Monarşik Faşizmden Halkın Egemenliği’ne İlk Adım;“23 Nisan 1920’dir!”
Monarşik Faşizmden Halkın Egemenliği’ne İlk Adım;
“23 Nisan 1920’dir!”
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğr. Üyesi.
1.Monarşik Faşizm
Monarşik yönetim, devlet başkanlığının veraset yoluyla yani babadan oğula veya soyadan birine geçtiği yapıdır.
Monarşik yapılar;
Yetkiler kral, kraliçe, imparator, padişah.. ünvanlarında toplanır.
Egemenliğin bölünmesinden korkan zedeli yönetimlerdir.
Mutlak monarşizmde sınırsız yetki ve yetkesel icraatlar tek eldedir.
Anayasal yani meşruti monarşide “tabi; u y a r s a (!)” tek yetkili anayasa ile sınırlıdır.
Yeni özneli liberal tutucu ve kuşatmacı siyasi iklimli reel politiklerin zamanın ruhunda sergiledikleri meşruti monarşide sözde parlamentoyu sadece posta adresi olarak şekerleyerek, hükümdarın yetkilerinin parlamento ile sınırlandığı meşruti yapılar olarak gözleniyor.
2.Ya, Halkın Egemenliği
Monarşizmin aşağıda sıralanan somut tuhaflıklarına bir kez daha bakıldığında; ne kadar anti-demokratik,halkı nesneleştirip ötekileştiren lekelere sahip olduğu somutlanıyor:
· Tek elden yönetim: Devletin başındaki en üst yetki sahibidir.
· Kalıtsal geçiş: Yönetim hakkı aile bireyleri arasında miras yoluyla devredilir.
· Ömür boyu hüküm: tek yetkili ölünceye veya keyfi yetince feragat edinceye kadar görevde kalır.
Oysa, halkın egemenliği;
· Egemenliğin her bağlamda “halkta olmasıdır.”
· Halkın egemenliği toplumsal yaygın ve günceliyle popüler egemenliktir.
· Merkezi ve yerel yönetsellerin yönetim ellini doğrudan doğruya halktan almasıdır.
· Siyasi gücün temel ve tümelinin halk iradeli olmasıdır.
· Devleti yönetmeye meşru hak kazananların “halkın rızasıyla hükümetler kurmasıdır.
· Seçimleri sözde değil özde demokratik yanıtların adresleri görmesidir.
· Demokraside gözü olanların seçimlere de kulak vermesidir.
3.Halkın Egemenliğini Özne Yapa-ma-yanlar!
Politik parti-zanları devlet görme siyasal şaşılığı yaşayanlar “halkın egemenliğini” özne yapamazlar!
Çünkü;
· Devleti özel sektör gibi görürler!
· Kimlikçi ve yankesici ahlakı benimserler!
· Ulusal milliyetçi değil; mavi milliyetçilerdir!
· Ulusal iradeli değil; Atlatikçilerdir!
· Kamusalcı değil; nepotikçidirler!
· Normal işleri kahramanlık gibi sunmaya geberirler.
· Sade, yalın ve temel inançlı değil, Emevi ve gösterişli inançlıdırlar!
· Devletin işleyişinde israf düzeyindeki harcamalar Anayasanın da önem ve değerini azaltır.
· Siyasal kültürdeki aşınmalar, yoksulluk ve yolsuzluk olguları da halkın egemenliği zedeler.
· Kutsideki Hazreti Ömer’in adaletini sadece anlatı görüp oy devşiren siyasi din tacirleri de halkın egemenliğinden kopukturlar.
· Çoklu, çoğulcu demokratik katılımcı özgürlükler, ve kuvvetler ayrılığını da Anayasal metinden rehber alıp halkın lehine reel politik tercihlerine katamazlar.
4.Yargı ve Vargıda; “Halkın Egemenliği”
Cumhuriyetçi Demokrasiyi 106 Yıl önce İlk Meclisi düşünüp, tasarlayıp kuran ve açan GMK Atatürk ve arkadaşları o zamanın mandacı, monarşik, faşist emperyalist haydutlarına karşı “halkın dediği olur!” ilkesiyle yola çıktılar.
Türkiye Anadolu Coğrafyası’nın her köşesinden her tür inanç, değer ve ideoya sahip temsilciden oluşan İlk Meclis zamanın ruhunda da güncel iklime “v a z g e ç i l m e z” önem ve değerde ışıklar sunuyor.
O zamanın ahvalinden farkı olmayan sadece demokrasi, barış ve insan hakları, güzellemeleri süslü laflarla bezenen güya gezegenin abileri (!) ABD, Rusya, Çin, AB, Kanada, Suud…. özneli Atlantikçi kafalı dangalaklar ve katiller yine gezegene musallat olmuş halllerini sürdürmektedir.
Oysa, “yurtta barış ve dünyada barış” bu gezgenin her bir yanına yeter düşünsel, siyasal ve reel politik formasyanlar taşıyor.
Yeterki, faşist monarşik tek yetki ve yetkeli yönetimler yerine; “halkın egemenliğine” rıza gösterilmiş ve yönetsel meşruiyetlerini halktan almış olsunlar!
5.Söz Sonunda; “Kutlama ve Şükranla Teşekkür”
Nisan’ın 106. Yıllık 23. Gününde Cumhuriyetçi Demokrasi aşığı halka “ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.”
Bizlere bu güzel Anadolu’da yaşama ve nefeslenme olanağı veren Cumhuriyetçi Demokrasi’nin Kurucu Evrensel Filozofu GMK Atatürk ve arkadaşlarına da şükranlarla, minnetlerle içten teşekkürlerle rahmetler olsun.
Kaynaklar
Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın.
Karaağaçlı, M (2021). Eğitimin Sosyolojisi. İkinci Yazım İkinci Basım :Mart,2021-2. Ankara: Bizim Büro Basımevi Yayın ve Dağıtım Hizmetleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ISBN – 978-605-62357-9-5. Bandrol Seri No Aralıkları: THG-SOP: 983928-983982.
TC, (1981). “2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” . T.C. Resmî Gazete. Sayı 17284. 19 Mart 1981.
TC, (2012). “Resmi Tatil Günleri”. K.K.T.C. Başbakanlık Personel Dairesi Müdürlüğü. 25 Kasım 2012.
Etiksel Gerekçe ve İlke
Burada yer verilen görüşlerde hiçbir kaynak ve yazından manipülasyon yapılmadığından: bu yazından yapılan alıntılarda da kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
İletişim ve Erişimi
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
e-posta-1: mkara@gazi.edu.tr
e-posta-2: mustafakaraagacli80@gmail.com
Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Konuk yazarlığı-1 :www.bcp.org.tr
Konuk yazarlığı-2 :www.derslerdergisi.comr
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook-1 :Kirizma
Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı
X :M_Karaagacli_
İnstagram :mustafakaraagacli1
Youtube kanalı:http://www.akademikada.youtube.com/@

