.

Yazdır

                                              


29.10.2012


BİLDİRİ
 
BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ  UYARIYOR:

CUMHURİYETE SALDIRI SON AŞAMASINDADIR!
 
29 Ekim 2012 günü 89. yılını tamamlayacak olan  Türkiye Cumhuriyeti, yüzüncü yılını kutlamasına çok az zaman kala  büyük tehlikelerin tehdidi altındadır. 

Oysa bu cumhuriyet, bir Dünya Savaşı yenilgisinden sonra Türk halkının  özverisiyle tüm yoklukları yenerek kurulmuş ve ülkeye bağımsızlık, egemenlik, uluslaşma, eşitlik, özgürlük ortamı getirerek çağının uygarlıklarını aşan bir gelecek umudu sunan bir devrimin ürünüdür. Kısa sürede hukuk, eğitim, ekonomi ve sağlık alanlarında başka ulusları imrendiren atılımlar başarılmış, kendi kendine yeterli, kimseye el açmayan, borçsuz,  başı dik bir ulus yaratılmış, komşularla ve bütün ülkelerle barış içinde yaşamayı amaçlayan bir dış politika sayesinde herkese güven veren  ve her tarafta saygı gören bir Türkiye yaratılmıştı.

Ne var ki, Kurtuluş Savaşıyla Batı emperyalizminin sömürüsünden çıkan ülke, daha sonra bugüne kadar süren  işbirlikçi, taklitçi, tutucu, karşı-devrimci sosyal ve ekonomik politikalarla yeniden sömürü tuzağına düşmüş, küreselleşmenin serbest piyasacılığına kapılma ve  başkalarının çıkarlarına yarayan darbelere boyun eğme yüzünden  başlangıçtaki cumhuriyetçi yörüngesinden büyük ölçüde saptırılmıştır.

                   x  x  x

Şimdi, devletin bütünlüğü, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, üniversite özerkliği zedelenen ve demokrasinin temel olanaklarından yoksun bırakılan bir Türkiye var. Yurt bütünlüğü ile ulus birliği de açık tehlike altındadır. Emperyalizmin yerelleştirme, bölgesel özerklik, federalizm gibi etnik, dinsel, mezhepsel ufalama senaryoları ülkemizde de sahneye konmaya başlanmıştır. Kamu Yönetimi Reformu, Kamu İhale Yasası,, Bölge Kalkınma Ajansları Yasaları ile başlatılan süreç, “Yeni Anayasa”, Büyükşehir Belediyeleri Yasası benzeri girişimlerle son aşamasına getirilmiş, sözde reform iddiası taşıyan “dört artı dört” formülüyle, yalnız okul çağındaki gençlik değil, bütün aileler tedirgin edilmiştir. 

                  x  x  x

Bu sürecin tamamlanışına göz yumulursa,  artık “Türkiye Cumhuriyeti”nden söz edilemeyecek, başkanlık sistemi görüntüsü gerisinde işbirlikçi, dinci bir diktatörlük dönemi yaşanacaktır. Olanlara seyirci kalmak, çağımızın insanlık ve yurttaşlık nitelikleriyle bağdaşmaz. İnsanlarımıza yurttaşlık bilincini kazandıran Cumhuriyeti “kimsesiz”  bırakmak bize yakışmaz. Cumhuriyet düşmanlığının doruk noktasını oluşturan ve “laiklik karşıtlığının odağı” olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla belgelenen AKP iktidarının bu pervasız gidişi çok geç kalınmadan durdurulmalı, dış politikada “yurtta sulh, cihanda sulh”  ilkesine ters düşen ve hiç gereği yokken savaş tehlikesi taşıyan tutumlar bırakılmalıdır.

Bunlar başarılabilir. Yeter ki, Cumhuriyetin kurucusu sayılan parti ile sendikalar, meslek örgütleri, bağımsızlıkçı, cumhuriyetçi, devrimci örgütlü güçleri ortak bir siyasal mücadele cephesinde birleşebilsinler.

Bağımsız Cumhuriyet Partisi böyle bir sürece bütün olanaklarıyla katkı vermeye hazırdır.
 
Merkez Yönetim  Kurulu

 

 

NİÇİN ANKARA BAŞKENT

Yazdır
Ankara geçmiş tarihi ve coğrafi konumuyla önemli bir şehrimizdir. Ankara coğrafi konum olarak Anadolunun tam ortasında yer almış,doğudan batıya,kuzeyden güneye, tarnsit yolların düğüm noktasıdır.
 
ANKARA’NIN TARİHTEKİ ÖNEMİ : Ankara Mustafa Kemal Atatürk'ünde dediği gibi 7000 yıllık bir Türk yurdudur.Ankara'nın şanlı Türk tarihinde apayrı bir değeri ve önemi vardır. Ankara halkı yüz yıllar boyunca her zaman Türk örf, adet, gelenek, görenek ve törelerine bağlı olarak yaşamış, daima vatan ve milletinin yanında yer almıştır.

Devamını oku: NİÇİN ANKARA BAŞKENT

Kadınlar Göreve

Yazdır

Emperyalist ülkelerin yeni Osmanlı kandırmacısıyla ağızlarına bir parmak bal sürülen kimi yurttaşlarımız, zaten içlerine bir türlü sindiremedikleri Cumhuriyete son vermek hayaliyle ele geçirdikleri devletin yönetim kadrolarını ve parlamentoyu kullanarak yeni düzenlemeler yapıyorlar.  
 
En çok çekindikleri paşalar ile topluma önder olabilecek aydınları sudan bahanelerle kilit altında tutuyorlar. Tüm bu işlerin bir sonu olacağını onlar da biliyor, bu nedenle bebeklere Arapça öğretecek bir eğitim sistemi getiriyorlar. Umutları, oradan yetişecek nesillerin kendileri Cumhuriyetçilerin tepkilerinden koruması, kuracakları düzenin sürekliliğinin sağlanması.
 
Cumhuriyetin yıkılarak yerine İslami temeller üzerinde yeni bir devlet kurulması fikri elbette geriye gidişi göstermektedir. Bunun 21. Yüzyılda mümkün olup olamayacağını hep birlikte göreceğiz. Tarihinin en büyük kriz dönemine giren kapitalizm, kurtuluşu kaos ortamına bağlamış görünüyor ve bu nedenle İslami devletler kurulmasına sıcak bakıyor olabilir.

Devamını oku: Kadınlar Göreve

Uyarıyoruz!

Yazdır

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesinin 14. maddesi 4-4-4 yasasına desdek veren herkes tarafından  bilinmeli  ve ona göre davranmalıdır;

1-Taraf devletler,çocuğun düşünce,vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.

2-Taraf devletler,ana-babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin gelişmesi ile bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine,saygı gösterirler.

3-Bir kimsenin dinini ve inançlarını açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği,düzeni,sağlık ya da ahlaki ya da başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini korumak gibi amaçlarla sınırlandırılabilir.

 

 

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Haberler. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free