FUAT YEŞİLKAYAHABERLERMAKALELERSİYASET

BİZİ NİYE SEVSİNLER KARDEŞİM

İşte şimdi içindeki düşmanı ayıkla.
Türklerin diğerlerine batan sivri bir tarafı var galiba; çünkü töreye (gelenek–kurallar bütününe) göre yaşama biçimlerini beğenmiyorlar.
Burada iki şey öne çıkıyor.
Batan sivri yer.
Bu, Türklerin bazı durumlarda net, tavizsiz, doğrudan olmalarının ya da geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kalmalarının dışarıdan rahatsız edici algılanabileceği anlamına geliyor olabilir.
Töreye göre yaşam
Töre; düzen, sınır, sorumluluk ve toplumsal denge üzerine kurulu. Modern ya da bireyci bakış açısına sahip olanlar için bu tarz bir yaşam fazla kuralcı, özgürlüğü sınırlayıcı görünebilir. Beğenmeme de buradan doğuyor olabilir.
Aslında bu bir “iyi–kötü” meselesinden çok, değer çatışması. Biri bireysel özgürlüğü merkeze alır Diğeri toplumsal düzeni ve sürekliliği. Hangisinin “battığı” ise tamamen bakanın nerede durduğuna bağlı.
Türk kültüründe disiplin, saygı, paylaşım, adalet ve düzen güçlü değerler. Töre dediğimiz şey de zaten bunların yazısız ama bağlayıcı hâli. Bu, içerideyken “doğal ve olması gereken” gibi yaşanıyor; dışarıdan bakıldığında ise bazen sert, katı ya da fazla kuralcı görünebiliyor.
İçeriden bakışta.
Disiplin dağılmamak, ayakta kalmak. Saygı hiyerarşi ve toplumsal denge. Paylaşım dayanışma, kimseyi geride bırakmama. Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın korunması
Dışarıdan bakışta ise.
Disiplin otoriterlik. Saygı sorgulamama Töre bireysel özgürlüğü sınırlama. Netlik “sertlik” ya da “uyumsuzluk” Bu yüzden “batan sivri yer” aslında değerlerin kendisi değil, bu değerlerin pazarlık konusu yapılmaması. Türk kültürü çoğu zaman “uyum sağlayalım dan çok “dengemizi bozmayalım” der. Bu da herkesin hoşuna gitmez.
Kısacası.
Türkler genelde kural koyan değil, kuralın içinde yaşayan bir toplumsal hafızaya sahip. Bu hafıza güçlüdür; ama güçlü olan her şey gibi temas ettiği yerde iz bırakır.
Tarihsel köken. Bozkır aklı ve töre
Türklerde töre romantik bir “gelenek” değil, hayatta kalma sistemiydi. Bozkırda devlet yoksa kaos vardır. Yazılı kanun yoksa söz ve töre bağlayıcı olur. Disiplin yoksa ordu, ordu yoksa varlık yoktur
Bu yüzden
Adalet kağanın bile uyması gereken bir ölçü. Paylaşım aç kalan obanın dağılması demek. Saygı liyakat ve yaşanmışlık temelli. Yani töre, ahlaktan önce zorunluluktu. Bu da Türk zihnini “esnek ama sınırsız olmayan” bir çizgiye yerleştirdi.
Modern dünyayla çatışma
Modern (özellikle Batı merkezli) anlayış şunu söyler. Birey isterse kuralları sorgular, değiştirir, hatta yok sayar.Türk kültürü ise şunu der. Kurallar seni korur; sorgulanır ama keyfî olarak çiğnenmez.” Buradaki çatışma tam olarak buradan doğar. Bireysel özgürlük toplumsal denge. Esneklik süreklilik Ben ne istiyorum? “Biz ne oluruz?
Bu yüzden Türkler
Fazla net. Fazla doğrudan.Fazla “sınır koyucu” algılanabilir. Ama bu, kaostan çok şey kaybetmiş bir hafızanın refleksidir.
Günümüz gençliği. Arada kalmışlık
Bugünün Türk genci iki ateş arasında. Evde / kültürde töre, saygı, sınır. Dünyada / internette sınırsızlık, bireysellik, hız Sonuç.Töreyi “baskı” sananlar. Töresizliği “özgürlük” sananlar İkisini de tam içselleştiremeyenler. Ama ilginç olan şu.
Kriz anlarında (afet, savaş, haksızlık) Türk toplumunda dayanışma ve adalet refleksi çok hızlı geri geliyor. Bu da törenin aslında silinmediğini, sadece örtüldüğünü gösteriyor.
Kısa özet
Türklerin “batan sivri yeri” şudur. Değerlerini kolay terk etmemeleri. Bu, kimi için rahatsız edici;
kimi içinse hâlâ ayakta kalabilmemizin sebebi.
Töre ne zaman bozulur, ne zaman zulme dönüşür?
Töre özünde adaleti sınırlamak için değil, gücü sınırlamak için vardır. Sorun, töre amaç olmaktan çıkıp araç hâline geldiğinde başlar.
Bozulma üç şekilde olur.
Töre donduğunda
Töre yaşayan bir şeydir. Zamanın şartlarını tamamen yok sayarsa. Adalet, kör kurala. Saygı, korkuya. Disiplin, baskıya
dönüşür. Yani “niye” sorusu unutulup sadece “böyle” denirse, töre çürür.
Töre kişiselleştirildiğinde
Töre herkes için olmalıdır. Ama biri çıkıp Benim konumum törenin üstündedir” derse, orada artık töre değil keyfîlik vardır. Tarihte Türk devletlerinin yıkılma sebeplerinden biri de budur.
Töre vicdandan koparıldığında.
Gerçek törede, Hak soyla değil, davranışla ölçülür Ceza intikam değil, denge içindir. Vicdan gittiğinde töre kalmaz, sadece sertlik kalır.
Türk adalet anlayışı neden “evrensel” bulunur?
Çünkü Türk adaleti kimlikten çok ilkeye bakar. Tarihte sık görülen üç temel ilke vardır. Güçlü olan değil, haklı olan. Yakın olan değil, liyakatli olan. Çoğunluk değil, denge Bu yüzden Kağan bile töreye uymak zorundadır Yabancıya zulüm, devlete utanç sayılır Devletin görevi “ezmek” değil, yaşatmaktır Bu anlayış modern hukukla da örtüşür.
Hukukun üstünlüğü. Eşitlik ilkesi.
Keyfî cezaya karşı duruş.
Batı bunu teoride kurmuştur; Türkler bunu hayatta kalma pratiği olarak geliştirmiştir. O yüzden evrensel görünür.
Sert millet algısı nasıl oluştu?
Aslında bu algı bir yanılgı + temas etkisinin sonucudur.
Netlik yanlış okunur. Türk kültüründe. Evet evettir. Hayır hayırdır. Bu, dolambaçlı kültürlerde, Kabalık, Empati eksikliği gibi algılanabilir.
Pazarlık edilmeyen değerler vardır
Türkler birçok konuda esnektir ama, Onur, Adalet, Aile Vatan
konularında tavizsizdir. Bu tavizsizlik “sertlik” diye etiketlenir.
Krizde yüzümüz görünür
Normal zamanda Türkler misafirperver, paylaşımcıdır.
Ama kriz geldiğinde çok hızlı kenetlenir. Çok hızlı cephe alır.Dışarıdan bakan biri şunu görür. Bir anda değiştiler.” Hayır, değişmezler; asıl yüzleri o andır.
Hepsini bağlayan ana fikir
Töre
Yanlış uygulanırsa, zulüm
Doğru uygulanırsa, adalet
Hiç uygulanmazsa ,dağılma
Türklerin “sivri” denilen yanı aslında şudur.
Değerleri süs olarak değil, sınır olarak görmeleri. Bu yüzden, yumuşak sanılmak isterler ama zayıf olmazlar. Sert görünürler ama temelde denge ararlar.
Son bir cümleyle bağlayayım. Türk kültürü özgürlükle disiplini, merhametle sertliği aynı anda taşımaya çalışır. Bu zor bir dengedir; tutabilen için erdem, tutamayan için ya baskı ya da savrulma olur. Son söz, BİZ BURADAYIZ VE SONUNA KADAR BURADA OLACAĞIZ. Ya sen. KOCAMAN GÜLÜMSE🤣🤣🤣🤣

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir