MERKEZ Mİ? MECLİS Mİ?
Nasrettin Hoca’ya sormuşlar: “Hocam dünyanın merkezi neresi?” Hoca: “Ayağımı bastığım yer” demiş. “Aman hocam nasıl olur?” diye şaşkınca çıkışınca; Hoca: “İsterseniz ölçün. ” demiş.
Merkez: Sabit bir noktanın etrafında 360 derece çevrildiğinde eşit ve orta noktadır.
Harita çiziminde sabit alınan noktaya poligon noktası denir. Şehir planlamasında poligon noktası olarak ibadethaneler, hükümet konakları esas alınır (ortak mekan oldukları için olabilir).
Bir kuruluşta merkezi kim oluşturur?
Bir bina inşasında; müteahhit bina inşa sözleşmesi yaparak, yapım taahhüdünde bulunarak, inşa sürecini başlatarak işin merkezindeki kişi olur. İnşaatın merkezi müteahhittir.
Peki bir dernekte, partide merkez kimdir?
Dernek ve partiyi kurma girişimini başlatan kişi ile başlar. Başlatan kişi başkan olursa merkez, başlatandan başkana geçer. Başkan, kurucular, yöneticiler ve denetçiler ile birlikte yürütürse artık merkez meclise dönüşür.
Türk devlet töresinde; Bilge kişi Tan (Han), toplumu Toy (Meclis) olmuştur. Han merkez, halk meclis olmuştur. Han yönder, halk yürüterdir.
Günümüz devlet sisteminde merkezi devlet üniter, meclisli devlet ulustur.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter ve ulusal bir cumhuriyettir!
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Atatürk, kurucu ulusu Türk ulusudur. Atatürk kendini Türk ulusundan önde tutmayarak, Türk ulusunu mecliste toplayarak, egemenliğin merkezine Türk ulusunu koymuştur.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
Meclis sistemi üç temel sac ayağına sahiptir: Divan Kurulu, Yürütme Kurulu, Denetim Kurulu.
Peki neden dernek, parti, kooperatif kuruluşlarında yönetim ve denetim kurulu var? Neden “divan kurulu” yoktur? Oysa futbol kulüplerinde divan kurulu bulunmaktadır.
Köklü spor kulüplerinin kurumsal yapısı, tam bir “kuvvetler ayrılığı” mantığıyla bu üçlü sacayağı üzerine kurulur. Bu yapı, kulübün hem sağlıklı yönetilmesini hem de mali ve idari olarak kontrol altında tutulmasını sağlar. Kulüplerdeki bu ana organların işlevsel iş bölümü şu şekildedir:
- Yönetim Kurulu (Yürütme / İcra)
Kulübün motorudur. Seçimle göreve gelir ve kulübü yönetir.
Görevi: Futbol takımı ve diğer branşların operasyonlarını yönetmek, transferleri yapmak, sponsorluk anlaşmaları imzalamak ve bütçeyi harcamaktır.
Karşılığı: Devlet yönetimindeki hükümet (yürütme) organına benzer. - Denetim Kurulu (Mali ve İdari Kontrol)
Kulübün muhasebecisi, mali müfettişi ve vicdanıdır. Yönetim kurulundan tamamen bağımsız olarak, genellikle yine genel kurul tarafından doğrudan seçilir.
Görevi: Yönetim kurulunun harcamalarını, kulübün borç-alacak durumunu ve defterlerini inceler. Tüzüğe ve hukuka aykırı bir harcama veya işlem olup olmadığını raporlar. Üç ayda bir ve yıl sonlarında hazırladığı raporları hem yönetime hem de üyelere sunar.
Karşılığı: Devlet yönetimindeki Sayıştay veya bağımsız denetim kurumlarına benzer. - Divan Kurulu (Hafıza, İstişare ve Akıl Odası)
Kulübün en tecrübeli, kıdemli ve akil üyelerinden oluşur.
Görevi: Yönetim ile denetim kurullarının raporlarını ve kulübün gidişatını ortak bir masada tartışır. Yönetim kuruluna tavsiyelerde bulunur, kriz anlarında arabuluculuk yapar ve kulüp geleneklerinin çiğnenmesini engeller. Doğrudan cezalandırma veya bütçe onaylama yetkisi yoktur ama kurumsal ağırlığı çok yüksektir.
Karşılığı: Devlet yapılarındaki senato veya danıştay gibi üst akıl organlarına benzer.
Kurumsal İşleyiş Nasıl Olur?
Bu üçlü yapı birbirini tamamlayan bir çark gibi çalışır:
- Yönetim Kurulu bütçeyi harcar ve kulübü yönetir.
- Denetim Kurulu bu harcamaların kitabına uygun olup olmadığını fatura fatura inceler.
- Divan Kurulu ise yapılan bu harcamaların ve yönetim stratejisinin kulübün vizyonuna, geleceğine ve geleneklerine uygun olup olmadığını masaya yatırır, yönetime yön verir.
Tüm bu kurullar ise en üst amir olan ve hepsini seçme/ibra etme yetkisine sahip olan Genel Kurul’a (yani kulüp üyelerinin tamamına) karşı sorumludur.
TBMM kuruluşu itibarıyla üçlü sac ayağı üzerine inşa edilmiştir. Atatürk, TBMM için 1930’da “Milli Blok” kavramı ile tarif ettiği bir sistemi geliştirmiş, ancak TBMM’de hükümette olan CHP yönetimine “Milli Blok”u kabul ettiremediği için uygulayamamıştır.
Milli Blok: “Hükümet ve muhalefet partileri, Cumhurbaşkanı divanında bir araya gelerek, Cumhuriyetin milli, üniter ve ulusal yapısından taviz vermeden temel ilkelerde bir milli mutabakat sağlayacak, hizmet konusunda yarışacaklar, Cumhurbaşkanı milli mutabakatın hakem ve hakimi olacaktır.”
Milli Blok’u SCP kabul etmiş, ancak CHP hükümette olmayı fırsat görerek kabul etmemiştir.
Bugün köklü futbol kulüpleri ve Cumhuriyetçi Sol Parti dışında hiçbir dernek ve partinin tüzüğünde daimî divan kurulu bulunmamaktadır.
TBMM, 16 Nisan 2017 itibarıyla hükümet kurma ve veto etme yetkisini referandum ile Cumhurbaşkanına devrederek, yürütme ve denetimdeki işlevini kaybetmiştir.
Tekil merkez olarak Cumhurbaşkanı, belediye başkanı ve muhtar, denetimsiz, divansız seçilmiş sultanlık-padişahlık sistemine dönüşmüştür.
En küçük dernekten en örgütsüz partiye kadar hepsi “tek adam merkezi”ne dayanmakta, meclisler işlevsizleştirilip, divan kurulsuz yönetimlerle başkan sultaları kurulmaktadır.
Meclisin üstünde bir yönetim kurulu, yönetim kurulunun üstünde bir başkan ile “seç beni, seçeyim seni” döngüsünde seçilmiş krallık monarşisi kurulmakta, Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi işlevsiz kılınmaktadır.
Türk milleti kurucu devlet geleneğine sahip çıkarak, apartmandan mahalleye, kentten TBMM’ye kadar bütün alanlarda meclis işletilmeli ve meclis kurulmalıdır. Merkez yerine meclis yönetimi ve meclis hükümeti etkinleştirilmelidir.
Muhtar, başkan ve cumhurbaşkanı merkezciliği yerine mahalle meclisi, belediye meclisi ve TBMM hükümeti kurulmalıdır.
Kamutay Yurttaş Meclisi Derneği tam da bu meclis bilincini oluşturmak ve yaygınlaştırmak için kurulmuştur.
Mevcut Dernekler Kanunu ve Kamutay Tüzüğü, divan kurullu meclis esaslı örgüt işleyişine uygun olmadığı için yönetim kurulu, Kamutay Yurttaş Meclisi’ni işlevli kılmamakta, amacına uygun işlerlik kazanamamaktadır.
Oysa Kamutay Yurttaş Meclisi, yönetim, denetim ve divan kurullu tüzük değişikliğini bir an önce gerçekleştirmeli, meclis işleyişini etkinleştirmeli, kendi örgütlenme anlayışını meclis temelli yürütmelidir.
Meclisi olmayan milletin devleti olmaz, devleti olmayan milletin birliği,dirliği ve varlığı olmaz…
25 Mayıs 2026
Gökcan Zafer

