KEMALİST GENÇLİKSİYASETZAFER GÖKCAN

Cumhuriyet Meclisi:Ulusal Birlik ve Cumhuriyetçi Mücadelenin Çatısı

Türkiye’nin içinden geçtiği tarihsel süreç, yalnızca siyasi partilerin değil, aynı zamanda sendikaların, meslek örgütlerinin, derneklerin, vakıfların ve tüm toplumsal güçlerin ortak bir zeminde buluşmasını zorunlu kılmaktadır. Bu ihtiyaçtan doğan Cumhuriyet Meclisi, gerçekleştirdiği ilk salon kurultayıyla yalnızca bir toplantı yapmamış; Cumhuriyetçi, yurtsever ve ulusalcı güçlerin ortak mücadele iradesini görünür hale getirmiştir.

Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Meclisi’nin sanal platformlardan çıkarak fiziki bir salonda buluşması başlı başına önemli bir başarıdır. Yaz mevsiminin zorluklarına ve tatil dönemine rağmen sağlanan katılım, Cumhuriyetçi toplumsal muhalefetin örgütlenme potansiyelini göstermiştir. Ancak asıl görev şimdi başlamaktadır. Çünkü önemli olan yalnızca ilk adımı atmak değil, bu adımı kalıcı bir yürüyüşe dönüştürebilmektir.

Cumhuriyet Meclisi’nin geleceği açısından en önemli ihtiyaçlardan biri, yapısal niteliğinin daha belirgin hale getirilmesidir. Nasıl ki Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin temsil edildiği bir siyasal platform ise, Cumhuriyet Meclisi de toplumsal kuruluşlar ile siyasal yapıların birlikte yer aldığı çift kanatlı bir yapıya kavuşmalıdır.

Bir kanatta siyasi partiler ve siyasi hareketler yer alırken, diğer kanatta sendikalar, dernekler, meslek odaları, vakıflar ve çeşitli toplumsal örgütlenmeler bulunmalıdır. Böylece hem siyasal mücadele hem de toplumsal talepler kendi doğal alanlarında ifade edilebilir ve Cumhuriyetçi birlik daha sağlam bir zemine oturabilir.

İlk kurultay deneyimi, bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koymuştur. Cumhuriyet Meclisi kavramı henüz yeterince içselleştirilemediği için siyasi temsilciler kendi politik söylemlerini öne çıkarırken, toplumsal kuruluş temsilcileri de kendi çalışma alanlarına ilişkin gündemleri dile getirmişlerdir. Oysa Cumhuriyet Meclisi, farklı gündemlerin sıralandığı bir platform olmanın ötesinde, ortak hedeflerin belirlendiği ve ortak mücadele programlarının oluşturulduğu bir kurucu irade merkezi olmalıdır.

Bu nedenle bundan sonraki kurultaylar belirli konu başlıklarına ve somut hedeflere odaklanmalıdır. Tarihsel köklerimizi ve Cumhuriyet devrimlerinin mirasını hatırlatırken, günümüzün sorunlarına yönelik çözüm önerileri ortaya konulmalı ve bu öneriler eylem planlarıyla desteklenmelidir.

Kurultaya katılan her siyasi parti, her hareket ve her toplumsal kuruluş, önceden belirlenen ortak gündem hakkında görüşlerini, programlarını ve çözüm önerilerini açıklamalıdır. Böylece kurultaylar yalnızca konuşulan değil, sonuç üreten ve yol gösteren platformlara dönüşebilir.

Cumhuriyet Meclisi’nin en önemli misyonlarından biri de Türkiye’nin sağ ve sol Cumhuriyetçi damarlarını ortak bir ulusal zeminde buluşturabilmesidir. Bu birliktelik ideolojik farklılıkların ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Tam tersine, farklı görüşlerin kendi kimliklerini koruyarak ortak vatan paydasında buluşabilmesi anlamına gelir.

Ulusal birlik, ülkesel bütünlük, laik Cumhuriyet, tam bağımsızlık ve üniter devlet yapısının korunması; Cumhuriyet Meclisi’nin üzerinde yükselmesi gereken temel uzlaşı başlıklarıdır. Bunun dışındaki ekonomik, sosyal ve siyasal görüş ayrılıkları ise demokratik zenginlik olarak görülmelidir.

Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey, sağ ile solun birbirini tükettiği yeni kutuplaşmalar değil; Cumhuriyet değerleri etrafında birleşen yeni bir milli dayanışma ruhudur. Cumhuriyet Meclisi, işte bu ruhun kurumsal ifadesi olmalıdır.

Gerçekleştirilen ilk salon kurultayıyla Cumhuriyet Meclisi görünür hale gelmiş, fikri bir arayış olmaktan çıkarak somut bir örgütlenme adımı atmıştır. Şimdi görev, bu yapıyı büyütmek, katılımı sürekli hale getirmek, kurumsal standartları oluşturmak ve Cumhuriyetçi mücadeleyi geleceğe taşımaktır.

Cumhuriyet Meclisi için emek veren, zaman ayıran, katkı sunan ve umut taşıyan herkese teşekkür borçluyuz. Çünkü tarihte hiçbir büyük yürüyüş kusursuz başlamamıştır. Ancak bütün büyük yürüyüşler ilk adımı atabilenler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Cumhuriyet Meclisi’nin ilk kurultayı, yalnızca bir toplantı değil; Cumhuriyetçi yeniden kuruluş iradesinin ilanıdır.

İlk adım atılmıştır.

Şimdi görev, bu adımı güçlü, kararlı ve örgütlü bir yürüyüşe dönüştürmektir.

22 Haziran 2026
Gökcan Zafer

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir