Kadınlar Göreve

Yazdır

Emperyalist ülkelerin yeni Osmanlı kandırmacısıyla ağızlarına bir parmak bal sürülen kimi yurttaşlarımız, zaten içlerine bir türlü sindiremedikleri Cumhuriyete son vermek hayaliyle ele geçirdikleri devletin yönetim kadrolarını ve parlamentoyu kullanarak yeni düzenlemeler yapıyorlar.  
 
En çok çekindikleri paşalar ile topluma önder olabilecek aydınları sudan bahanelerle kilit altında tutuyorlar. Tüm bu işlerin bir sonu olacağını onlar da biliyor, bu nedenle bebeklere Arapça öğretecek bir eğitim sistemi getiriyorlar. Umutları, oradan yetişecek nesillerin kendileri Cumhuriyetçilerin tepkilerinden koruması, kuracakları düzenin sürekliliğinin sağlanması.
 
Cumhuriyetin yıkılarak yerine İslami temeller üzerinde yeni bir devlet kurulması fikri elbette geriye gidişi göstermektedir. Bunun 21. Yüzyılda mümkün olup olamayacağını hep birlikte göreceğiz. Tarihinin en büyük kriz dönemine giren kapitalizm, kurtuluşu kaos ortamına bağlamış görünüyor ve bu nedenle İslami devletler kurulmasına sıcak bakıyor olabilir.
 
Enerji bölgesi orta doğunun mikro savaş alanı haline gelmesi, perde arkasında karanlık işler çeviren güçlerin kendi toplumlarınca bile hoş görülmeyecek bir takım manevralarını daha iyi gizlemelerine olanak tanıyabilir. Tüm bunlar, kendilerine İslamcı adı veren ama gerçekte Hıristiyan güçlerin maşası durumunda bulunan kimilerini iktidara taşıyabilir. Hatta kapitalizm kurtuluşunu bizzat kendisini Hıristiyan devlet haline getirmekte bile görebilir ki günümüzde bir Mormon’un ABD’nin başkan adayı olması bunun en önemli kanıtıdır. Yani geriye gidiş yalnızca Cumhuriyetimizle ya da orta doğu ile sınırlı da değildir.
 
İslami geçinen bazı çevrelerin yaşam biçim iki temel düşünce üzerine oturmuştur. Bunun birincisi şiddet, ikincisi şehvettir. Arap baharı gibi isimlerle adlandırılan hareketlerin şiddet bölümü tamamlanmış, ardından gelen şehvet dönemi kararlarıyla kadın bir anda kendisini orta çağda buluvermiştir.
 
Libya’da bir zamanlar erkeklerle aynı ücreti alan kadın çalışan, bırakın eşit ücreti, artık çalışmak için bile erkeğin iznine muhtaçtır.
 
İran’da kadınların uyması gereken yasal yasaklar, erkeklerinkinden kat kat fazladır.
 
Ülkemizde askerimize ve aydınımıza uygulanan şiddet, ilerde olacakların habercisi gibidir.
 
Gelişen tehlikeyi durdurmak, Cumhuriyetimizi İslami geçinen çevrelerce tahrip edilmesini önlemek için olası şiddet uygulamalarına karşı koyabilecek biçimde örgütlenmeli, ama daha da önemlisi, ardından gelecek şehvet dönemi içi kadınlarımızı öne çıkarmalı, mücadeleyi onların liderliğine bırakmalıyız.
 
Kadınlar mücadelenin asıl bel kemiğini oluşturmalı, erkekler ise karşı taraftan gelecek şiddete karşı onları koruyucu önlemler almalıdır.
 
Kanımca bu gün yapılması gereken şey, kadının toplum içinde daha etkin olarak yer almasını sağlamak, örgütlenmelerini yaygınlaştırmaktır.
 
Söylemeye çalıştığım şey yalnızca kadının desteğinin sağlanması değildir. Kadınların yönetimi ele almasıdır. Böylece aydın kadının ışığında en karanlık noktaların bile aydınlanması beklenir.
 
M. GÖKÇEBAĞ

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Kadınlar Göreve. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free