Uyarıyoruz!

Yazdır

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesinin 14. maddesi 4-4-4 yasasına desdek veren herkes tarafından  bilinmeli  ve ona göre davranmalıdır;

1-Taraf devletler,çocuğun düşünce,vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.

2-Taraf devletler,ana-babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin gelişmesi ile bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine,saygı gösterirler.

3-Bir kimsenin dinini ve inançlarını açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği,düzeni,sağlık ya da ahlaki ya da başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini korumak gibi amaçlarla sınırlandırılabilir.

 

 

Kadınlar Göreve

Yazdır

Emperyalist ülkelerin yeni Osmanlı kandırmacısıyla ağızlarına bir parmak bal sürülen kimi yurttaşlarımız, zaten içlerine bir türlü sindiremedikleri Cumhuriyete son vermek hayaliyle ele geçirdikleri devletin yönetim kadrolarını ve parlamentoyu kullanarak yeni düzenlemeler yapıyorlar.  
 
En çok çekindikleri paşalar ile topluma önder olabilecek aydınları sudan bahanelerle kilit altında tutuyorlar. Tüm bu işlerin bir sonu olacağını onlar da biliyor, bu nedenle bebeklere Arapça öğretecek bir eğitim sistemi getiriyorlar. Umutları, oradan yetişecek nesillerin kendileri Cumhuriyetçilerin tepkilerinden koruması, kuracakları düzenin sürekliliğinin sağlanması.
 
Cumhuriyetin yıkılarak yerine İslami temeller üzerinde yeni bir devlet kurulması fikri elbette geriye gidişi göstermektedir. Bunun 21. Yüzyılda mümkün olup olamayacağını hep birlikte göreceğiz. Tarihinin en büyük kriz dönemine giren kapitalizm, kurtuluşu kaos ortamına bağlamış görünüyor ve bu nedenle İslami devletler kurulmasına sıcak bakıyor olabilir.

Devamını oku: Kadınlar Göreve

Cemaat okullarına destek

Yazdır

Erdoğan'ın 'kapatacağım' sözleri cemaat dershanelerinin okullaşma çabası olarak yorumlandı.

Cumhuriyet Ankara- Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “dershaneleri kapatacağım” sözleri, eğitimcilerde ve siyasilerde “cemaat okullarına destek” kuşkusu yarattı. CHP’li Nur Serter, Eğitim-Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız ve Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir dershaneleri kapatma kararının, “büyük dershaneleri elinde tutan ve özel okul açmak isteyen cemaatlere hazineden destek vermek anlamına geldiğini” düşünüyor.

Başbakan Erdoğan, “Dershanecilik olayını kaldıracağız” açıklamasını yapması ve dershaneleri özel okul açmaya yönlendirmesi, cemaat dershanelerinin okullaşması çabası olarak yorumlandı.
 
NUR SERTER (CHP İstanbul Milletvekili): Dershanelerin kapatılması kendi başına bir anlam ifade etmiyor. Dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldıracak bir yapılanmaya gitmeden, bir anlamı yok. Sorun dershanelerde değil eğitim sorununun niteliksizliğinde. 4+4+4 yasası ile de eğitim sisteminin kalitesinin artacağını düşünmüyorum. Dershaneleri kapatmanın 4+4+4 sisteminin etkisini azaltmak, mavi boncuk dağıtmaktan başka bir anlamı yok. Cemaatlerin kontrolünde olan büyük dershanelerin özel okula dönüştürüleceği gün gibi ortada. Cemaat dershanesi kapanır, cemaatin özel okulu açılmış olur. İdeolojik çizginizde yolunuza devam edersiniz. Ama yine de sistem değiştirilmeden dershanelerin kapanacağını sanmıyorum.
 
VELİ DEMİR (Eğitim-İş Genel Başkanı): 4+4+4 ile Suriye politikası ile sıkıştı. Gündemi değiştirmek istiyor. Dershaneleri kaldıracağını söyleyerek ya da öğrenci kredilerini kısmen kaldırarak, cumhurbaşkanlığı adaylığına doğru halkın gönlünü almak istiyor. Bir öğrenci ilkokul birinci sınıftan üniversiteden mezun olana kadar yaklaşık 750 sınava giriyor. Dershanelerin büyük bir çoğunlugu cemaatlerin, tarikatların elinde zaten. Özel okul açabilecek güç de onların elinde. Şimdi devlet “Ben desteklerim” diyor. Sen daha kendi öğretmenlerine bile bakamıyorsun, sınıflara tebeşir bile koyamıyorsun.
 
‘Hedef yandaşlara para aktarmak’
 
ÜNSAL YILDIZ (Eğitim-Sen Genel Başkanı): 4+4+4 yasasının yaratmış olduğu sorunlar karşısında sıkışan iktidar, toplumun tepkisini dershaneleri kapatacağım diyerek yumuşatmak istiyor. Dershaneleri kapatmak istemek, 10 yıldır uygulanan liberal politikalar ile çeliştiği için samimiyetsizliği de aşıyor. Sınav odaklı sistem terk edilmeden dershanelerin kapatılacağını söylemek abesle iştigal. Muhtemeldir ki kamusal kaynakların siyasal iktidara yakın olan dershanelere aktarımının sağlanması hedefleniyor. Bu dershanelere bir miktar kaynak aktararak onların okul olmasını sağlamak istiyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü eğitim kampusları projesi dershanelerin kapatılması ile bu yönüyle devam ediyor. İktidarın eğitime ayıracağı bir para varsa, devlet okullarına aktarsınlar. Kırılan camını değiştiremeyen okullara aktarsınlar. Vatandaşın vergileri ile oluşan maddi kaynağı hovardaca kendilerine yakın gruplara aktarmaya hakları yok.
 
12 Eylül 2012

 

ABD hükümetinin borcu rekor seviyeye ulaştı

Yazdır

Bu hafta açıklanan verilere göre, ABD hükümetinin borcu 16 trilyon dolara yükselerek rekor bir seviyeye ulaşmış oldu.

ABD hükümeti, 16 trilyon dolar olarak açıkladığı borç tutarı ile son iki başkanlık dönemindeki borç tutarını üçe katlamış oldu. 104 ülkenin gayri safi yurtiçi hâsılasına tekabül eden borç, son açıklanan verilerle artık ABD ekonomisinin kendisi daha büyük bir hale gelmiş oldu.

Federal Hükümet perşembe gününü 15.99 trilyon dolar borçla kapadığını ilan etmesine karşın bazı bütçe uzmanları perşembe gününün sonunda borç tutarının 16 trilyon dolara ulaşmış olabileceğini tahmin ediyor.

Bütçe Komisyonu Senatör Jeff Sessions, söz konusu borç tutarının ABD için korkunç bir dönüm noktası olmasına rağmen, garip bir biçimde Başkan Obama’nın konuyu umursamaz göründüğünü ifade etti.

ABD borcu dakikada 2 milyon dolar artıyor
Edinilen bilgiye göre kabaca yapılan bir tahminle, ABD ekonomisinin borç tutarının her gün 3.5 milyar dolar ya da dakikada 2 milyon dolar arttığı ifade ediliyor.

On iki yıl önce, yani George Bush'un seçilmesinden önce borç 5.6 trilyon dolar olarak gerçekleşmişti. Başkan Obama’nın göreve başlamasından önceki ay ise, borç tutarının 9.6 trilyon dolara ulaştığı açıklanmıştı. Geçen başkanlık dönemi sırasında ise borç 6.4 trilyon dolar artış göstermişti. Böylelikle mevcut başkan Amerikan tarihindeki en büyük borç miktarına imza atmış oldu.

Ayrıca bu yıla da üst üste dördüncü kez gerçekleşen 1 trilyon dolarlık bütçe açığı damgasını vurmuş oldu.

“Makul bir planımız var”
Başkan Obama’nın önemli danışmanlarından biri, giderek artan borç tutarı ile ilgili olarak “makul” bir planları olduğunu açıklamıştı. Pazar günü Fox News’a konuşan danışman David Axelrod, “Kısa vadede bütçeyi dengeleyemezsiniz, bunu yaparsanız ekonominin gerilemesine neden olursunuz” şeklinde konuşmuştu.

Edinilen bilgiye göre, toplam kamu borç stokunun yüzde 30’u hükümetler arası holdinglerden ve Sosyal Güvenlik Vakıf Fonu’ndan alınan ödünç paradan oluşuyor.

“Ulusal borç saatli bomba”
Concord Koalisyonu icra müdürü Robert Bixby, “Ulusal borç kesinlikle bir saatli bomba. Hiç şüphesiz konuyla ilgili bir şey yapmazsak, sorun kendiliğinden geçmeyecektir. Biz şimdi yaklaşık 200 milyar dolarlık faiz harcaması yapıyoruz. Bu tutar, Afganistan'daki operasyonlar için harcadığımızdan ve yoksular için yapılan sağlık yardımından çok daha fazla” şeklinde konuştu.

Diğer taraftan geçen hafta Başkan adayı Mitt Romney RNC’de yaptığı konuşma sırasında, arkasında bulunan bir ulusal borç saati ile kongre katılımcılarının dikkatini giderek kötüleşen mali felaket korkusuna çekmeye çalışmıştı.
04.09.2012, (soL-Ekonomi)

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Haberler. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free