KIBRIS BARIŞ HAREKATI
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümünü kutluyoruz.
Bu duruma nasıl gelinmişti? 1878 yılında 2’nci Abdülhamit tarafından Rus tehdidine karşı Osmanlı Devletini korumak koşuluyla mülkiyet hakkı Osmanlı’da kalmak üzere geçici olarak ada İngilizlere verilmişti. Birinci Dünya Savaşı esnasında İngiltere adayı ilhak ettiğini açıkladı. İngilizler, Dünya Savaşlarından sonra dünyadaki ağırlığını yitirince, adadaki hükümranlığı zayıflamaya başlamıştı. Bu kapsamda Rumlar ENOSİS’i gerçekleştirmek için 1955 yılında EOKA yeraltı örgütünü kurdular. Türkler de buna karşılık 1958 yılında Türkiye’nin yardımıyla TMT’yi kurdular.1959 yılında Londra ve Zürih Anlaşmaları kapsamında garantör devletlerin himayesinde 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Cumhurbaşkanı Rum ve yardımcısı Türk’tü. Fakat devlet kurulur kurulmaz problemler başladı. Türklere karşı tutuklamalar ve katliamlar başladı. Türkiye garantörlük hakkını kullanarak 1963 ve 1967 yıllarında adaya müdahale etti.
Fakat bu müdahalelerde yeterli olmadı. EOKA yeraltı örgütü tarafından 15 Temmuz 1974 tarihinde Makarios’a yapılan darbe sonucunda yönetime el konuldu. Bu bağlamda Türklere karşı baskılar daha da arttı. 1974 yılında Ecevit başbakanlığında Erbakanla birlikte kurdukları koalisyon hükümeti bulunuyordu. İngiltere ve ABD ile hükümetin yaptığı görüşmelerde bir sonuç alınamadı ve hükümet adaya asker çıkarmaya karar verdi.
Bu bağlamda 20 Temmuz 1974 tarihinde Lefkoşa civarına bir hava indirme ve Girne bölgesine yapılan çıkarma ile harekat başladı. Harekatın birinci safhasında Lefkoşa bölgesi ele geçirildi ve BM’ler anlaşma için çağrıda bulundu ve ateşkes ilan edildi. Fakat bir anlaşmaya varılamayınca, ikinci safha harekatı başladı ve harekat bugünkü sınırlara kadar ulaştı ve ateşkes ilan edildi. Taraflar bir türlü anlaşamadığından hala BM’ler sorumluluğunda zaman zaman barış görüşmeleri yapılmış ve sonuç alınamamıştır. Bunun üzerine 15 Kasım 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi ve kurulan bu devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti hariç hiçbir devlet tanımadı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu harekat nedeniyle, ABD tarafından ambargoya tabi tutuldu. Bunun karşılığında Türkiye’deki ABD üsleri kapatıldı. Bu ambargo sayesinde Türkiye kendi imkanlarıyla ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN tesislerini kurdu ve öz milli askeri sanayisine kavuştu.
Harekat başlamadan önce de harekatın yüksek stratejisinin alt yapısı da hazırlanmış olsaydı, belki de bugün yaşananlar olmayacaktı. Temennimiz en kısa zamanda KKTC’nin hak ettiği yere gelmesidir.

