın ve İslamiyet’in emri değildir. Kim ki; “Kuran Başın örtülmesini emrediyor” derse kendini Allah yerine koymuş olur ki bu da şirktir. Allah’ın emretmediği konuda “İslam’ın emridir” diyenler kendilerini Allah yerine hüküm vermeye yetkili saydıkları için şirk içinde olurlar ki, bu da en büyük günahtır.
Allah’ın emri dışında ben başımı örtmek istiyorum diyorsanız, bu sizin tercihinizdir. Buyurun örtün. Fakat “Baş örtmek İslamiyet’in şartıdır” derseniz şirke girmiş olursunuz.

  1. RAD SURESİ: 40. Ayet “Onlara yaptığımız vaadi sana göstersek de veya seni çekip alsak da tebliğ etmek sana, takdir etmek bize aittir.”
    İslamiyet’te kul ile Allah arasında başka bir aracı bulunmaz. İnsan kendi özgür iradesi ile Allah’a inanır, onun Kuran’da bildirdiği emir ve yasaklara uyar, böylece Müslüman, iyi ve doğru olarak sadece Allah’a kulluk eder. Yani kişilerin inancı kendisinedir. İşte bu tanımlama tam da Laikliğin esasıdır.
    İnsanların yaptığı iyilik ve kötülüğün hesabı bir başkasından sorulmayacaktır. Ne anneden ne babadan ne evlattan ne de yöneticiden sorulmayacaktır. Hiç kimsenin bir başkasının yaptığı işlerden dolayı; günahtı, sevaptı diye yargılamaya hakkı da yoktur. Allah, insanları yargılama yetkisini Peygambere bile vermemiştir. “Bu insan cennetlik, bu insan cehennemlik” diye ayırım yapanlar, başörtüsü, içki, ibadet konularında insanları yargılayarak, kendilerini Allah yerine koymuş olurlar ki, Allah’ın iradesine ortak olmaya kalktıkları için şirk içindedirler.

14- İBRAHİM SURESİ (52 Ayet): 52. Ayet “Ayetlerimizi; gönderdiğimiz resullere, bulundukları kavmin lisanı ile bildirdik.”
Kutsal kitaplar; İncil Aramice, Tevrat İbranice, Kuran Arapça indirilmiştir. Kuran’dan feyz almak için Arapça okumak değil manasını bilerek ve onun emrettiği şekilde yaşayarak Müslüman olabilirsiniz.
Kuran’ı anladığınız lisanda ve anlayarak okuyun. İslamiyet, bütün insanlığa gönderilmiş bir dindir.
Kuran sadece Araplara indirilmiş bir kitap değildir. Kuran, hangi lisanı biliyorsanız o lisanda okuyup anlamanız ve Kuran’ın öğütlerine göre hareket etmeniz için aydınlatıcı olarak gönderilmiştir. Kuran’ı anlamadığınız bir lisan olan Arapça okumakla ondan nasıl bir öğüt ve ilham alacak, nasıl aydınlanacaksınız?
Kuran’ı öğretecekseniz; Arapça kuran kursları ile değil, anladığımız lisanda, Türkçe kuran kursları ile öğretmelisiniz. Arapça lisanı bilmeden Arapça Kuran okumak, insanlara Arap kültürü empoze etmek için uygulanan bir yoldur.

4- NİSA SURESİ (176 Ayet): 58. Ayet: “Emaneti ehline verin. İnsanlara adaletle hükmedin.”
M. K. ATATÜRK: “Hükümetin iki amacı vardır. Birincisi devleti korunmak, ikincisi ulusun refahını sağlamaktır.”
Kuran’ın devlete yüklediği 5 görev vardır. Bunlar “Emanet, Yönetim, Ehliyet, Adalet, Hizmet” olarak tanımlanabilir. Geçici bir dönem için Devleti yönetmekle görevlendirilen Hükümetler; Halktan Emanet olarak aldıkları Yönetim görevini, Ehliyetli kadrolarla Halka Adaletle Hizmet etmek için yetkilendirilmiş olurlar.
İslami anlayışa göre, Hükümet yetkilileri; Devletin sahibi değil, Halka Hizmet için görevlendirilmiş Emanetçilerdir. Hükümet yetkilileri bu bilinçle hareket etmek, “Halka hizmet, Hakka hizmettir” anlayışı ile hareket etmek zorundadır.
Şeriat devleti diye ifade edilen kavramlar, dikta rejim yaratmanın gerekçesidir ve İslamiyet’le bağdaşmaz.
Bir devletin Müslüman olması diye bir kavram olamaz. Ancak, Müslümanların çoğunlukta olduğu bir devlet olarak tanımlanabilir.
Kuran’da açık olarak ifade edildiği gibi, devlet halkın inançlarına müdahale etmez, yani İslamiyet’in esası Laikliktir.

MUSTAFA ACER
05.03.2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir