NİÇİN ANKARA BAŞKENT

Yazdır
Ankara geçmiş tarihi ve coğrafi konumuyla önemli bir şehrimizdir. Ankara coğrafi konum olarak Anadolunun tam ortasında yer almış,doğudan batıya,kuzeyden güneye, tarnsit yolların düğüm noktasıdır.
 
ANKARA’NIN TARİHTEKİ ÖNEMİ : Ankara Mustafa Kemal Atatürk'ünde dediği gibi 7000 yıllık bir Türk yurdudur.Ankara'nın şanlı Türk tarihinde apayrı bir değeri ve önemi vardır. Ankara halkı yüz yıllar boyunca her zaman Türk örf, adet, gelenek, görenek ve törelerine bağlı olarak yaşamış, daima vatan ve milletinin yanında yer almıştır.

 

Kısaca Ankara’nın tarihine şöyle bir bakacak olursak Oğuz Türkleri Orta Asya’dan Anadolu’ya ilk geldiklerinde Ankara ve civarına yerleşmişlerdir. Bu nedenle Ankara köylerinin birçoğu 24 Oğuz boyunun ismini taşımaktadır.
 
(Kayı, Dodurga,Kınık,Kızık,Yıva,Döger, Üreğir, Peçenek vb.) Bu sebepten dolayıdır ki aslında bütün dünya Türklerinin bir töresi olan "Seğmenlik geleneğine Ankara ve civarı sahip çıkmıştır.
 
Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubad kardeşiyle sürdürdüğü taht mücadelesi sırasında, Ankara Kalesine sığınmış ve Ankara halkı kendisine sahip çıkıp destek vermiştir. Alaaddin Keykubad Ankara kalesini yeniden inşa ederek buraya han, hamam, çeşme, bedesten ve külliye yaptırmıştır. Osmanlının kurucusu Oğuzların Kayı boyu da Anadolu’ya ilk geldiklerinde dönemin Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubad tarafından ilk olarak Ankara Karacadağ yerleştirilmiş, Ertuğrul Gazinin başarılarından dolayı Uç beyliği verilerek Söğüt ve Domaniç Kayı boyuna yurt olarak verilmiştir.
 
Selçuklu Devletinin parçalanmasıyla çeşitli beylikler kurulmuş, sadece o dönemde Ankaralı Ahiler tarafından Ankara’da bir demokrasi devleti, yani "Ankara Ahi Cumhuriyeti" kurulmuştur. Osman Gazinin kayın babası ve aynı zamanda Osmanlı Devletinin manevi kurucusu Ahi Şeyhi,Şeyh EDEBALİ Hazretleri, Ankara’da kurulan bu demokrasi devletine başkanlık ettiği gibi,aynı zamanda,Ankara Kalesindeki Alaaddin Külliyesinde eğitim vererek yüzlerce,binlerce dinine töresine bağlı talebe ve alperenler yetiştirmiştir.Bu yetiştirdiği talebeler Osmanlı beyliği kurulunca Osmanlıyı manevi olarak beslemişlerdir.Bu arada şu konuyu aydınlatmakta fayda var.Ahilik kültürü Seğmenlik geleneğinin bir koludur.
 
Orhan Gazinin oğlu 1.Murad çocukluğunda Ankara kalesindeki Alaaddin külliyesinde eğitim görerek, Ankara Seğmen, Ahi kültürü terbiyesiyle yetişmiştir. 1. Murad tahta çıktığında bazı beylikler Osmanlıya cephe alırken, Ankara’da bulunan "Ahi Cumhuriyeti (Demokrasi) Devleti" ,tereddütsüz şehrin anahtarını 1.Murada teslim ederek Osmanlının yanında yer almıştır.(1361)
 
Yukarıda anlattığımız hadiselerden de anlaşıldığı gibi kurulan Osmanlı Beyliği, Ankara’dan aldığı destek ve güç sayesinde kısa zamanda büyümüş büyük bir devlet haline gelmiştir. Yine Osmanlının Rumeliye geçiş sırasında, Rumelinin Türkleştirilmesi için Ankara halkının bir kısmı Rumeliye yerleştirilmiştir. Çünki o dönemde saf ve arı Türk soyu sadece Ankara ve civarı bölgede yaşamaktaydı.Yine bir rivayete göre Keramet sahibi büyük evliyalardan olan Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri,gelecekte Ankara’nın Türk Milletine Başkentlik yapacağını söylediği ifade ediliyor.
 
Gelelim 20yy başlarına, Birinci Dünya Savaşından Osmanlı Devleti yenik ayrılmış, vatan düşmanlar tarafından işgal edilmiş durumda iken,Türk Milletinin içinden bir güneş doğmuş, bu güneş ülkenin o buhranlı döneminde Kuvay-ı Miliye hareketini başlatarak 19 Mayıs 1919 da Samsun ve oradan Amasya, Erzurum, Sivas kongrelerini yaparak zamanın Ankara müftüsü Rifat Börekçi Hocadan aldığı Ankara’ya davet mektubu ile Ankara’ya yönelmiş ve 27 Aralık 1919 Cumartesi saat 15:10 sıralarında Dikmen sırtlarından 3000 atlı 700 yaya seğmen ve binlerce sivil halkın coşkulu ve görkemli karşılamasıyla Ankara’ya giriş yapmıştır.İşte bu büyük hareketin olduğu ve yaşandığı gün 27 Aralık 1919 Ankara’nın manevi olarak Başkent olduğu gündür.Bu ileride 13 Ekim 1923 te Meclis kararıyla ilan edilecektir.Zaten Mustafa Kemal Amasya,Erzurum,Sivas kongrelerini yaparken Katibine aralarında sır kalmasını söyleyerek şöyle not aldırır.Şayet vatanı düşmandan temizler yeni devleti kurarsak düşüncemdeki bu Cumhuriyet devletinin Başkenti Ankara olacak demiştir ki Mustafa Kemal Ankara’yı hayatında hiç görmemiştir.Bu sözleri Ankaranın tarihteki öneminden dolayı söylemiştir.(Bu arada şu konuyu da hatırlatalım.Mustafa Kamal’in baba tarafı Konya Karamandan Selanik’e gitmiş bir Türkmen ailesine mensuptur. Dedesi kırmızı Mehmed Efendidir.)
 
Seğmenler Kurtuluş Savaşında ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında Atatürk'e maddi ve manevi tam destek olmuşlardır. Atatürk bu konudaki memnuniyetini şu sözlerle dile getirmiştir.
 
"Seğmen'ler dünyanın en kahraman milletinin en asil evlatlarıdır."
 
"Ankara'nın ve Ankaralıların benim gönlümde ayrı bir yeri vardır."
 
"Ankara'lı hemşerilerimin bu vatanın kurtuluşu mücadelesinde ayrı bir şeref payı vardır."
 
"Ankara dışında bir şehrin Başkent olması için yasa teklifi verilemez ve dahi düşünülemez."
 
Seğmen Alayı bir Oğuz ananesidir. Kızılca günlerde kurulan toplu ve milli bir galeyan anıdır. Osmanlı Beyliğinin kuruluşunda Seğmen Alayı kurulduğu gibi en son Atatürk'ün Ankara'ya gelişinde Seğmen Alayı kurulmuştur.Seğmen düzülmeyi yalnızca Ankara anane olarak saklamıştır.Diğer yörelerde zamanla bu gelenek unutulmuştur.Temennimiz odur ki Allah bu millete bir daha Seğmen Alayı kurdurmasın.
 
Yukarıda anlattığımız olaylardan da anlaşıldığı gibi Atatürk coğrafi konumundan dolayı değil, Ankara’nın tarihteki değeri ve öneminden dolayı ve kafasında kurmayı düşündüğü Cumhuriyet yönetimine; Ankara halkının geçmişte de bir Cumhuriyet yönetimi gördüğü,kendisine bu konuda tam destek olacaklarına inandığı için Ankara'yı Milli Mücadelenin Merkezi olarak seçmiştir.
 
13 EKİM 1923 te ANKARA Meclis Kararı ile T.C Devletinin Başkent'i ilan edilmiştir.
 
 
KAYNAK KİTAPLAR: 1-Tercüman Gazetesi Türklerin Altın Tarihi Ansiklopedisi
2-Atatürk ve Seğmen Alayı (Enver Behnan ŞAPOLYO)
 
BİLGİLERİNDEN FAYDALANDIĞIM KAYNAK KİŞİLER
1-Necmettin PALACI (Ankara Seğmenlerinden)
2-Hicran Aktay ŞENKAL (Til-Tur Kültür Evi Sahibi Ankara Kalesi)
 
15/10/2002 KALEME ALAN YAZAN: İrfan ÇELİK (Ankara)