Emeklilerin İhtiyacı Yeni Bir Sendika Değil, Güçlü Bir Dayanışmadır.
Türkiye’de emeklilerin örgütlenmesi tartışması uzun yıllardır aynı kısır döngü içinde dönüp duruyor. Ne zaman emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal sorunlar gündeme gelse, çözüm olarak yeniden bir “emekli sendikası” önerisi ortaya atılıyor. Sendikanın adı değişiyor, tabelası değişiyor, yöneticileri değişiyor; ama değişmeyen tek şey sonuç oluyor.
Geçmişe baktığımızda bunu açıkça görüyoruz.
DİSK’in emekliler adına sendika kurma girişimi hukuki engellerle karşılaştı. Süreç yargıya taşındı, girişim sonlandırıldı. Ardından farklı isimlerle yeni sendika girişimleri ortaya çıktı. Biri kapandı, yerine bir başkası kuruldu. Sonra bir yenisi… Sanki isim değişince gerçekler de değişecekmiş gibi aynı anlayış tekrar edildi.
Oysa sorun tabelada değildi.
Sorun, emeklilerin gerçek ihtiyaçlarının doğru tespit edilememesiydi.
Biz de bir dönem bu arayışların içinde yer aldık. 2021 Tüm Emekli Sen ile birlikte TEB-DER’in (Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği) kuruluşunda görev aldık. Ancak kısa süre sonra gördük ki dernek, kendi amacı doğrultusunda gelişmek yerine yeniden sendikal bir yapılanmanın aracı hâline getiriliyordu.
Bizim tercihimiz farklı oldu.
Bu nedenle ayrılarak Toplumsal Emekliler Dayanışma Derneği’ni, yani Emekli-Der’i kurduk.
Çünkü bugün emeklinin en büyük ihtiyacı yeni bir tabela değil, yanında duracak bir dayanışma örgütüdür.
Emeklinin kapısını çalacak, yalnızlığını paylaşacak, hukuki danışmanlık verecek, sağlık sistemi içinde yol gösterecek, sosyal etkinlikler düzenleyecek, kültürel yaşamını güçlendirecek örgütlere ihtiyaç vardır.
Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli yalnız yaşıyor.
Bir kısmı sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlanıyor.
Bir kısmı hukuki haklarını bilmiyor.
Bir kısmı sosyal hayattan tamamen kopmuş durumda.
Bu sorunların hiçbirini yalnızca “sendika” yazan bir tabela çözemez.
Nitekim yıllardır faaliyet gösteren memur sendikalarının bile çalışanların temel sorunlarını çözmekte ne kadar etkili olduğu kamuoyunun takdirindedir. Aynı modelin emekliler için de mucize yaratacağını düşünmek gerçekçi değildir.
Emeklilerin ihtiyacı, güçlü bir toplumsal dayanışma modelidir.
Mahallelerde, ilçelerde ve kentlerde kurulacak dayanışma ağları; sosyal danışmanlık hizmetleri, gönüllü destek ekipleri, kültürel merkezler ve ortak üretim alanları emeklilerin yaşam kalitesini doğrudan yükseltebilir.
Sağlık politikalarının geliştirilmesi, yaşlı dostu kentlerin oluşturulması, sosyal yaşam merkezlerinin yaygınlaştırılması gibi hedefler ancak örgütlü emeklilerin güçlü sivil toplum kuruluşları aracılığıyla takip edilebilir.
Ekonomik sorunlar ise yalnızca örgütlenme biçimi değiştirilerek çözülemez.
Emekli maaşlarındaki adaletsizlik konusunda hukuki mücadele büyük önem taşımaktadır. İntibak düzenlemeleri ve anayasal çerçevede alınacak kararlar bu alanda belirleyici olacaktır. Bunun yanında Türkiye’nin çalışan-emekli dengesi de sosyal güvenlik sisteminin geleceği açısından ciddi biçimde ele alınması gereken yapısal bir konudur.
Bugün yapılması gereken şey yeni isimler altında yeni sendikalar kurmak değildir.
Yapılması gereken, emeklilerin birbirine omuz verdiği, bilgi ve deneyimini paylaştığı, dayanışmayı büyüttüğü güçlü dernekler oluşturmaktır.
Toplumsal Emekliler Dayanışma Derneği tam da bu anlayışla kurulmuştur.
Emekli-Der, emeklilerin yalnızca maaş sorununa odaklanan bir yapı değildir. İnsan onuruna yaraşır bir yaşlılık yaşamını savunan; hukuki destekten sosyal dayanışmaya, kültürel faaliyetlerden sağlık alanındaki rehberliğe kadar geniş bir çalışma anlayışını benimsemektedir.
Her toplumsal hareket, inanan öncü kadrolarla başlar.
Ancak başarı, bu kadroların toplumun ihtiyaçlarıyla buluşmasıyla mümkün olur.
Bugün Cumhuriyetçi, halkçı ve laik değerlere inanan emeklilerin yapması gereken, tartışmaları seyretmek değil; kendi dayanışma örgütlerine sahip çıkmaktır.
Emekliler için gelecek, yalnızca daha yüksek maaş talebinden ibaret değildir.
Asıl gelecek; birbirini yalnız bırakmayan, haklarını birlikte savunan ve toplumsal dayanışmayı büyüten emeklilerin ellerinde şekillenecektir.
İşte bu nedenle çağrımız açıktır:
Yeni tabelalar peşinde koşmak yerine, güçlü bir toplumsal dayanışmayı birlikte inşa edelim. Çünkü emeklilerin gerçek gücü, birlikte hareket edebilmeleridir.
Gökcan Zafer
Toplumsal Emekliler Dayanışma Derneği
EMEKLİ-DER

