EMEKLİNİN UNUTULAN MATEMATİĞİ
Matematiğin Değiştirdiği Hayatlar…
Ben, üç çocuklu işçi bir babanın en küçük kızıyım.
Annem ev hanımıydı. Evimize giren tek gelir babamın maaşıydı. O tek maaşla üç çocuk okudu, evimiz oldu, soframız kuruldu. Kimse lüks içinde değildi ama kimsenin yarınıyla ilgili büyük korkuları da yoktu.
1997 yılında rahmetli babam emekli oldu.
Bugün hâlâ dün gibi hatırlıyorum… Aldığı emekli ikramiyesiyle Ankara’nın güzel bir semtinde bir ev aldık. Bir de ikinci el Şahin marka bir otomobil… O gün bize çok büyük görünüyordu. Çünkü yıllarca alın teriyle çalışmış bir insanın emeğinin karşılığı buydu.
Üç çocuk okumaya devam etti. Babamın emekli maaşıyla hayat sürdü. Kolay değildi ama mümkündü.
Aradan yıllar geçti…
Bir gün dönüp baktığımızda fark ettik ki sadece yıllar değişmemiş.
Emeklilik değişmiş…
İkramiyeler değişmiş…
Alım gücü değişmiş…
Hayatın matematiği tamamen değişmiş.
Eskiden bir emekli ikramiyesiyle ev alınabiliyordu.
Bugün aynı ikramiyeyle bırakın evi, çoğu zaman bir otomobil bile alınamıyor.
Eskiden tek maaşla bir aile geçinebiliyordu.
Bugün iki maaşla bile ay sonunu getirmek hesap işi hâline geldi.
Eskiden emeklilik, yıllarca çalışmanın ödülüydü.
Bugün ise birçok insan için geçim mücadelesinin başladığı dönem haline geldi.
İşte bu yüzden emekli dernekleri peş peşe kuruluyor.
Kimse hobi olsun diye dernek kurmuyor.
İnsanlar mecbur kaldıkları için bir araya geliyor. Çünkü tek başına duyulmayan ses, birlikte yükselince umut oluyor.
Peki neden bu noktaya geldik?
Çünkü gelirler, hayat pahalılığıyla aynı hızda artmadı.
Çünkü emeğin yıllar içinde oluşturduğu değer enflasyon karşısında eridi.
Çünkü ekonomik büyüme rakamlara yansırken, emeklinin geçimine aynı şekilde yansımadı.
Bugün milyonlarca emekli ilaçla gıda arasında tercih yapmak zorunda kalıyorsa, torununa harçlık verirken cebini hesaplıyorsa, yıllarca çalışıp emek verdiği hâlde temel ihtiyaçlarını düşünerek yaşıyorsa; burada sorgulanması gereken sadece rakamlar değil, sosyal adalet anlayışıdır.
Bir ülkenin geleceği gençleriyle kurulur; ama geçmişine, yani emeklisine gösterdiği vefayla ölçülür.
Ben çocukluğumun matematiğini hiç unutmadım.
Tek maaş + emek + bereket = Güvenli bir gelecek.
Bugünün matematiği ise ne yazık ki çok farklı.
Ve belki de artık asıl çözmemiz gereken denklem tam olarak budur.
Kaynakça;kritiknokta.com

