KAİNAT
KAİNAT
Güneş sistemi böylece meydana gelir. Kuyruklu yıldızlar, zaman zaman uzayın sonsuz derinliklerinden birdenbire ortaya çıkar, bu sistemin içine girer ve sonra tekrar çıkıp gider. Görebildiğimiz yıldızlar, Güneş sisteminden yüzlerce milyon kilometre daha uzakta bulunur. Arada ve yıldızların arasında hayatsız, soğuk, karanlık ve boş bir alan vardır.
Sonsuz boşluk, bunun içinde hareket eden yıldızlar, Güneş sistemi ve bütün bunların hepsi düşünüldüğünde, zihnimizde oluşan kavram “kâinat” kelimesiyle ifade edilir.Kâinatın varlığı, bu sonsuz büyüklük, bir hayal veya yalnızca bir düşünce değildir; gerçek varlıkların oluşturduğu bir bütündür. Bu varlıkları birbirine ve her birini ayrı ayrı hepsinin oluşturduğu bütüne bağlayan, aralarındaki uyumu sağlayan zorunlu, sürekli ve genel kanunlar vardır.Kâinatın varlığından anlaşılan kuvvet, güç ve hareket, kâinatın kanunlarına tabidir.İşte tabiat, hem kâinattaki varlıkların bütünüdür hem de aynı zamanda kâinatın kanunlarına tabi olan hareket ve güçtür.
O hâlde tabiat hem kanunların sahibi, koyucusu ve hâkimidir hem de aynı kanunlara tabidir.Nasıl ki millet devlettir; bu bakımdan kanunların sahibidir, onları uygulayan güçtür; fakat aynı zamanda bu kanunlara tabidir.
Bütün varlıklar tabiatın içinde ve onun kanunlarına tabi olduğuna göre, canlı varlıklar ve insanlar da şüphesiz bundan ayrı ve istisna olamazlar.
Gerçekten insan, tabiatın bir ürünüdür. Hayatın büyük kuralı da tabiata uymaktır.Tabiatta hiçbir şey eksilmez ve hiçbir şey artmaz
