TUHAF YÖNETSEL EGOİZM!
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Karaağaçlı
TC GÜ Gazi Eğitim Fakültesi
1.Ego Dedikleri
“Ego, Ben” anlamına gelen, kişinin kendilik algısını, özgüvenini ve “benlik” duygusunu ifade eden psikolojik bir kavramdır. Freud’a göre ego; dürtülerle (id) ahlaki değerler (süperego) arasında denge kurarak gerçeklik ilkesine göre hareket eden, davranışları yöneten ve kişiyi dengede tutan zihinsel yapıdır.
Zihinsel yapı eş deyişle; (1)id yani içgüdüler, (2)ego-benlik ve (3)süperego-üst benlik olarak üçe ayrılır.
Ego, id (at) ve süperego (binici) arasındaki dengeyi sağlayan “sürücü” gibidir.
Ego, kişiliğin gerçekle ilgilenen kısmı olarak; id’in isteklerini topluma uygun, mantıklı ve gerçekçi bir şekilde karşılamaya çalışır.
Sağlıklı bir ego, kişinin kendine güvenmesini ve duygularını yönetmesini sağlar.
2.Yönetimde Egoizm
“Ben” merkeziyetçi tavırla ego baskın olduğunda; kişi her şeyi kendi etrafında ve öznesinde değerlendirir.
Özgüven içten gelen gerçekçi bir değer inancıyken, yüksek ego dış onaya ihtiyaç duyan kırılgan bir yapıdır.
Ego, kişinin zihnindeki “ben” algısı olduğundan; dengeli hali sağlıklı bir benlik, aşırı hali ise kibir (egoizm/egotizm) olarak kendini gösterir.
Sahip olduklarını kendini beğenmişlik veya kibir anlamında, her şeyi kendi merkezinde değerlendirir.
3.Demokrat Yönetim ve Yönetici
Yönetim işbirliği ile amaçlara ulaşma faaliyetlerinin toplamıdır. Yönetim süreci; evrenseldir. Grup dinamiğini gerektirir. Kaynakların özel düzenlenmesini ve bireyler arası sosyal eşitlikçi iletişimi gerektirir.
Yönetici yönetim işini gerçekleştiren, yönetim sürecinde yer alan işgörenler arasında belirli bir amaca yönelik iletişim ortamı oluşturan, geliştiren, çalışmalara yön verebilecek yeterliklere sahip işgörendir.
Demokrat yönetici;
· Çoklu ve çoğulcu kararlara eşlik eder.
· Grup kararlarına katılır.
· Diğer yöneticilerle yakın ilişkiler kurar.
· Yönetiminde bilimsel yönetim ilkelerini uygular.
· Esnek fikirlere sahiptir.
Demokrat yönetici, çalışanlara “empoze ve manipülasyon yapmaz!
· Açık iletişim kurar.
· Bulunduğu sosyal, siyasal, bürokratik ve reel politik konumu, rolü, statüsü ve prestiji ne olursa olsun! “yeri gelince terk etmeyi bilir.” Çünkü bulunduğu yeri bağlamına uygun bırakabilme “bir erdemdir.”
· Etik ilkeleri yaşam biçimi olarak benimser.
· Ahlaki değerleri Emevi inançları olarak göstere göstere sunmaz! “İçsel ve tutarlı olarak yaşar.”
· Halkın egemenliğini yönetimden önde tutar.
· Hak, hukuk ve adaleti önemser, yaşar ve yaşatır. Çünkü; “adalet yönetimden öndedir” Sokrates’e göre.
· Yapamadıklarında “i s t i f a” diye yüksek vicdanlı ve insani bir davranış olduğunu bilir.
3.Sözün Sonunda; Demokratik Yönetim, “Cumhuriyetci Demokrasi İklimidir!”
Demokratik yönetim ve yönetici egosantrik değil; “çoklu, çoğulcu, eşgörevli, eşgüdümlü, dayanışmacı ve paylaşımcıdır.
Çünkü; Demokratikliğin, Cumhuriyetçi Demokrasi’nin temeli olduğunu, “Laik, Kamucu, Halkçı, Cumhuriyetçi, Ulusalcı, ve Devrimci” olmanın ise Atatürk’ün iklimi olduğu bilinciyle yönetir ve yaşar.
Aslında anılan bu temel ve tümel ilkeler, hem memlekete adalet, hak, hukuk, huzur ve barış getirirken; gezegeni de bencil “e g o kafa” yöneten tuhaflıklardan ve dangalaklıklardan da korur ve kurtarır!
İletişim ve Erişimi
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
e-posta-1: mkara@gazi.edu.tr
e-posta-2: mustafakaraagacli80@gmail.com
Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021

