ÖZEN ŞENYİĞİTULUSAL GÜVENLİK

TARİH TEKERÜR MÜ EDİYOR?

Osmanlı İmparatorluğunun ünlü Bekir Ağa Bölüğü hapishanesi, Beyazıt’ta günümüzde

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilgiler Fakültesi binası olarak bilinen taş bina, Sultan

Abdülmecit döneminde, 1841 yılında “Bab-ı Seraskeri Hastanesi” olarak inşa edilmiştir. Daha

sonra Harbiye Nezareti müştemilatı ve hapishane olarak ünlenmiştir. Abdülhamit zamanında

bu binaya Bekirağa Bölüğü adı verilmiştir. Ateşkes zamanında, Bekirağa Bölüğü denilen bu

taş bina tamamen siyasi ve askeri tutuklulara ayrılmış, İttihat ve Terakki ileri gelenleri, devlet

adamları, üst rütbeli subaylar burada tutuklu bulunmuşlardır. Bu tutukluluk hali İngilizlerin,

Hürriyet ve İtilaf Fırkasının istekleri doğrultusunda olmuştur.

Bekirağa Bölüğünde tutuklu olan subaylar, suçlu olduklarına karar verilinceye kadar

maaşlarını aldıklarından yiyeceklerini kendileri sağlarlardı. Birçoklarının aileleri bunların

yemeklerini dışarıdan getirirdi. Devlet ileri gelenleri, vekiller, vezirler ve paşaların uşakları

onların yemeklerini, konaklarından tepsilerle buraya taşırlardı. Erler ise, civardaki

bakkallardan peynir, ekmek veya zeytin ekmek satın alırlardı.

Antlaşma yıllarının ünlü Nemrut Mustafa Paşa’nın başkanlığındaki Divan-ı Harp, işte bu

Bekirağa Bölüğündeki tutukluları yargılardı. İşte en başta Mustafa Kemal Paşa, Kavaklı

Fevzi Paşa(Çakmak), Alb.İsmet İnönü olmak üzere bütün Anadolu’ya kaçan subayları,

padişaha karşı gelme suçuyla idama mahkum eden bu kuruldur..

Bekirağa Bölüğünde belli başlı tutuklular şunlardır; devlet ileri gelenlerinden İttihat ve

Terakki Cemiyetinin ünlü sadrazamlarından Prens Sait Halim Paşa, Şeyhülislam Ürgüplü

Hayri Efendi, İttihat ve Terakki Katib-i Umumusi Mithat Şükrü Bey, Hariciye Nazırı Halil

Bey(Menteş), Başyazarlardan Yunus Nadi Bey, Ziya Gökalp, Tanin gazeteci sahibi ve

başyazarı Hüseyin Cahit Bey(Yalçın), 6. Ordu kumandanı Irak zaferlerinin kahramanı Ferik

Halil Paşa(Enver Paşa’nın amcası), Kafkas İslam Ordusu Kumandanı Fahri Ferik Nuri

Paşa(Enver Paşa’nın kardeşi Mataracı), Doğu Cephesi Ordu Kumandanı Yanyalı Vehip

Paşa, Haber Alma Şubesi Müdürlüğünü yapan Kurmay Albay Seyfi Bey(Kurtuluş Savaşı’nda

general ve milletvekili) ve Boğazlıyan Kaymakamı, Yozgat Mutasarrıf Vekili Kemal

Bey(Divan-ı Harp kararı ile Beyazıt’ta idam edilmiştir.) idi.

İngilizler, Bekirağa Bölüğündeki tutuklulardan bir kısmını da gece geç saatlerde tutukevine

getirdikleri kamyonlara bindirerek İstanbul Limanı’nda istim üzerinde durdurulan savaş

gemilerine nakledip Malta’ya göndermişlerdir.

Sonuç olarak, imparatorluğun her döneminde daha hareketli fakat daha korkunç ve haksız

uygulamalara tanık olmuş bulunan bu bina, adaletsizlik alınyazısı sayılmıştır.

Bugün de Silivri aynı durumda mı? Tarih tekerrür 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir