Topuk

Yazdır

 

DENİZ haritaları, yeryüzü engebelerini gösteren alışılmış haritalardan farklı olarak, sualtının derinliklerini gösterir.

 Öyle binlerce metreliklerden daha çok su yüzüne yakın olanlara önem vererek. Çünkü, tehlikeli olan onlardır; “topuk” denen bu sualtı tepelerine dikkat etmezseniz üzerine “oturursunuz”. Kırılmış iskarpin topuğu üzerine düşmeye benzeyen bir “oturma” değildir bu, bir daha zor kalkılır. Yüzeye yakın kayalıklar haritayla gösterildiği, şamandıra ya da yanıp sönen ışıklı fenerle belirlendiği, bazı yerlerde suyun köpüğünden, hatta renginden anlaşıldığı halde, bunların varlığı her zaman fark edilmez; bazısı ara sıra oluşan, kumlu ve yumuşak da olsa, üzerine büyük hızla oturulduğunda sıyrılınması kolay olmaz.

Dış politika ve diplomasi ummanında da böyle topuklar, yalancı boğazlar ve bazısı hınzırca kurulmuş kapanlar vardır.

Türkiye, stratejik derinlik ararken böyle bir sığlığa oturdu galiba. Yardıma koşan, tahlisiye yollayan, çekme halatı uzatan herkese inanılmaz. Bazen bu konuda yabancılarca yazılmış kitaplar bile yanıltıcı olabilir. Kendi akıl ve bilginizden, devletinizin yüzlerce yıllık deneyiminden daha güven verici yol yordam yoktur.

Yeter ki, iyi yetişmiş bürokrasiniz, ona kulak veren sağduyulu ve hayalsever değil de yurtsever bir siyasal yönetici kadronuz olsun.

Gün, kışkırtmaya kapılmak yerine, kimden gelirse gelsin, iyi niyetli barışsever telkinlere açık olma günüdür. Bu açıdan bakınca, İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi’nin Suriye sorununu birlikte çözme biçiminde el uzatışına ya da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın sağduyulu Amerikan kurumlarının düşüncelerine de uygun olarak sabır ve temkin isteyen son mesajına olumlu bakmak gerekir. Ne yazık ki, basınımızda aynı bakanın “Ne olur ne olmaz, hazırlıklı kalalım” diyerek “ABD’yle ortak ‘Operasyonel planlama ve istihbarat grupları’ kuruldu” açıklamasına “Nihayet düğmeye basılıyor” havasına girip dev manşetlerle etekleri zil çalarak sevinenler de eksik olmuyor.

Oysa, yakışıksız savaş tamtamı çalmak yerine, deve dikeni yanına saplanmış bir zeytin dalıyla gülümseyerek resim çektirip Washington’a, beysbol sopasıyla poz veren Sayın Başkan’a ve bilinen bilinmeyen her çeşit meslektaşa yollamak daha şık olmaz mıydı?

                                                                                                                                          Mümtaz Soysal

D U Y U R U L A R

BASIN AÇIKLAMALARI

 

E T K İ N L İ K L E R

B A S I N D A   B C P

 
Copyright © 2012 Bağımsız Cumhuriyet Partisi ---- Topuk. Site Tasarımı : Bilgivesevgi Web Tasarım Hizmetleri
Template Joomla 1.7 by Wordpress themes free