VATAN SAVUNMASINDA ALEVİ-BEKTAŞİLERİN ÖNCÜ ROLÜ: KAFKAS CEPHESİ’NDE GÖNÜLLÜ MÜCAHİD ALAYLARI
Sefa Yürükel
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti’nin en kritik cephelerinden biri olan Kafkas Cephesi’nde, Alevi-Bektaşi topluluklarının vatan savunmasındaki rolü, tarihsel kayıtlara geçmiş önemli bir direniş ve fedakârlık öyküsüdür. Çarlık Rusyası’nın Doğu Anadolu üzerindeki yayılmacı politikalarına karşı, özellikle Sivas, Erzincan, Elazığ ve Tunceli bölgelerinde yaşayan Alevi-Bektaşi köyleri, gönüllü olarak cepheye koşmuş ve “Alevi-Bektaşi Mücahid Alayları” çatısı altında destanlaşan bir mücadele sergilemişlerdir. Bu makale, söz konusu gönüllü birliklerin kuruluş sürecini, katılımcı ocakları, bölgesel örgütlenmeyi ve tarihsel belgeler ışığında bu toplulukların vatan savunmasındaki kritik konumunu incelemektedir.
Tarihsel Arka Plan: Kafkas Cephesi ve Gönüllü Birliklerin Doğuşu
1914 yılında Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte, Kafkas Cephesi’nde Rus ilerleyişine karşı savunma hatları oluşturulmuştur. Ancak düzenli ordunun yanı sıra, yerel halkın gönüllü katılımıyla oluşturulan milis ve mücahid birlikleri, cephenin kaderinde belirleyici rol oynamıştır. Bu bağlamda Enver Paşa’nın bizzat talimatıyla, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin örgütlemesiyle Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde gönüllü Alevi-Bektaşi taburları kurulmuştur.
Enver Paşa, Kafkas Cephesi için örgütlenen bu gönüllü birliklerin komuta kadrosunun oluşturulmasında, Alevi-Bektaşi toplulukları nezdinde saygın konuma sahip dede ve babaların liderliğine özel önem vermiştir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne gönderilen talimatlarda, bu işi örgütleyebilecek uygun bir Alevi Dedesi veya Bektaşi Babası bulunması istenmiş; cemiyetin raporunda ise Sivas Kangal Yellice Köyü dedesi ile savaşçılığıyla bilinen Kangal’ın Şadılı aşiretinin bu göreve dahil edilmesi önerilmiştir.
Gönüllü Alevi-Bektaşi Mücahid Alayları’nın Kuruluşu ve Katılımcı Ocaklar
Tunceli ve Çevresinden Katılımlar
Tunceli’nin köklü ocaklarından biri olan Ağuçan Ocağı’ndan Dede Seyit Aziz, Kafkas Cephesi’nde görev alan önemli dinî liderlerden biridir. Ağuçan Ocağı, Tunceli bölgesinin en eski ve saygın ocaklarından biri olarak bilinmekte olup, bu ocağın dedesi olan Seyit Aziz, gönüllü mücahid alaylarının örgütlenmesinde aktif rol üstlenmiştir.
Aslen Tunceli Pertek’li olan Pilvenk Ocağı’ndan Rıza Dede ise, bölgedeki Alevi-Bektaşi topluluklarının cepheye katılımında öncülük eden bir diğer önemli şahsiyettir. Pilvenk Ocağı, Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı köylerde etkin olan ve bölge halkı nezdinde büyük saygı gören bir ocaktır. Rıza Dede’nin liderliğinde, Pilvenk Ocağı’na bağlı köylerden çok sayıda gönüllü, Kafkas Cephesi’nde savaşmak üzere kayıt yaptırmıştır.
Sivas ve Kangal’dan Katılımlar
Sivas Kangal Şah Şadılı Ocağı Dedesi, gönüllü Alevi-Bektaşi taburlarının oluşturulmasında merkezi bir rol oynamıştır. Şadılı aşireti, savaşçılık vasıflarıyla tanınan ve Kangal bölgesinde yoğun olarak yaşayan bir Alevi topluluğudur. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin raporunda özellikle bu aşiretin adının geçmesi, Şadılıların bölgedeki askerî kapasitesinin ve gönüllü katılım potansiyelinin farkında olunduğunu göstermektedir.
Sivas Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgrafta, Sivas’ta Alevi-Bektaşi köylerden toplanarak gelen 500 kişilik bir Alevi-Bektaşi Taburu’nun kurulduğu açıkça belirtilmektedir. Bu taburun oluşumunda, Sivas ve çevresindeki Alevi-Bektaşi köylerinden eli silah tutan erkeklerin gönüllü olarak kayıt yaptırdığı, Nuri Dersimi’nin anılarında da teyit edilmektedir.
Erzincan ve Balaban Gül Ağa Dede
Erzincan Balaban Gül Ağa Dede, Kafkas Cephesi’ndeki gönüllü Alevi-Bektaşi Mücahid Alayı’nın başında bulunan en önemli figürlerden biridir. Erzincan Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgrafta, Rus işgaline karşı Erzincan, Elazığ ve Tunceli’de 1000 kişilik gönüllü bir Alevi-Bektaşi Mücahid Alayı’na kayıt yapıldığı ve bu alayın başında Erzincanlı Gül Ağa Dede’nin bulunduğu belirtilmektedir. Gül Ağa Dede, hem dinî otoritesi hem de savaşçı kimliğiyle bölgedeki Alevi-Bektaşi topluluklarının cepheye katılımında katalizör görevi görmüştür.
Örgütlenme Süreci ve Askerî Yapılanma
Enver Paşa’nın Talimatları ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Rolü
Enver Paşa, Kafkas Cephesi’nde Rus ilerleyişine karşı koyabilmek için gönüllü birliklerin örgütlenmesine büyük önem vermiştir. 4 Temmuz 1916 tarihli belgede, Enver Paşa’nın Sivas’taki gönüllü Alevi-Bektaşi Taburu’na sancak verilmesi emri tekrarlanmakta; ayrıca Sadrazam Mehmed Said Paşa’nın da bu emri yinelediği ve sancağın verilmesi görevinin bizzat Enver Paşa tarafından Sivas’a gelinerek icra edileceği belirtilmektedir. Bu durum, devlet katında Alevi-Bektaşi gönüllülerine verilen önemin ve onların cephedeki varlığının stratejik değerinin açık bir göstergesidir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, gönüllü birliklerin örgütlenmesinde merkezî bir koordinasyon rolü üstlenmiştir. Cemiyetin raporlarında, Alevi-Bektaşi topluluklarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki ocak dedeleri ve babalarıyla iş birliği yapılması, onların manevi otoritesinden yararlanılarak gönüllü kayıtlarının hızlandırılması öngörülmüştür.
Gönüllü Kayıtları ve Sayısal Veriler
Nisan-Temmuz 1915 tarihleri arasında Sivas civarından 480 piyade ve 38 süvari olmak üzere toplam 518 gönüllünün Alevi-Bektaşi Mücahid Alayı’na kaydolduğu anlaşılmaktadır. Bu sayı, yalnızca Sivas ve çevresini kapsamakta olup, Erzincan, Elazığ ve Tunceli’den yapılan katılımlarla birlikte toplam gönüllü sayısının 1000’i aştığı görülmektedir.
Erzincan Valisinin Enver Paşa’ya çektiği telgrafta, Erzincan-Elazığ-Tunceli hattında 1000 kişilik gönüllü Alevi-Bektaşi Mücahid Alayı’nın kurulduğu belirtilmektedir. Bu alayın başında Erzincanlı Gül Ağa Dede’nin bulunması, bölgedeki Alevi-Bektaşi topluluklarının dinî liderleri etrafında kenetlenerek vatan savunmasına katıldığını göstermektedir.
Toplanma Merkezleri ve Cepheye Sevkiyat
1915 yılında Kafkas Cephesi’ne gitmek üzere Sivas’ın Kabak Yazısı mevkiinde toplanan gönüllü Alevi-Bektaşi Taburu, burada son hazırlıklarını tamamladıktan sonra cepheye sevk edilmiştir. Sivas ve çevresindeki Alevi-Bektaşi köylerinden gelen gönüllüler, bu toplanma merkezinde bir araya gelerek tabur düzeninde organize edilmiş ve Kafkas Cephesi’ne doğru yola çıkmışlardır. Ne yazık ki bu gönüllülerin büyük çoğunluğu bir daha geri dönememiş, vatan savunması uğruna canlarını feda etmişlerdir.
Alevi-Bektaşi Topluluklarının Vatan Savunmasındaki Motivasyonları
Dinî ve Manevi Motivasyonlar
Alevi-Bektaşi topluluklarının cepheye koşmasında, ocak dedelerinin ve babalarının manevi otoritesi belirleyici olmuştur. Dede Seyit Aziz, Rıza Dede, Gül Ağa Dede ve Şadılı Ocağı Dedesi gibi dinî liderlerin çağrısı, toplulukların topyekûn seferber olmasını sağlamıştır. Bu liderler, vatan savunmasını yalnızca askerî bir görev değil, aynı zamanda dinî ve ahlaki bir sorumluluk olarak yorumlamışlardır.
Toplumsal ve Siyasal Motivasyonlar
Alevi-Bektaşi toplulukları, Rus işgaline karşı topraklarını ve kültürel varlıklarını koruma kaygısıyla hareket etmişlerdir. Çarlık Rusyası’nın Doğu Anadolu’da uyguladığı yayılmacı politikalar, bölgedeki Alevi-Bektaşi köylerini doğrudan tehdit etmekteydi. Bu tehdit algısı, toplulukların Osmanlı Devleti’nin yanında cepheye koşmasında önemli bir etken olmuştur.
Devletle İlişkiler ve Sadakat
Alevi-Bektaşi topluluklarının Kafkas Cephesi’ndeki gönüllü katılımı, aynı zamanda Osmanlı Devleti’ne yönelik sadakatin bir göstergesi olarak da yorumlanmaktadır. Enver Paşa’nın bizzat sancak verme törenine katılması, devletin bu topluluklara verdiği değeri ve onların sadakatini taltif etme iradesini yansıtmaktadır.
Nuri Dersimi’nin Anılarında Gönüllü Alevi-Bektaşi Taburları
Nuri Dersimi, anılarında Sivas’taki Alevi-Bektaşi köylerinden eli silah tutan erkeklerin gönüllü olarak bu tabura kayıt yaptırdığını yazmaktadır. Dersimi’nin aktardığı bilgiler, gönüllü katılımın yalnızca Sivas’la sınırlı olmadığını, Elazığ ve Tunceli’de de Alevi-Bektaşi taburlarına büyük katılımlar olduğunu göstermektedir. Dersimi’nin bölgede “Kürtçülük yapmak gayesiyle” bulunduğu iddia edilse de, onun tanıklığı, Alevi-Bektaşi topluluklarının cephedeki varlığının objektif bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.
Tarihsel Belge ve Telgraflar Işığında Değerlendirme
Erzincan Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgraf, Sivas Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgraf ve 4 Temmuz 1916 tarihli belge, Alevi-Bektaşi gönüllülerinin Kafkas Cephesi’ndeki varlığını belgeleyen en önemli tarihsel kaynaklardır. Bu belgeler, gönüllü birliklerin sayısal büyüklüğünü, lider kadrosunu ve devlet katındaki karşılığını gözler önüne sermektedir.
Sadrazam Mehmed Said Paşa’nın Enver Paşa’nın emrini yinelemesi ve sancağın bizzat Enver Paşa tarafından Sivas’a gelinerek verilmesi, Alevi-Bektaşi gönüllülerinin Osmanlı askerî ve siyasi elitinin nazarında ne denli önemli görüldüğünü kanıtlamaktadır. Bu tören, aynı zamanda devletin Alevi-Bektaşi topluluklarına yönelik sembolik bir taltif ve motivasyon hamlesi olarak da okunmalıdır.
Sonuç
Kafkas Cephesi’nde Rus işgaline karşı yürütülen savunma mücadelesinde, Alevi-Bektaşi toplulukları en ön saflarda yer almışlardır. Tunceli Ağuçan Ocağı’ndan Dede Seyit Aziz, Pertek Pilvenk Ocağı’ndan Rıza Dede, Sivas Kangal Şah Şadılı Ocağı Dedesi ve Erzincan Balaban Gül Ağa Dede gibi dinî liderlerin öncülüğünde örgütlenen gönüllü Alevi-Bektaşi Mücahid Alayları, yalnızca askerî bir güç olarak değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve dayanışmanın sembolü olarak da tarihe geçmiştir.
Sivas, Erzincan, Elazığ ve Tunceli’den binlerce gönüllü, vatan savunması uğruna cepheye koşmuş ve büyük çoğunluğu bir daha geri dönmemiştir. Bu fedakârlık, Alevi-Bektaşi topluluklarının Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki yerini ve önemini açıkça ortaya koymaktadır. Nuri Dersimi’nin anıları, Erzincan ve Sivas valilerinin telgrafları ve 4 Temmuz 1916 tarihli belge, bu gerçeğin tarihsel kanıtlarıdır.
Devirleri daim olsun; vatan savunmasında canlarını feda eden Alevi-Bektaşi mücahidler, Türk tarihinin onur sayfalarında sonsuza dek yaşayacaklardır.
Kaynakça
Arşiv Belgeleri ve Resmî Yayınlar
· Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), İstanbul.
· DH.ŞFR (Dâhiliye Şifre Kalemi) tasnifi, ilgili belgeler.
· DH.KMS (Dâhiliye Kalem-i Mahsus) tasnifi, ilgili belgeler.
· DH.EUM (Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti) tasnifi, ilgili belgeler.
· BEO (Bâb-ı Âli Evrak Odası) tasnifi, ilgili belgeler.
· İ.TAL (İrade-i Taltifat) tasnifi, ilgili belgeler.
· Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi, Ankara.
· Kafkas Cephesi koleksiyonu, ilgili kutu ve dosyalar.
· Erzincan Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgraf (1915).
· Sivas Valisi’nin Enver Paşa’ya çektiği telgraf (1915).
· 4 Temmuz 1916 tarihli belge (Enver Paşa’nın Sivas’taki gönüllü Alevi-Bektaşi Taburu’na sancak verilmesi emri).
· İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin raporu (Sivas Kangal Yellice Köyü dedesi ve Şadılı aşiretinin gönüllü birliklere dahil edilmesine dair).
· Genelkurmay ATASE Başkanlığı. Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi: Kafkas Cephesi Harekâtı. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 1993.
· Genelkurmay ATASE Başkanlığı. Osmanlı Belgelerinde Kafkas Cephesi. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2000.
Anılar ve Tanıklıklar
· Dersimi, Nuri. Hatıratım. Ankara: 1987.
· Dersimi, Nuri. Kürdistan Tarihinde Dersim. Halep: 1952.
· Baha Said Bey. Türkiye’de Alevi-Bektaşi, Ahi ve Nusayri Zümreleri. İstanbul: 2000.
Telif Eserler ve Araştırmalar
· Aydemir, Şevket Süreyya. Enver Paşa. 3 cilt. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1970-1972.
· Balcıoğlu, Mustafa. Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi. Ankara: 1990.
· Belen, Fahri. Birinci Cihan Harbinde Türk Harbi. Ankara: 1965.
· Birdoğan, Nejat. Anadolu’nun Gizli Kültürü: Alevilik. Hamburg: 1990.
· Bozkurt, Fuat. Türklerin Dinî Tarihi. İstanbul: 2004.
· Bulut, Faik. Dersim Raporları. İstanbul: Evrensel Basım Yayın, 2005.
· Caunce, Stephen. Sözlü Tarih ve Yerel Tarihçi. Çev. Bilmez Bülent Can. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2001.
· Erickson, Edward J. Ordered to Die: A History of the Ottoman Army in the First World War. Westport: Greenwood Press, 2001.
· Faroqhi, Suraiya. Anadolu’da Bektaşilik. Çev. Nasuh Barın. İstanbul: Simurg, 2003.
· Kieser, Hans-Lukas. Der verpasste Friede: Mission, Ethnie und Staat in den Ostprovinzen der Türkei 1839-1938. Zürich: Chronos, 2000.
· Mélikoff, Irene. Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe. Çev. Turan Alptekin. İstanbul: Cumhuriyet Kitapları, 1998.
· Ocak, Ahmet Yaşar. Türk Sufiliğine Bakışlar. İstanbul: İletişim Yayınları, 1996.
· Öz, Baki. Alevilik Tarihi. İstanbul: Can Yayınları, 1997.
· Thompson, Paul. Sözlü Tarih. Çev. Şehsuvar Aktaş. Ankara: Dost Kitabevi, 1999.
· Van Bruinessen, Martin. Ağa, Şeyh, Devlet. Çev. Banu Yalkut. İstanbul: İletişim Yayınları, 2003.
· Yaman, Ali. Alevilikte Dedelik ve Ocaklar. İstanbul: Karacaahmet Sultan Derneği, 2004.
· Yörükan, Yusuf Ziya. Anadolu’da Aleviler ve Tahtacılar. Ankara: Kültür Bakanlığı, 1998.
Süreli Yayınlar
· Tarih ve Toplum Dergisi, çeşitli sayılar.
· Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, çeşitli sayılar.

