BASIN AÇIKLAMASI

Yazdır

KINIYORUZ!..

Şanlı Urfa’nın Suruç İlçesinde bugün saat 11.45 dolaylarında meydana gelen patlamada ilk anda yirmi beş vatandaşımız yaşamını kaybetmiş, gün içinde hayatını kaybedenlerin sayısı otuz bir’e yükselmiştir. Onlarca yaralı Urfa Devlet Hastanesine kaldırılmış ve tedavi süreçleri devam etmektedir.

Olay ister katliam, ister kitleler üzerinde yıkıcı özeliği olan bir eylem ve bütün bunlara mukabil nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin Türkiye gibi kurucu özelliğinde ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ şiarını benimsemiş bir ülkenin böylesi bir terör saldırısına muhatap olması kabul edilemez düzeydedir.

AYRICA;

Durumu değerlendirirken geçmişte Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Eş Başkalığına soyunan Suriye dahil bir çok orta doğu Ülkesinde taşeron kullanmayı marifet sayan bir siyasi otoritenin gelinen noktada kendinin taşeron haline dönüştüğü bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

Acaba umut, özgürlük ve demokrasi söylevleri ülkemiz insanlarının yüzünü, huzurla yaşayacağı bir geleceğe mi döndürüyor?

Yoksa bu sunum karanlık düşüncelerle örülü bir yüzün maskesi mi?

Bir yanda sınırlarımızda yaşanan gelişmeler bütün olarak değerlendirildiğinde ülkemizin iç ve dış siyasetinde ilişkileri somut, kararlı, kesin ve keskin bir devlet yönetimi eksikliği göze çarpmaktayken;

Aynı zamanda bu eksiklik vatan topraklarını tehdit eden boyutlara ulaşacağı gibi, vatan toprakları içinde şuursuz saldırıların gerçekleşmesine de olanak sağlamaktadır. Türkiye ne hikmetse ‘’YENİ TÜRKİYE’’ söylemleri ışığında kimine göre çözüm, kimine göreyse çözümsüzlük ihtiva eden bir siyasi, toplumsal süreçten geçerken, öte yandan hiçbir yapı ve siyasi görüşte bütüncül ve toplumun her kesimini içine katan güçlü bir ülke söylemi dile getirilmemektedir.

Kurucu ilkelerinden uzaklaşmış, kurucusunun ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’’ şiarından vazgeçmiş ve ‘’sıfır sorun’’ politikalarıyla sınır komşuları nezdinde ‘’sınırsız sorun şiarına evirilmiş’’ bir yönetim anlayışının sonucu işte bu günkü bombalı elim saldırıdır!

Bu saldırıyı gerçekleştirenleri olduğu kadar bu saldırıya yol açan politikaların mümessili olanları ve vatandaşını koruyamayacak kadar acze düşen devlet yönetimini de kınıyoruz!..

Bu elim saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan Rahmet, kederli yakınlarına başsağlığı temenni ediyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.



BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ

==============================

BCP 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

Yazdır

28 Haziran 2015 tarihinde yapılan 5.Olağan Genel Kurulumuzda Genel Başkan, Parti Meclisi ve Disiplin kurulu seçilmiştir.

BCP olarak, özgür ve bağımsız akıllarımızla yapacağımız toplumsal ortak  tasarımda Cumhuriyet değerlerimizin korunup yüceltilmesi için "Kendimizden başka kurtarıcı yok" şiarı doğrultusunda görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz.

Hakkı Karğın           Genel Başkan

Ateş Çehreli             Genel Sekreter

Gülendem Gültekin  Genel Sayman

Cihat Doğan             Genel Başkan Yard.

Emrah Akgün           Genel Başkan Yard.

Yurdagül Dalkılıç      Genel Sekreter Yard.

Özlem Ülkü              Genel Sekreter Yard.

Tekin Ergül               MYK Üyesi

Adnan Kıraç             MYK Üyesi

Nuşin Kelleözü         MYK Üyesi

Aydın Babaoğlu        MYK Üyesi

Nigar Akandere        MYK Üyesi

Ersel Karaduman     MYK Üyesi

Zafer Gökcan          MYK Üyesi

Hayri Altunok           MYK Üyesi

Ali Bozkuş               MYK Üyesi


Parti Meclisi

Yaşar Aydın           PM Üyesi

Uğur Özdemir        PM Üyesi

Emel Can              PM Üyesi

Duygu Aydın         PM Üyesi

Gülhan Yağcı         PM Üyesi

Mehmet Aycan      PM Üyesi

Bülent Ünver         PM Üyesi

Ebru Palaur           PM Üyesi

 

Disiplin Kurulu

Muhtar Sarıkaya       Başkan

Serap Altuntaş         Yazman

Nevzat Kalaycı         Üye

Zehra Çakar            Üye

H.Oğuzhan Akova     Üye

Saliha Ünlü              Üye

Nihal Akbulut           Üye

Derviş Kaygın          Yedek Üye

A.Turan Güneş         Yedek Üye

Vildan Usta              Yedek Üye

TÜRK MİLLETİ neden siyasi irade oluşturamıyor?

Yazdır

Yaşadıklarımız bir milletin tahammül sınırlarını aşmasına ve vatanımızın milletimizin varlığı tehlikede olmasına rağmen neden sadece seyirci olmaya devam ediyoruz?

Davranışlarımızın altında yatan zihinsel kalıplarımızı sorgulamalıyız.

M.Kemal'in bize mirası olan bilim ve akıl rotasında bu soruya cevap arayalım.

Hedeflediğimiz dünyanın insan için yaratılmış ve olgunlaşmış bir şey olduğuna, insanın içine gireceği bir ev gibi inşa olunmuş bulunduğuna inanmak insanların temel bir önyargısıdır. Oysa o dünya, inşasını yalnızca insanın yapacağı ve yükseltebileceği bir binadır.

Her birimizin benimsediği eylem biçimi dünyada kendimizi nasıl kavradığımıza bağlıdır.(Paulo Freire)

Kavramak ise bilginin çok boyutlu sorgulanması ve her yönden uygulanması ile ulaşılmış idrak-bilinç düzlemidir.

Kişinin niteliğini, eğitim, bilgi becerisi, aklı, fikri, yaklaşımı, akıl sağlığı, ahlaki durumu belirler.

Yaşamdaki rotamızı ise, hedef, özniyet, özdeğer, belirler.

Özdeğer; Çaba harcayarak edindiğimiz özeylemsel tutumdur. Bu tutumu edinebilmek önce niyet gerektirir.

Hedefimize ulaşmak için planlama gerekir. Planlama; Bir ufka bakış. etraflı düşünme ve iş yapma tarzıdır.

T.C.’nin temeli kültürdür, deriz fakat uygulamada bunu başaramadığımız ortadadır.
Cumhuriyet kurulana kadar var olan milli değerlerimizin alt yapısı değer verilen kişinin arkasından sorgulamadan gidilen biat alışkanlığıdır. Cumhuriyetle birlikte bilgiye değer verilmiş fakat sorgulama ve düşünme alışkanlığına sahip olamayan kitleler bilimsel yolla üretilip üretilmediği konusuna önem vermeden emperyal tuzaklara düşmüşlerdir.

Cumhuriyet, yetkin vatandaşlar toplumu yaratmayı hedeflemişti.


Daha küçükten kendine ulaşmak ister insan, ne olabileceğimiz içimizde saklıdır, yeterince belirlenmemiş olmanın huzursuzluğunu da duyurur,dışa dönük sahici eylemi arar,çoğunluk, eğilimlerine aşina olmadığından insanlar arasındaki tüm ilişkiler dürüst olmayınca kendine karşı dürüst olmak da çok zorlaşır.

Evdeki ve okuldaki terbiye meselesi insanların sonraki yaşamlarında kendilerine yapılacaklara razı gelmelerini sağlamaktır.

Hâlbuki toplumları ilerleten özgür ve bağımsız yaratıcı düşüncedir.

Köy enstitülerinin kurulma hedefinin altında yatan özgür aklına güvenen, sorgulayan ve üreten bir toplum yaratmaktı. Bugün ise uygulanan 4-4-4 sistemi ile zihinleri ipotek altına alınmış nesiller yaratmak hedeflenmektedir.

Tarih felsefesi boyutunda günümüzü anlamak için,kavramlara yüklediğimiz anlamları sorgulamalıyız.

Anlamlar tarihi süreç içinde sosyal ortamda oluşur ve değer kazanırlar.

Millet olarak değer verdiğimiz kavramları hepimizin yararına ve bütüncül yaklaşımla ele alıp planlama ile siyasi tasarım için çalışmalıyız.1938 den bu yana uygulanmayan Kemalist sistemi bugün nasıl uygulayabileceğimizi oturup çalışmalı ve ortaya koymalıyız.

Bu gidişi durduracak güç tüm vatanseverlerin birlikte olacağı iktidarı hedefleyen anti emperyal siyasi örgütlülüktür.

Her birimiz, kişiler, kurumlar  peşinde sorgulamadan gitmek olan gizli biat alışkanlığını yenerek TÜRK MİLLETİNİN şahlanışını gerçekleştirebilmeliyiz.

Müge GÜLSES

Türk milletinin görevi Cumhuriyetimize sahip çıkarak yüceltmektir.‏

Yazdır
91 yıl önce kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti sadece Türk Milleti için değil insanlığın uygarlık tarihine de büyük bir armağandır.

Ama bizler bu değerli armağanın  ne kadar  farkındayız?

Yeterli çabayı gösteremediğimiz Cumhuriyetimizi dönüştürmek, yıkmak isteyenlerin aldıkları yoldan belli.

Kemalist  Devrimin,  ulusal bağımsızlığı, düşünce özgürlüğünü, sömürü karşıtlığını, halkın yönetimini hedefleyen felsefesi, sömürgenler tarafından sinsi yöntemlerle yok edilmeye çalışıldı.

Cumhuriyet, erdemli bireylerin varlığı ile  korunur ve yücelir.

Erdem,  her insana öğretilebilir ama her insanda  aynı oranda oluşmaz.

Erdem insandan insana toplumdan topluma farklılıklar gösterebilir ama önemli olan bir arada yaşarken erdemi paylaşarak çoğaltmaktır.

Erdem; kararlılıktır, güvenilir olmaktır, dayanışma, hoşgörü ve alçak gönüllülüktür. Paylaşmacılıktır, adil olmaktır, ölçülü ve dengeli olmaktır, insanın kendini tanıması ve bilmesidir.
 
Türk halkı kendisine  dayatılan her türlü şablondan  kurtulmayı başaracak, Türkiye Cumhuriyeti'ni, Kemalist Devrim felsefesi ışığında yeniden inşa edecektir.
 
YAŞASIN TÜRK MİLLETİ, YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ!
 
Müge GÜLSES
BCP Genel Başkanı

 

3. OLAĞANÜSTÜ BÜYÜK KURULTAY SONUÇLARI

Yazdır
16 Mayıs 2014 tarihinde yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kurultay'da Parti organlarına seçilenler 
 
Genel Başkan:

M.Müge GÜLSES
 

Parti Meclisi: 
Tamer Abuşoğlu
Hayri Altınok
Zehra Çakar
Ateş Çehreli
Şerafettin Çıtak
Yurdagül Dalkılıç
Hatice Demir
Mehmet İhsan Doğan
Tekin Ergül
İbrahim Hindal
Hakkı Karğın
Derviş Kaygın
Meriç Meydan
Cemal Özkarol
Prof.Dr.Nusret Timurlenk
Doç.Dr.Hüner Tuncer
Özlem Ülkü
Seher Yeşil
Zafer Yücel
 
Disiplin Kurulu:
Serap Altıntaş
Zerçin Başkoçak
Emel Can
Nurettin Gören
Leman Gül
M.Kemal Gülses
Özlem Kurudal
 
Naime Baştuğ  - Yedek üye
Nadire Coşkun - Yedek  "
Nurcan Karagöz-Yedek  "

 

 

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Haberler. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free